Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
İmar Yasasına Takılanlar Derneği olarak, yıllardır çözüm bekleyen imar, ruhsat, yapı kayıt, kırsal yerleşim ve mülkiyet kaynaklı sorunların yeni yasama döneminde yeniden ele alınmasını talep ediyoruz.
Bizim talebimiz; kuralsızlık, denetimsizlik veya koşulsuz bir imar affı değildir.
Talebimiz;
Denetimli, adil, deprem güvenliğini esas alan, vatandaşın mülkiyet ve barınma hakkını gözeten yeni bir yapı kayıt ve imar düzenlemesidir.
1. SORUN: Mevcut yapı stokunun önemli bir bölümü hukuki statü açısından sorunludur
Türkiye’de yıllar içerisinde farklı nedenlerle ruhsatsız, ruhsatına aykırı veya mevcut imar mevzuatıyla uyumsuz yapıların oluştuğu bilinmektedir.
2018 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16. madde kapsamında Yapı Kayıt Belgesi uygulamasıyla milyonlarca yapı ve bağımsız bölüm için bir kayıt mekanizması oluşturulmuştur.
Ancak bu uygulama, bütün sorunları kalıcı biçimde çözememiştir.
Yapı Kayıt Belgesi bulunan veya geçmişte başvuru sürecine dahil olan birçok vatandaş bugün hâlâ;
tapu ve cins değişikliği,
ruhsat ve iskân,
yapı güvenliği,
belediye işlemleri,
elektrik, su ve doğal gaz abonelikleri,
yapı kayıt belgesinin iptali,
yıkım kararları,
para cezaları,
TCK 184 kapsamında yürütülen süreçler
gibi farklı hukuki ve idari sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir.
Bu durum yalnızca bir imar meselesi değildir.
Barınma, mülkiyet, ekonomik kayıp, aile düzeni ve sosyal huzur açısından da sonuçlar doğuran bir sorundur.
2. SORUN: Deprem gerçeği ile mevcut imar sorunları birlikte ele alınmalıdır
6 Şubat depremleri başta olmak üzere ülkemizde yaşanan depremler, yapı güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu nedenle yeni bir düzenlemenin temelinde yalnızca “kayıt altına alma” yaklaşımı bulunmamalıdır.
Önce yapı güvenliği tespit edilmeli, sonra hukuki statü belirlenmelidir.
Güvenli olduğu teknik olarak tespit edilen yapıların kayıt altına alınması ve yasal statüye kavuşturulması;
riskli yapıların ise güçlendirme veya kentsel dönüşüm sürecine alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu nedenle önerimiz:
“Önce denetim, sonra düzeltme; mümkün değilse güçlendirme veya dönüşüm.”
Yıkım, tek başına çözüm olarak görülmemelidir.
Güvenli yapı korunmalı, riskli yapı güvenli hâle getirilmeli, hukuki sorun ise çözüme kavuşturulmalıdır.
3. TALEPLERİMİZ
TALEP 1 – Yeni bir Yapı Kayıt Düzenlemesi hazırlanmalıdır
Geçmiş uygulamadan yararlanamamış veya çeşitli nedenlerle sürecini tamamlayamamış yapılar için;
yapı güvenliği,
mülkiyet durumu,
yapı yaşı,
kullanım amacı,
imar planı durumu,
çevre ve şehircilik kriterleri
dikkate alınarak yeni ve kontrollü bir kayıt mekanizması oluşturulmalıdır.
Bu düzenleme koşulsuz bir af değil, teknik inceleme ve denetim esaslı bir kayıt sistemi olmalıdır.
TALEP 2 – Yapı Kayıt Belgesi bulunan yapıların hukuki statüsü netleştirilmelidir
Yapı Kayıt Belgesi bulunan vatandaşların hangi işlemleri hangi şartlarla gerçekleştirebileceği açık ve yeknesak biçimde belirlenmelidir.
Özellikle;
Yapı Kayıt Belgesi → teknik inceleme → bina güvenlik değerlendirmesi → tapu/ruhsat işlemleri → kalıcı hukuki statü
şeklinde uygulanabilir bir sistem oluşturulmalıdır.
Vatandaş aynı belgeyle farklı kurumlarda farklı uygulamalarla karşılaşmamalıdır.
TALEP 3 – Yıkım süreçleri teknik inceleme tamamlanmadan sonuçlandırılmamalıdır
Bir yapının yalnızca imar mevzuatına aykırılığı nedeniyle doğrudan yıkım sürecine götürülmesi yerine;
yapı güvenliği incelenmeli,
risk durumu belirlenmeli,
giderilebilir aykırılıklar için süre verilmeli,
güçlendirme mümkünse güçlendirme yapılmalı, dönüşüm mümkünse dönüşüm sağlanmalı, teknik olarak güvenli hâle getirilemeyen yapılar için gerekli işlem uygulanmalıdır. Yıkım son seçenek olmalıdır.
#YapıKayıtMecliseGelsin
#YuvaYıkmanınVebaliVar
@FatihHoca0 Siz önce copp trade diye reklam edip topladığınız kişilere zarar ettirdiğiniz onlarca kişinin halkını ödeyin, öyle isminizi değiştirmekle kaçamazsınız
@FatihHoca0 “ Boğa gelecek Şimdi değil ama 2-3 ay sonra o da Majör coinlerde 10-15x olacak beni dinleyin bekleyin ” düşüncesinden vazgeçiren gerekçe nedir?