Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan:
"Geçtiğimiz günlerde revire gittim, doktor şikayetlerimi sordu.
Doktorumuz beyefendi biri, şikayetlerimi sabırla dinledikten sonra stresli bir dönemde olup olmadığımı sordu.
Şok oldum. Hemen hemen yaşıtım bir doktor olduğu için şakalaşmak amacıyla mı soruyor diye tereddüt ettim ve hemen cevap vermedim.
'İlahi doktor, altı üstü haksız yere aylardır hapisteyim, kim bilir daha ne kadar hapiste olacağım bilmiyorum. Bunlar her insanın yaşadığı günlük stresler, majör bir şey yok!' dedim. Stresle mücadelede iyiyiz.
Türkiye’de pek çok cezaevinde halen yüzlerce hak ihlali yaşanmaya devam ediyor. Cezaevleri bir deneyim merkezi değildir. Romantize edilecek, kahramanlık hikâyeleri yazılacak yerler de değil.
Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor.
Tecritin kırıldığı o görüş günlerinde de üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum.
Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum."
(Cumhuriyet)
وزيرة الصحة في أوغندا " سارة ".. تنكرت في زي امراة منقبة
و ذهبت إلى مستشفى حكومي لفحص السكر في الدم فطلبو منها دفع رشوة ،
وعندما رفضت لأن العلاج في المستشفيات الحكومية مجاني ، امتنعوا عن تقديم اي عون لها !
افصحت عن هويتها واعتقلت الجميع
Kıbrıs'ta kız öğrenciye sabaha kadar tecavuz eden bu videodaki beş tane o.dölüne 10-12 yıl arası ceza verilmiş. Hepsi de zengin, güçlü ailelerin çocuklarıymış. Kızın Türkiye'deki ailesini tehdit etmişler, araçlarını yakmislar, vaz geçirmek için ellerinden geleni yapmışlar. Belki de ilk defa bu sefer onlar kazanmamış. Hak ettikleri cezaları almislar, tecavüzcü olarak hapse girmişler. Konuyu utanıp, korkup kapatmak yerine hemen sabah polise giden kıza, arkasında duran, o saatte orada ne işin vardı demeyen ailesine, olayın peşini bırakmayan Kıbrıs polisine, arkalarinda büyük aileler var diyip geri adım atmak yerine en üst sınırdan ceza veren Kıbrıs mahkemesine tebrikler. Sabaha kadar beş kişi bir kıza tecavüz etmek yetmezmis gibi bir de bunu video kaydı alan o.dölleri de inşallah içeride hak ettikleri cezayı bulurlar.
Tecavüzcü pedofil Ayhan Şengüler’i unuttuk sanmayın. Mescitte tecavüz ettiği kızla evlendi, kız çocuğu oldu, ona da tecavüz etti Karısı 2023ten beri adalet aradı, ama bulamadı. Şimdi anne ve kızı öldü. Ve bu tecavüzcü pedofil 13 Ekim mahkeme gününü evinde bekliyor. Türkiye, hukuk
Hasta tutuklu Mehmet Murat Çalık, 3 saat ayakta beklediği için şekeri düşen itirafçı Zafer Gül'e seslendi:
"3 saat ayakta beklemişsiniz, size geçmiş olsun demek isterdim ama kendime haksızlık etmiş olurum. Ben şu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum"
AKP ve Erdoğan’ı defalarca yendiği için cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’nun bugünki duruşmada söylediği tarihe geçen cümleleri sizler için özetledim:
— Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok!
— Ben üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum başkası tavla oynanacak birini bile bulamaz!
— Öfkem çok büyük sayın hakim. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette!
— Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?
— Bu ülkede artık adalet, 'istediğimizi vermezsen seni aylarca tutuklu yargılarız' şeklinde yapılıyor!
— Size soruyorum. Biz mi suç örgütüyüz, yoksa her davayı aynı bilirkişi ve aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren sistem mi suç işliyor?
— 1.5 milyar TL bir duruşuma salonu için harcanmış. Buna bu para harcanır mı? Bunu ancak gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir!
— Savcı sorguda bana 'Ekrem Başkan, kusura bakmayın, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. O zaman da siz bizi yargılarsınız' dedi.
— Ben de kendisine çok net bir şekilde şu cevabı verdim: 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun! Ülkeye artık adalet gelmeli!
Sadece okuyup geçmeyin, bizler için bedel ödeyen bu insanın her cümlesini her yerde paylaşın..
EKREM İMAMOĞLU’NA
ÖZGÜRLÜK!
Valiye tayt yasak ama belediye başkanına sarık serbest mi?
Karapürçek Belediye Başkanı Mehmet Murat Çoruhlu’nun makamında sarıkla görev yapıyor
https://t.co/2fTPVEFyKj
Babasından şiddet gördüğünü iddia eden küçük kız, takipçilerinden yardım istedi:
• Öncelikle merhaba. Her tarafım şiş, burnum hala çok kötü. Fazla nefes alamıyorum. Ablam da bunların çoğunu yaşadı.
• Artık dayanamıyoruz. Ben zaten bir yıl yurtta kaldım.
• Bana belki de inanmayacaksınız... Yüzümde ne filtre ne de efekt var.
• Dayanamıyorum artık. Korkuyoruz, annem de artık çok korkuyor.
• Annemin kafasında İstanbul'da kavanoz patlattı. Geliyor...
• Yüzümün burasına vurdu, burnumu hissetmiyorum. Kolumun burasına vurdu, kolum çok ağrıyor, burnum çok ağrıyor. Gitmem gerekiyor.
— Neden başınızda türban var Sayın Savcım?
— İnancım gereği başımı örtüyorum.
Ama inancınız kadının hâkimliğini, yöneticiliğini ve kamusal konumunu ciddi biçimde sınırlandırılıyor, ve ayetler: “Kadının şahitliği yarımdır”, "evinizde oturun" diyor.
Keşke bunları uygalasanız savcım.?
Peki inandığınız düzen kadınların yargıç, savcı hatta devlet başkanı olamayacağını söylüyorken, bugün o makamda olmanızı neye borçlusunuz?
Cevabı çok basit:
Laiklik. Cumhuriyet. Eşit yurttaşlık.
Bugün o cübbeyi giyebiliyorsanız; bunu kadınları erkeklerle eşit yurttaş kabul eden laik Cumhuriyet düzenine borçlusunuz.
Ve elbette, o Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e.
İnancınız size aittir. Ama makamınızı ve özgürlüğünüzü güvence altına alan şey laik hukuk devletidir.
Laiklik özgürlüktür.
Deniz Zeyrek’ten beyin yakan sorular:
*Bu Süleymancılar Alihan Kuriş önderliğinde Kuran kurslarında, okullarda, camilerde cirit atıp devlet içinde örgütlenirken, o paralarla devasa şirkeler oluştururken devleti yöneten Akp neredeydi ?
*Mesela o paralar yurt dışına transfer edilirken MASAK neredeydi?
*Acaba Milli Eğitim Bakanımız Süleymancıları da sivil toplum kuruluşu olarak mı görüyordu?
*Yusuf Tekin diyordu ya, 'Sizin tarikat, cemaat dedikleriniz benim için sivil toplum kuruluşudur’
*Acaba bu Süleymancılar, Milli Eğitim Bakanımız gibi devlet görevlilerinin kendilerini sivil toplum kuruluşu olarak görmelerinden faydalanıyor muydu?
11 yıllık hekimim.
11 yıllık meslek hayatımda anladığım en net şey şu;
İnsan hayatını en çok olumsuz etkileyen şey ne sigara ne de alkol.
YOKSULLUK.
Evine yarım kilo kıyma bile alamayan insan nasıl sağlıklı yaşasın, nasıl sağlıklı beslensin..
Nasıl stresten uzak dursun..
Hastaneye gelirken üzerinde biraz para olur değil mi?
Devlet hastanesi olsa da...
Yüz lira, iki yüz lira, elli lira...
"Olur ya, bir şeye lazım olur." dersin.
Hasta giriyor içeriye.
Adını sisteme tıklıyoruz.
Sistem açılmıyor.
Çünkü ödenmemiş borcu var.
İşlem yapabilmemiz için vezneye gidip 26 TL yatırması gerekiyor.
Bir kısmı gidip yatırıp geliyor.
Sorun yok.
Bir kısmı ise ya bir daha gelmiyor.
Çünkü ��zerinde 26 lira yok.
Ya da geri dönüp geliyor.
"Hocam, yanımda para yok ama bunu yaptırmam lazım." diyor.
Çantası var.
Cüzdanı var.
Ama içinde 26 TL yok.
Nasıl olur diyorsun?
26 liracık!!!
Kucağında bebeğiyle gelenler...
Yaşlı amcalar, teyzeler...
Öngöremezlik mi bu diye düşünüyorum.
Ve soruyorum.
"Eviniz nerede?"
Taa bilmem nerede.
"Nasıl döneceksiniz peki?" diyorum.
"Dinlene dinlene gideceğiz." diyorlar.
"Geldiğimiz gibi. "
Öğleden sonra...
Güneş tepende.
Onca yol.
Yani minibüs parası da yok.
Zaten borcunu ödeyememiş, tamam.
Ama katılım payı olan 26 TL'yi de ödeyemiyor.
Çoğu zaman aramızdan biri veriyor, kime denk geldiyse.
"Hocam, geri veremezsem hakkını helal et." diyor.
"Hakkım sana helal olsun. Hiç dert etme." diyorum.
İşlemlerini yapıyoruz.
Hakkımız helaldir size elbet...
Lakin; bu çaresizliği görüp göğsü boylu boyunca yakan o göğüs ağrısıyla yaşamaya çalışmak...
Gitgide daha da zor geliyor.
Sgk normal vatandaşın diş implantını ödemiyormuş.
Sadece milletvekilleri ve yakınlarına ödeniyormuş. Her geçen gün daha da nefret ediyorum bu düzenden.
Sen misin Akın Gürlek'in mal varlığını açıklayıp hesap soran?...
Şimdi Akın Gürlek ondan hesap soruyor...
Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul'dan Ankara'ya getirdiği savcılar aracılığıyla Özgür Özel'e soruşturma açtırmış.
Özgür Özel, örgütlü rüşvetle suçlanıyormuş.
Tanıkları da yolsuzluk ve rüşvetten hapse atılan eski Antalya Belediye Başkanı ile eski Uşak Belediye başkanları imiş...
Senaryo bu kadar basit...
melih gökçek serbest, sinem dedetaş gözaltında, fıkra bu kadar. yıllardır erdoğan'ın istanbul'daki kültürel hegemonyasına son veren kadını cezasız bırakacak değillerdi, biz senden razıyız sinem başkan.