Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Asistan Hekim Komisyonu, açlık grevinin sekiz, dokuz ve onuncu günlerinde özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenleri ziyaret ederek sağlık kontrollerini yaptı.
📢 Öğretmenlerin haklı taleplerinin ve mücadelelerinin yanındayız!
Özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler açlık grevinin 12. gününde, Millî Eğitim Bakanlığına yürüyor.
📌26 Haziran Cuma
📌13.00
📌Öğretmen Sendikası Ankara İl Temsilciliği
📌Millî Eğitim Bakanlığı.
#TürkiyeÖğretmenleriniKaybediyor#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
📌Öğretmenler, hepimizin gözü önünde dövülüyor!
📌Öğretmenler, hepimizin gözü önünde gözaltına alınıyor!
📌Öğretmenler, hepimizin gözü önünde haklarını ararken gaz yiyor, cop yiyor!
📌Öğretmenler, hepimizin gözü önünde açlık grevinde eriyor!
Açlık grevinde 10.gün!
Halkımızı, duyarlı olmaya, yetkilileri, öğretmenlerin, mülakat mağduriyetini gidermeye ve taban maaş düzenlemesini hayata geçirmeye çağırıyorum… #ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
Özel sektör öğretmenlerinin açlık grevi 10. gününde.. Onların çalışma koşulları; kamudaki öğretmenin geleceğine ayna tutuyor: Esnek, güvencesiz ve rekabete dayalı bir çalışma…
Onların taban maaş kazanımı, kamu-özel bütün öğretmenlerin kazanımı olacak.
Daha fazla dayanışma, şart.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: "Biz arkadaşlarımıza, gelecek kuşağa insanca çalışma ortamı bırakmak için ölmeye hazırız"
Anayasal haklarını kullanarak seslerini duyurmak isteyen eğitimcilere suçlu muamelesi yapılması ve ters kelepçe takılması, mesleğin onuruna ve demokratik hak arama hürriyetine vurulmuş ağır bir darbedir. Öğretmenlerin yeri gözaltı araçları değil, sınıflardır. Onları bu çaresizliğe iten kölelik düzenine ve haksız puanlama ile yapılan mülakat sistemine göz yumanlar, hak arayanı susturarak kendi başarısızlıklarını örtbas edemezler.
Göreve geldiği günden beri okullardaki temizlik, bütçe, liyakat ve fırsat eşitliği gibi dağ gibi biriken yapısal sorunları çözmek yerine eğitimi ideolojik bir laboratuvara çeviren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim camiasının değil, manipülasyonların bakanı haline gelmiştir. "Mülakat gibi mülakat" aldatmacasıyla binlerce gencin emeğini gasbeden, öğretmenlerin feryadına kulak tıkarken suni gündemlerle toplumu kutuplaştıran bu vizyonsuz yönetim anlayışı meşruiyetini yitirmiştir.
Eğitimi ve öğretmeni değersizleştiren, hak arayanı kelepçeleyen bu baskıcı ve manipülatif düzeni şiddetle kınıyoruz. Öğretmenlerin haklı mücadelesi susturulamaz!
Geldik gidiyoruz.
56 yıldır insanımızın zirai ilâç kalıntısı olmayan meyve ve sebze yiyebilmesi için çok uğraştım, çarpıcı programlar yaptım ama maalesef başaramadım.
Hollanda artık hiç ilâç kullanmadan, tamamen biyolojik mücadele ile ürün yetiştirmeye geçiyor.
Biz ise halâ izin verilenin 158 katı ilâç kullanabiliyoruz!
Özellikle çocuklarımıza sağlıklı ürün yediremediğimiz için üzgünüm çok.
Affedin bizi sevgili çocuklar...
"Öğretmene sert müdahale" haberleri beni artık şaşırtmıyor. Son 1 yılda bu ülkede öğrencileri tarafından öldürülen öğretmenler var, veli tarafından dövülen öğretmenler var, son olarak yaşadıkları yüzünden intihar eden öğretmen var. Bunların hepsi atanmış öğretmen ve MEB'in koruyamadığı öğretmen. Şimdi de atanmamış öğretmenler hakkını ararken gözaltına alınıyor. Dünyanın en saygın mesleklerinden biri olan öğretmenlik ne duruma geldi? Bir sonraki Öğretmenler Günü'nde hiçbir yetkili bizim için değerlisiniz falan demesin. Biz sizin gözünüzde değersiziz. Öldükten sonra bile değersiziz, unutulup gidiyoruz.
- Özelleştirme mağduru maden işçileri yürüyor
- Atanamayan öğretmenler eylemde, özel sektör öğretmenleri eylemde
- Emekliler 20 bin lirayla yaşam mücadelesi veriyor
- Asgari ücretli 28 bin lirayla geçinmeye çalışıyor
- 1 gün geç sigortalı olduğu için 10-15 yıl geç emekli olmak zorunda olacak vatandaş adalet bekliyor
- Lise yıllarında sigortalı yapıldıklarını zanneden staj ve çıraklık sigortası mağdurları haklarını istiyor
***
Liste uzayıp gidiyor... Çiftçinin, hayvancının, sanayicinin, polisin, astsubayın... Hemen herkesin acilen çözüm bekleyen büyük sorunları var. Kitleler halinde büyük sorunları olan bir ülke haline geldik
***
Peki bu sorunları kim çözecek?
Gelinen noktada görünen o ki ne iktidarın ne de muhalefetin ne bir çözümü ne de çözüm diye bir gündemi var!
Bu noktada görev milletimize düşmektedir!
Milletimiz çözüme yönelmek durumdadır.
Çözümün adı da Milli Ekonomi Modeli gibi dünyaca tescilli bir modeli parti programı yapan Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Öğretmenlere günlerdir resmen zulmediliyor!
İnsanca çalışmayı, taban maaş hakkını geri almayı, verilen sözlerin tutulmasını ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesini isteyen öğretmenler yerlerde sürükleniyor, sert müdahale ve ters kelepçelerle gözaltına alınıyorlar!
Seslerini duyurmak, dertlerini anlatmak için Meclis’e geldiler, burada da polisten şiddet gördüler.
En acısı; aynı saatlerde Meclis’teki komisyonda okullardaki şiddet olayları görüşülüyordu!
Bu ülkede adalet isteyen, hakkını arayan, emeğine sahip çıkan kim varsa, karşısına hukuksuzluk, baskı ve kötülük çıkıyor.
Öğretmenlere bu muameleye izin verenlere, eğitim sistemini bu noktaya getirenlere yazıklar olsun!
Bunların da elbet hesabı sorulacaktır.
AGS çalışan kuzenime gittim stres,kaygı 30 yaşının verdiği aileye yük hissi…Biz bu devirde mesleğimizi yaptığımız için şükredip kıymet bilmeliyiz.Evet bazen şımarık şımarık maaştan iş yerinden şikayetçi olabiliriz ama bu insanları o yoldan geçtiğimizi unutmamalıyız.
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 27 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümü sadece bir haber değil; bu sistemin genç öğretmenleri nasıl tükettiğinin acı bir örneğidir.
Yıllarca okuyup sınavlardan, mülakatlardan, AGS süreçlerinden geçen insanlar; sonunda liyakatsiz yöneticilerin mobbingine, baskısına ve değersizleştirilmesine maruz kalıyor. İddialara göre Irmak öğretmen yaşadığı sorunları dile getirdi ama duyulmadı. Çünkü bu düzende çoğu zaman haklı olan değil, makamı olan korunuyor.
Bir öğretmen çocuk yetiştirmek için atanır, psikolojik savaş vermek için değil.
Genç bir öğretmenin daha hayalleriyle birlikte toprağa verilmesine sebep olan bu çürümüş düzen için gerçekten yazıklar olsun.
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Adaletin egemen, kardeşliğin daim olduğu bir gelecek umuduyla Gadir-i Hum Bayramı’nı kutluyor; başta Arap Alevi yurttaşlarımız olmak üzere bu anlamlı bayramın ülkemize huzur, coğrafyamıza barış ve kardeşlik getirmesini diliyorum.