Bilmediğim için soruyorum. Milletvekillerinin, bakanların ve elbette cumhurbaşkanımızın dokunulmazlığı var. Peki, bir de malûm medya grubunun da dokunulmazlığı mı var kanunda? Bu arada, 15 Temmuz üzerinden malûm medya güzellemesi yapanlar, size de bir sorum var: Madem bunlar o gece kelle koltukta mücadele ettiler de neden Sayın Cumhurbaşkanımızın millete seslendiği konuşma sadece CNN'de verildi? Bir şey daha var, Esralar, Mügeler ve acayip acayip diziler hangi grubun kanalında? Neyse sustum ben 🤐
Bu iş artık çok ciddi anlamda rahatsız edici bir boyuta ulaştı...
Olayı siyasi değerlendirmeyeceğim, tiyatro falan da demeyeceğim çünkü gerçek olduğunu biliyorum zira sahada binlerce kez denk geldim bu durumlara...
Herhangi bir doğal afette eğer SİGORTA yaptırmamışsan normalde hiçbirşeyi devletin vermesi gibi bir durum yoktur ve doğru olan da budur, zira hem insanlar dilenciliğe alışıyorlar hem de sigorta yaptırıp pirim ödeyen enayinin günahı ne...
İlk zamanlar tamam can baş üstüne ama yıllar geçmiş, devlet sana tutmuş ev de vermiş. Sen halen diyorsunki bana eşya da ver doğalgazım da pahalı...
Hayır hem o evden yarın kira alacaksın hem de konteyner işgal edeceksin elektriğini, suyunu, gazını da bana kitleyeceksin, nasılsa beleş diye de elektrik sobasına abanıp burada senin faturanı ödemeye uğraşan benden daha sıcak ortamda yaşayacaksın...
Üstüne birde hem emekli maaşın olacak, hem tarlan traktörün olacak çiftçilik yapıp para kazanacaksın ve bir de üstüne kira da almaya başlayacaksın ben de senin faturalarını ödeyeceğim...
Abi ben o vergiyi hizmet almak için ödüyorum senin çeyizini dizip faturalarını ödemek için değil artık bu kadarı da terbiyesizlik bile değil çok daha ağır bir şeydir...
Bu tablolar Brüksel AB binasında. Ressamları (evet iki kadın ressamın ortak ürünü) iki kadın.
Çocuk kitaplarındaki sapık resimler konusunda naçizane kartal gözlü bendenizi bile saygı duruşuna durdurur bu sapıklar.
Ama kabahat bunlarda değil. O binayı bunların başına yıkamayan bizlerde.
Kabahat bir normal insanın çıkıp da "ulan ne yapıyorsunuz siz?" dememesinde.
Bakın çocuk kitaplarında uygunsuz resimleri en ince ayrıntısına kadar bulan ve paylaşan biriyim. Genelde ne olur biliyor musunuz? En büyük linci çocuğuna o kitabı okutmuş annelerden yerim.
Herkes susmayı tercih eder. Kitapları basan yayın evi, o resimleri çizen sapıklar, kitapları satıp kâr elde eden mağazalar, öğretmenler, psikologlar, devletin denetim mekanizmaları. Herkes... Kimseden ses çıkmaz.
Bu işleri biraz araştırırsanız siz de görürsünüz. Çocuğun adı yoktur. Çocuğun değeri yoktur.
Gördüğün yerde ihbar etmek yasal zorunluluğun olmasına rağmen susulur. O küçücük çocuklar sessizlikte yapayalnız bırakılır.
Eh bu kadar cesaret verirsen o sapıklar da artık gözünün içine baka baka yapmaya başlarlar.
Susmaya devam edelim. Sıra bizim çocuğumuza gelene kadar. O zaman etrafa bakar, ses ararsın.