Her nefeste seni biraz daha içime çekiyorum, her külde senden biraz daha eksiliyorum. Sigara bitiyor, duman dağılıyor; ama sen hâlâ aklımın en sessiz yerinde, hiç sönmeyen bir kor gibi kalıyorsun.
Özlemek bazen çok basit bir kelime kalıyor. Gözlerin aklıma geliyor, bir sigara daha yakıyorum. Dumanı havaya karışırken, içimde birikenleri de beraberinde götürür sanıyorum.++
Yanındayken bile özlerdim kokunu, bir nefes uzağımda arardım gözlerini. Şimdi düşünüyorum da, bu nasıl bir yangın?
Sen varken hasret çeken can, yokluğuna nasıl dayansın?
Bir ömür beklerim, demiştim ya hani… Meğer kendime en büyük yalanımmış. Giderken ardından bakakalmak değilmiş zor olan; yokluğunda seni her an yeniden yaşamakmış.
parıldamasına kanmıştım; çaresizce, kalakalmıştım toprak rengi ışıltısına
Geriye baktığımda, ders çıkarılması gereken şeylerden dert çıkarmayı seviyorum galiba...
Umarım ışıltısını hiç kaybetmez gözlerin.
Ben seni sevdiğim zamanki halimi
Özlüyorum galiba
Havalar iyice soğudu.
Geldi yine hüzün mevsimi.
Zaman ne çabuk geçiyor, değil mi?
Bir sene önce, tam da bu vakitler sevmiştim seni.
Gözlerine bakıp yazmıştım en imrenilecek şiiri.
Bugün olsa yine yapardım, yine yazardım galiba
Çünkü+++
Artık koşma… Koştuklarına da yetişemedin zaten. Belki de mesele yetişmek değildi; kendinden ne kadar uzaklaştığını fark edememendi.
Şimdi dur. Bırak herkes kendi yoluna gitsin. Sen, biraz da kendine yetiş.