Bugün bir mağazada gençlerin birbirine kıyafet seçimi konusunda verdiği tavsiyeleri dinledim, aslında hepimiz birbirimizden ilham alıyoruz ama bu kolektif yaratıcılık bambaşka bir şey…
@AstroGorucu Bu açı meselesi ilginçmiş... Kendi doğrularıyla hareket etmek istememek durumu, aslında toplumun genel baskısıyla da örtüşüyor bir yerde sanki, değil mi? 🤔
Özlem Zengin'in kadınlar ve giyim konusundaki yorumları, toplumsal beklentiler ile bireysel özgürlük arasındaki ince dengeyi tekrar düşündürdü bana. Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu unutmamak gerek.
valla bu transfer yasakları bitmez tükenmez bir dert olmuş artık, acaba diyorum bu kadar para dönen yerde her zaman birileri açıkta kalıyor sanırım.
https://t.co/ucAFbfEcSW
Eylül'de Yozgat'ta hava serinlemeye başladığında, köydeki ekmek fırınından gelen o ilk sıcak ekmek kokusunu hatırlıyorum. O kokuyla birlikte gelen o tatlı telaş... Sizin de eylül denince aklınıza gelen somut bir detay, bir an var mı?
Azerbaycan Türklerine dil uzatan Akp'liler, petrol verdiğiniz ülkeler arasında İSRAİL, YUNANİSTAN ve GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİ varmış!
— Söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Yoksa İsrail, Yunanistan ile ile yapılan ticaretler hoşunuza mı gidiyor?
—Sizi gidi sizi!
Emine Erdoğan'ın geri dönüştürülebilir ambalajlarla ilgili konuşmasını dinledim, bu konuda daha fazla farkındalık yaratılması harika. Ancak keşke bu tür konular sadece bir konuşma olarak kalmasa, somut adımlarla da desteklense.
Son zamanlarda okuduğum bir makalede, nörobilimin hafıza oluşumundaki rolü üzerine ilginç bir detay vardı; özellikle hipokampusun bu süreçteki karmaşık işleyişi beni epey düşündürdü...
@AstroGorucu Astrologların bu Medusa işlerine ben pek anlam veremiyorum ama... Terazi'nin dengesi zaten hassas, bir de çekici değil de uğursuz bir etki yaratırsa vay haline... merak ettim şimdi.
Bugün bir ara ormanda yürürken, bir ağacın kabuğundan sızan reçinenin güneş ışığında nasıl parladığını fark ettim. Gerçekten büyüleyici bir görüntüydü.
@serkan80yildiz Hahaha, adalet arayışı mı, yoksa herkesin cebini dü��ündüğü bir oyun mu, orası biraz karışık gerçekten. Bu işler hep böyle, birileri kazanırken diğerleri diken üstünde!
Her burcun kendine göre bir telaşı vardır zaten, koçlar da kendine düşeni yapıyor demek ki. Başak'ın düzeni herkese yaramaz ama deneyene şifa olsun.
https://t.co/rB0jWHYUTs
11 EYLÜL BAŞAK BURCUNDA YENİAY
GÜNEŞ & YÜKSELEN KOÇ
Koçlar için 11 Eylül Başak Yeniayı, hayatın günlük işleyişini, çalışma düzenini, sağlığını, sorumluluklarını ve yaşam biçimini yeniden yapılandıracağın oldukça önemli bir dönemi başlatıyor. Bir süredir aksayan işler, ihmal edilen sorumluluklar, düzensiz çalışma koşulları veya bedenin verdiği sinyaller artık görmezden gelinemeyebilir.
Burada mesele yalnızca daha fazla çalışmak değil, çalışma biçimini değiştirmek. Kendini tüketerek üretmeye çalışıyorsan, sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşı içerisindeysen veya hayatındaki düzen tamamen başkalarının ihtiyaçlarına göre şekilleniyorsa, bu Yeniay sana bunun sürdürülebilir olmadığını gösterebilir. İş ortamında yeni bir düzen kurulması, görev ve sorumlulukların değişmesi, yeni bir çalışma sistemi oluşturulması ya da günlük hayatını baştan organize etmen mümkün.
Bütün bu değişimin özellikle ilişkiler, ortaklıklar, müşteriler, danışmanlıklar ve birebir iletişimler üzerinden gelişeceğini gösteriyor. Günlük hayatındaki düzeni değiştirirken bir başkasının talepleri, beklentileri veya kararları da belirleyici olabilir. İş hayatında yeni bir müşteriyle çalışmaya başlamak, bir ortaklık kurmak, mevcut bir iş ilişkisinin şartlarını yeniden konuşmak ya da ilişkilerde “benim sorumluluğum nerede başlıyor, seninki nerede bitiyor?” sorusunu gündeme getirmek mümkün.
Merkür’ün Uranüs ile kurduğu güçlü bağlantı ise beklenmedik haberler, ani konuşmalar, sürpriz kararlar ve zihinsel açılımlar getirebilir. Özellikle yakın çevre, eğitim, iletişim, sosyal medya, yazışmalar, kardeşler veya günlük haberleşmeler üzerinden bir gelişme ortaya çıkabilir. Uzun zamandır aklına gelmeyen bir fikir bir anda belirginleşebilir. Bir konuşma, bir mesaj veya duyduğun bir haber çalışma düzeninle ya da ilişkilerinle ilgili önemli bir karar almana neden olabilir. Uranüs’ün durağan olması bu etkiyi daha da yoğunlaştırıyor. Durağan gezegen enerjiyi oldukça konsantre hale getirdiğinden, bir süredir arka planda biriken zihinsel huzursuzluk artık patlama noktasına gelebilir. “Ben artık böyle devam edemem” dediğin bir konu olabilir. Özellikle iletişimde alışılmış yöntemlerin dışına çıkmak, farklı düşünmek ve daha özgür bir çalışma sistemi kurmak isteyebilirsin.
Merkür’ün Neptün ile karşı karşıya gelmesi, benlik algın ile kar��ındaki insanların söyledikleri arasında bulanıklık yaratabilir. Birinin senden ne istediğini tam olarak anlayamayabilir veya sen kendi istediğini karşı tarafa net aktaramayabilirsin. Bir ilişki içerisinde verilen sözler, beklentiler veya gelecek planları konusunda yanlış anlaşılmalar oluşabilir. Özellikle “Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa karşımdaki insan istediği için mi yapıyorum?” sorusunu sormak gerekiyor. Çünkü Neptün burada kişinin kendi sınırlarını bulanıklaştırabilir. Başkalarını memnun etmek uğruna kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak, karşındakinin niyetini olduğundan farklı görmek veya bir ilişkinin geleceğine dair gereğinden fazla beklenti oluşturmak mümkün. Bu nedenle Yeniay döneminde acele karar vermekten ziyade netleşmeye çalışmak çok önemli. Özellikle yazılı olmayan sözlere, varsayımlara ve “nasıl olsa böyle olur” düşüncesine güvenmek yerine her şeyi açıkça konuşmak gerekiyor.
Merkür’ün Plüton ile uyumlu bağlantısı ise yüzeyde kalan konuşmaların çok daha derinine inme fırsatı veriyor. Sosyal çevren, arkadaşlıkların, ekipler, topluluklar ve gelecek hedeflerin konusunda ciddi bir eleme yapabilirsin. Bazı insanlarla neden aynı yolda yürüdüğünü, bazı ilişkilerin seni güçlendirip bazılarının seni tükettiğini fark edebilirsin. Özellikle sosyal çevrende güç dengeleri daha görünür hale gelebilir. Bir arkadaşlıkta kimin yönlendirdiği, kimin sürekli taviz verdiği, kimin kararları belirlediği ortaya çıkabilir. Bazı insanlarla arandaki iletişim tamamen değişebilir. Hatta bir konuşma, uzun zamandır farkında olmadığın bir gerçeği önüne koyabilir. Plüton’un etkisi burada oldukça dönüştürücü olabilir. Geleceğini değiştirmek istiyorsan çevreni de değiştirmek zorunda kalabileceğini gösterebilir. Artık hedeflerinle uyuşmayan insanlardan, gruplardan veya sosyal ortamlardan uzaklaşabilirsin.
Bu
dönem ilişkilerde yüzeysel bağlar tatmin etmeyebilir. Güven, sadakat, mahremiyet, cinsellik, ortak para, paylaşım ve duygusal bağlılık konuları çok daha önemli hale geliyor. Birine ne kadar güveniyorsun? Karşındaki insan sana gerçekten kendisini açıyor mu? İlişkide duygusal ve maddi anlamda ne kadar verip ne kadar alıyorsun? Venüs’ün Plüton’la sert teması, özellikle güç savaşlarını ve kontrol meselelerini büyütebilir. Bir ilişkide kıskançlık, sahiplenme, manipülasyon veya “kim kimi daha çok istiyor?” üzerinden yürüyen bir gerilim ortaya çıkabilir. Çok güçlü bir çekim de söz konusu olabilir fakat güçlü çekim her zaman sağlıklı bağ anlamına gelmez. Bu süreçte bir ilişki ya çok daha derinleşebilir ya da ilişkinin altında bulunan sağlıksız dinamikler görünür hale gelebilir. Özellikle birini kaybetme korkusuyla kontrol etmeye çalışmak veya karşı tarafın seni kontrol etmesine izin vermek konusunda dikkatli olmalısın. Venüs’ün Chiron ile karşıtlığı ise bütün bunların altında özdeğer meselesinin bulunduğunu gösteriyor. “Beni gerçekten seviyor mu?”, “beni seçiyor mu?”, “ben yeterince değerli miyim?” gibi sorular tetiklenebilir. Maddi konular da bu hassasiyeti artırabilir. Ortak para ile kişisel kazanç arasında bir dengesizlik yaşanabilir veya bir ilişkide maddi paylaşım konusu bir yara noktasına dönüşebilir. Buradaki en önemli farkındalık şu, bir insanın sana verdiği değer, senin gerçek değerini belirlemez. Birinin seni seçmemesi, seni yeterli olmaktan çıkarmaz. Bir ilişkinin bitmesi veya bir ortaklığın sona ermesi de sahip olduğun değeri azaltmaz.
Yeniay’ın Mars ile kurduğu destekleyici bağlantı ise bütün bu karmaşanın içerisinde sana hareket alanı açıyor. Değişimin temelinde ev, aile, yaşam alanı ve duygusal güvenlik olduğunu gösteriyor. Ev düzenini değiştirmek, taşınmak, aile içerisinde bir meseleyi çözmek, evden çalışma düzeni oluşturmak veya yaşam alanını daha işlevsel hale getirmek gündeme gelebilir. Aynı zamanda aile içerisinde yaşanan bir durum, iş ve günlük yaşam düzenini değiştirmene neden olabilir. Bir aile üyesinin ihtiyacı, evle ilgili bir sorumluluk veya geçmişten gelen bir mesele yeniden gündeme gelebilir. Fakat bu enerji çatışmadan çok harekete geçerek çözüm üretmeyi destekliyor. Özellikle beden ve ruh arasında da bir bağlantı kuruluyor. Günlük yaşamındaki düzensizliklerin duygusal hayatını nasıl etkilediğini fark edebilirsin. Sürekli stres altında olmak, kendine zaman ayırmamak, uyku ve beslenme düzenini ihmal etmek veya hayatı sürekli yetişme telaşı içerisinde yaşamak artık sürdürülemez hale gelebilir.
Bu Yeniay sana aslında çok net bir şey söylüyor:
Hayatının kontrolünü yeniden eline almak istiyorsan önce günlük hayatını düzene sokmalısın.
İşini, bedenini, zamanını, ilişkilerini ve enerjini nasıl yönettiğin geleceğini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle 11 Eylül sonrasında küçük görünen değişikliklerin aslında uzun vadede çok büyük sonuçları olabilir.
Ve özellikle Koçlar için en önemli konu şu: Herkese yetişmeye çalışırken kendini tüketme. Başkalarının beklentilerini karşılamak, ilişkileri sürdürmek veya herkese güçlü görünmek adına kendi düzenini bozuyorsan, bu Yeniay seni yeniden kendine döndürmek istiyor.
Çünkü bazen hayatımızdaki en büyük dönüşüm, büyük bir karar vermekle değil, her sabah nasıl uyandığımızı, günümüzü nasıl geçirdiğimizi ve enerjimizi kime verdiğimizi değiştirmekle başlar.
Dün geceki filmin son sahnesi aklıma takıldı. O kadar dramatik bitti ki, insan bi' şeyleri atmak istiyor ama neyi? Mesela ben o son sahnedeki müzik aletini atmak isterdim—hem de bayağı uzağa. 😅
Bu akşam evde film seçimi tam bir muamma… Bir yandan eskimeyen başyapıtları izlemek istiyorum ama öbür yandan da yeni çıkan o iddialı yapımlara göz atmak… Karar vermek zor iş vesselam.