Resmi bir ziyaret maksadıyla Türkiye’ye gelen, aralarında Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad ile Kara Kuvveleri Komutanı Korgeneral Alfitory Jribil’in de yer aldığı beş kişiden müteşekkil Libya Heyeti’nin dönüş yolculuğu maalesef faciayla sonlanmıştır.
Dün akşam saatlerinde Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Libya’nın başkenti Trablus’a gitmek üzere havalanan Falcon 50 tipi özel jet Haymana civarında düşmüştür.
Bu elim ve feci olayda Libya Heyeti’nin yanı sıra üç kişiden oluşan mürettebat da hayatını kaybetmiştir. Türkiye-Libya arasındaki samimi ve yakın diyalogların arttığı, karşılıklı hak ve çıkarların eşgüdüm halinde müdafaa edildiği bir dönemde vaki uçak kazası hem düşündürücü hem de ziyadesiyle üzücüdür.
Tarihi, siyasi, ekonomik ve köklü ilişkilerimiz olan Libya’nın acısı elbette Türkiye’nin de acısıdır. Bu münasebetle dost ve kardeş ülke Libya’ya taziyelerimizi iletiyor, hayatını kaybedenlere Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.
“Terörsüz Türkiye” hedefiyle birlikte iç barış, güvenlik ve huzur ortamının güçlendiği bir dönemde, Siyonist-Emperyalist alçaklığın maşa örgütü, insanlığın ortak düşmanı DEAŞ terör örgütünün yeni bir kanlı provokasyonu bu sabah saatlerinde Yalova’da sahnelenmiştir. DEAŞ’lı teröristlere yapılan operasyon sırasında üzülerek ifade ediyorum ki, üç kahraman polis memurumuz şehit düşmüş, sekiz polis memurumuzla beraber bir bekçimiz de yaralanmıştır.
Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet; muhterem ailelerine, Emniyet Teşkilatımıza, milletimize ve ülkemize sabırlar ve başsağlığı diliyorum.
Yaralanan kahramanlarımıza sağlık, sıhhat ve acil şifalar niyaz ediyorum.
Hiçbir iç ve dış mahreçli saldırı, suikast veya sabotaj haklı davamızdan, “Terörsüz Türkiye” kararlığımızdan geri döndüremeyecektir. Özellikle kiralık katil olarak sahaya sürülen DEAŞ terör örgütünün malumu olduğumuz husumet cephesi tarafından üzerimize salınması ülkemizi ve milletimizi yıldıramayacak, milli azim ve duruşumuzu sarsamayacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefinin ne kadar isabetli ve tarihi bir politik tasavvur olduğu daha iyi anlaşılmıştır. DEAŞ’ın uyuyan ya da uyanık, atıl ya da hareketli terörist hücrelerinin temizlenmesi hususunda tavizsiz mücadele sürdürülecek, bu aziz vatanda hiçbir teröriste, hiçbir hain ve düşman emeline müsaade edilmeyecektir Milletimiz müsterih olsun, terör musibetinin kökü her cihetten kazınacaktır.
Bornova Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Caddesi’nde aylarca sürdürülen orta refüj ve kaldırım düzenleme çalışmaları, Bornova merkez trafiğini rahatlatmak bir yana, ne yazık ki daha da içinden çıkılmaz bir hale sürüklemiştir.
Yol, hiçbir bilimsel trafik analizi yapılmadan daraltılmış, Bornova’nın en işlek ana arterlerinden biri, en ufak bir aksaklıkta tamamen tıkanan bir noktaya dönüşmüştür. Bugün bu cadde üzerinde trafik akmıyor, adeta çileye dönüşmüş durumdadır. Esnaf zarar görüyor, acil durum araçlarının geçişi dahi tehlikeye giriyor.
Kaldırım düzenlemeleri ise keyfi bir anlayışla yapılmış, bazı iş yerlerinin önünde geniş alanlar yaratılırken, bazılarında yayaların yürümekte zorlandığı kaldırımlar bırakılmıştır. Bu uygulama ne adaletlidir ne de çağdaş şehircilik anlayışıyla bağdaşmaktadır.
Soruyoruz:
• Bu proje hangi ihtiyaç analizine dayanarak yapıldı?
• Yolun daraltılmasının trafiğe etkisi hiç mi hesaplanmadı?
• Bornova halkının görüşü neden alınmadı?
Mustafa Kemal Caddesi’nde yapılan bu uygulama, kamu yararını gözetmeyen, masa başında alınmış kararların sahaya yansımasından ibarettir. Bornova halkı, vitrin projelerine değil, eşit, planlı ve ulaşımı rahatlatan çözümlere layıktır.
Yapılanlar kentin yaşamını kolaylaştıracak bir proje değil, alelade plansızlık örneğidir.
Genel Başkanımız Sn. @RTErdogan liderliğinde “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek yola çıkan AK Parti, 23 yıldır hizmetin, istikrarın ve eser siyasetinin adı olmuştur.
3 Kasım 2002’de milletimizin güçlü desteğiyle başlayan bu kutlu yürüyüş, bugün de aynı inanç ve azimle devam ediyor.#BirMilattır3Kasım
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, İzmir’de yıllardır CHP’li belediyeler tarafından yönetilen ve İzmir’in çöp konusuna çözüm üretemeyen beceriksizliklerini, siyasi nezaketten uzak ve hakaretamiz sözlerle örtme derdindedir.
İki yıla yakın görevde olan bir Belediye Başkanı’nın hala nasıl bir üslup kullanacağını bilmemesi de kendisi için oldukça talihsizdir.
İzmir’in yıllardır kangren haline gelen çöp meselesine çözüm bulmak yerine, AK Parti İzmir Milletvekilimiz Mahmut Atilla Kaya’nın adresini ima ederek gündem değiştirmeye çalışan bir belediye başkanının bu tavrı, Bornovalıların beklentileriyle hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Kendi beceriksizliklerini gözardı edebilmek için partimiz Milletvekillerini hedef almayı bırakıp, Büyükşehir Belediye Başkanı ile kendi aralarındaki tutarsızlıkları çözmeye odaklanmalıdır.
Bir belediye başkanının, İzmir’in çöp sorununu “kimin evi nereye düşüyor” gibi ifadelerle değerlendirmesi, sorunun ciddiyetini kavrayamadığının açık bir göstergesidir. Bu yaklaşım, sorunları çözmekten çok, siyasi manşetlere malzeme olma çabasıdır.
Hizmet üretmekten uzaklaşıp manşet kovalamak yerine, halihazırda Bornova’da Belediye’ye ait şu an gündemde olan 27 taşınmazın satışını hangi plan doğrultusunda gerçekleştirdiğini şeffaf biçimde açıklamalıdır.
Sayın Eşki, polemik yapmak yerine hizmet üretmeyi denemelidir.
Bornova’nın çöp sorunu, altyapı eksikleri, trafik keşmekeşi ortadayken, bahanelerin arkasına sığınmak çözüm değil, kaçıştır.
Mazeret değil, icraat zamanı. Bornovalılar laf değil, hizmet bekliyor.
Adam Hızlı Okumuş !..
CHP Genel Başkanı Özgür Özel 578 Sayfalık Aziz İhsan Aktaş iddianamesi İçin Açıklandıktan 1 Sonra Yazılanların Boş Şeyler Olduğunu Söyledi.
(Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Barış Diplomasisi Katiller Berhan Şimşek Olayla Sedat Peker Adalet Ateşkes Nerede Suça)