Ben İmamoğlu haklı mıdır haksız mıdır bilemem ama şunu bilirim; bu iktidar haklı olsaydı şu geçtiğimiz 5 günde İmamoğlu’nun çarşaf çarşaf yolsuzluklarını somut delillerle bağırta bağırta tüm basında ifşalatırdı.
CMK Görevlendirmesi Hakkında
Ocas sistemi kapanması sebebi ile Baromuza yapılan CMK zorunlu müdafi talepleri neticesinde, talepte bulunan mahkemelere keyfi şekilde gözaltında tutulan meslektaşlarımız görevlendirilmiştir.
Meslektaşlarımız serbest bırakıldıklarında zorunlu müdafilik görevlerini yerine getirmek üzere talepte bulunan mahkemelerde avukatlık yapacaklardır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
Buzdolabı bozuluyor, parça 200 TL. Servis çağrıyorsun 5.500 TL
Araba yağı değiştireceksin, yağ 500 TL
Bakıma götürüyorsun 8.000 TL
Klozet su kaçırıyor, conta 2 TL
Usta geliyor 2000 TL
Avukatlık işin olur, AAÜT 1 saatlik 3.500 TL. Avukata gidiyorsun 5 saat kafa şişir 0 TL.
Kira tespit davasında mahkemenin talep ettiği araç ücreti 3450 TL.
Araç bugün 8 dosyaya gidiyor ve her birinden aynı parayı alıyor.
İstanbul çağlayan'dan, Merter'e helikopterle gidilse bu para tutmaz herhalde.
Yargılama faaliyeti vatandaştan, hakkından çok daha fazla ücret+
CMK müdafileri lehine hükmedilen beraat vekalet ücretleri sorunu gün geçtikçe enteresan bir hal alıyor.
Mahkemelerin hükmetmemesi meselesi bir tarafa, Mahkeme hükmettiği zaman bu defa da vekaletname yok denilerek Ba��savcılıklar reddetmeye başlamış.
Oysa herkes bilir ki CMK görevi alan avukatın vekaletnamesi olmaz. Görevlendirme yazısı olur. Ama güya beraat vekalet ücreti ahzu kabz yetkisini haiz vekaletname sunan avukata ödenirmiş. Bu sebeple görevlendirme yazısı ile ödenemezmiş.
Başsavcılık bunun böyle olmayacağını bilmiyor mu? Biliyor elbette. Bakanlığın bu noktadaki tasarrufu da belli. Hadi mahkemeler hükmeder hükmetmez içtihat sorunudur. Ama Başsavcılık bu ödemeleri yargı görevi kapsamında değil, idari görevleri kapsamında yaparlar. Bu sebeple de Bakanlığın görüş ve tasarrufları idari açıdan Başsavcılıkları bağlar denebilir idare hukuku bağlamında.
Ama mesele bu değil. Bu konuda Bakanlık isterse konuyu yasal düzenleme ile TBMM'ye sunarak çok kolay çözebilir. Bir madde değişikliğine bakar. Ne mahkemelere ne de Başsavcılıklara bahane bırakmaz.
Avukata ve avukatın parasına olan düşmanca tavrın altındaki psikolojik sebeplerin de ayrıca araştırılması gerekir bence. Ben Bakanlığın yerinde olsam tüm hakim ve Cumhuriyet savcıları nezdinde avukatlara neden düşmansınız diye bir anket çalışması yaparım. Hadi düşman ağır oldu da niye sevmiyorsunuz, niye avukatların mesleğini ifa etmesini güçleştiriyorsunuz, neden açık yasa maddelerine rağmen gereğini ifa etmiyorsunuz, hak edilen ödemeleri vermemek adına niye bu kadar direniyorsunuz falan diye sorardım. Bizimle de paylaşılsa bu anket sonuçları fena olmaz.