Hasbihâl 60. Bölüm Yayında!
-İlmi yetersiz olan biri davet yapabilir mi?
-İslam dünyasının dilindeki "Öze Dönüş" çağrıları ne kadar samimi?
-Fıkıhta çokça suistimal edilen "Ehven-i Şer" kaidesinin aslı nedir?
Ve daha birçok sorunun sorulduğu hasbihâl programımızın yeni bölümünü izlemek için:
📹 https://t.co/5lRZ4y4bMR
Hasbihâl 60. Bölüm Yayında!
-İlmi yetersiz olan biri davet yapabilir mi?
-İslam dünyasının dilindeki "Öze Dönüş" çağrıları ne kadar samimi?
-Fıkıhta çokça suistimal edilen "Ehven-i Şer" kaidesinin aslı nedir?
Ve daha birçok sorunun sorulduğu hasbihâl programımızın yeni bölümünü izlemek için:
📹 https://t.co/5lRZ4y4bMR
وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ
Onların birçoğu Allah’a şirk koşmadan iman etmezler.
(12/Yûsuf, 106)
Dipnot:
Abdullah ibni Abbâs (ra), “Onların imanından kasıt, onlardan birine, ‘Gökleri, yeri, dağları kim yarattı?’ denildiğinde, ‘Allah!’ demeleridir. Bununla birlikte O’na ortak koşmaktalardır.” demiştir. (Tefsîru’t Taberî, 16/286, 19954 No'lu rivayet. Ayrıca geniş açıklama için bk. 23/Mü’minûn, 84-90
- De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin) yer ve içindekiler kime aittir?”
(23/Mu'minûn, 84)
- “Allah’a aittir.” diyecekler… De ki: “Öğüt almaz mısınız?”
(23/Mu'minûn, 85)
- De ki: “Yedi göğün ve büyük arşın Rabbi kimdir?”
(23/Mu'minûn, 86)
- “Allah” diyecekler… De ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”
(23/Mu'minûn, 87)
- De ki: “Her şeyin mülkünü/yönetimini elinde bulunduran kim? O her şeyi koruyup himaye ederken, kendisine karşı kimsenin himaye edilemeyeceği kimdir? Şayet biliyorsanız (söyleyin kimdir o)?”
(23/Mu'minûn, 88)
- “Allah” diyecekler… De ki: “Nasıl oluyor da böyle büyüleniyor (şirkle aldanıp hakka karşı geliyorsunuz)?”
(23/Mu'minûn, 89)
- (Hayır, öyle değil!) İşin aslı biz onlara hak olanı getirdik. Şüphesiz ki onlar, yalancılardır.
(23/Mu'minûn, 90)
Dipnot:
Kur’ân’ın birçok yerinde müşriklere benzer sorular sorulmuş ve bu sorulara “Allah” diye cevap verecekleri belirtilmiştir. Ancak verdikleri bu cevaplar kabul edilmemiş, onların yalancı olduklarının altı çizilmiştir. Bu soruların cevabına “Allah” diyen ve bunu da inanarak söyleyen birinin Allah’ı (cc) bırakıp, kendi eliyle yaptığı putlara tapması, Allah’a (cc) rağmen kanunlar koyması Allah’ın (cc) koyduğu nizamı bırakıp beşerî yasaların ve ideolojilerin peşinden gitmesi hangi gerekçeyle izah edilebilir? Göklerin ve yerin yaratıcısının Allah (cc) olduğunu defalarca ikrar etmelerine rağmen Allah (cc) bir ayette şöyle buyurur: “De ki: ‘Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve ona denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.’ ” (41/Fussilet, 9)
- De ki: “Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve O’na denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.”
(41/Fussilet, 9)
Allah’a (cc) ortak koşmak demek, Allah’ı (cc) inkâr etmek demektir. Velev ki müşrik, diliyle, “Rabbim, Allah’tır.” diyor olsun. Allah’ın varlık ve birliğine dair ikrarı ise ağızla söylenen, organlar ve amellerle yalanlanan bir yalandan ibarettir.
وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ
Onların birçoğu Allah’a şirk koşmadan iman etmezler.
(12/Yûsuf, 106)
Dipnot:
Abdullah ibni Abbâs (ra), “Onların imanından kasıt, onlardan birine, ‘Gökleri, yeri, dağları kim yarattı?’ denildiğinde, ‘Allah!’ demeleridir. Bununla birlikte O’na ortak koşmaktalardır.” demiştir. (Tefsîru’t Taberî, 16/286, 19954 https://t.co/pcZo9JVRxa rivayet. Ayrıca geniş açıklama için bk. 23/Mü’minûn, 84-90
- De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin) yer ve içindekiler kime aittir?”
(23/Mu'minûn, 84)
- “Allah’a aittir.” diyecekler… De ki: “Öğüt almaz mısınız?”
(23/Mu'minûn, 85)
- De ki: “Yedi göğün ve büyük arşın Rabbi kimdir?”
(23/Mu'minûn, 86)
- “Allah” diyecekler… De ki: “Korkup sakınmaz mısınız?”
(23/Mu'minûn, 87)
- De ki: “Her şeyin mülkünü/yönetimini elinde bulunduran kim? O her şeyi koruyup himaye ederken, kendisine karşı kimsenin himaye edilemeyeceği kimdir? Şayet biliyorsanız (söyleyin kimdir o)?”
(23/Mu'minûn, 88)
- “Allah” diyecekler… De ki: “Nasıl oluyor da böyle büyüleniyor (şirkle aldanıp hakka karşı geliyorsunuz)?”
(23/Mu'minûn, 89)
- (Hayır, öyle değil!) İşin aslı biz onlara hak olanı getirdik. Şüphesiz ki onlar, yalancılardır.
(23/Mu'minûn, 90)
Dipnot:
Kur’ân’ın birçok yerinde müşriklere benzer sorular sorulmuş ve bu sorulara “Allah” diye cevap verecekleri belirtilmiştir. Ancak verdikleri bu cevaplar kabul edilmemiş, onların yalancı olduklarının altı çizilmiştir. Bu soruların cevabına “Allah” diyen ve bunu da inanarak söyleyen birinin Allah’ı (cc) bırakıp, kendi eliyle yaptığı putlara tapması, Allah’a (cc) rağmen kanunlar koyması Allah’ın (cc) koyduğu nizamı bırakıp beşerî yasaların ve ideolojilerin peşinden gitmesi hangi gerekçeyle izah edilebilir? Göklerin ve yerin yaratıcısının Allah (cc) olduğunu defalarca ikrar etmelerine rağmen Allah (cc) bir ayette şöyle buyurur: “De ki: ‘Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve ona denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.’ ” (41/Fussilet, 9)
- De ki: “Yoksa sizler, yeryüzünü iki günde yaratan (Allah’a) kâfirlik ediyor ve O’na denkler/ortaklar mı kılıyorsunuz? Bu, âlemlerin Rabbidir.”
(41/Fussilet, 9)
Allah’a (cc) ortak koşmak demek, Allah’ı (cc) inkâr etmek demektir. Velev ki müşrik, diliyle, “Rabbim, Allah’tır.” diyor olsun. Allah’ın varlık ve birliğine dair ikrarı ise ağızla söylenen, organlar ve amellerle yalanlanan bir yalandan ibarettir.
Kur’an Kıssaları derslerimizin bu bölümünde, Yusuf Suresi'nin kapanış pasajında yer alan ve kıssanın özü niteliğindeki hayati ayetleri incelemeye devam ediyoruz.
Allah'ın (cc) yeryüzüne ve gökyüzüne yerleştirdiği apaçık delilleri (kevni ayetleri), insanların bu deliller karşısındaki yüz çevirme gafletini ve en önemlisi de "şirk koşarak iman etme" yanılgısını seleften gelen tefsirler ışığında ele alıyoruz. İmanın sadece dille ezberlenen bir kalıp değil; hayata, kalbe ve amellere yansıyan bir tevhid bilinci olması gerektiğini ayetler rehberliğinde sorguluyoruz.
Kur’an Kıssaları derslerimizin bu bölümünde, Yusuf Suresi'nin kapanış pasajında yer alan ve kıssanın özü niteliğindeki hayati ayetleri incelemeye devam ediyoruz.
Allah'ın (cc) yeryüzüne ve gökyüzüne yerleştirdiği apaçık delilleri (kevni ayetleri), insanların bu deliller karşısındaki yüz çevirme gafletini ve en önemlisi de "şirk koşarak iman etme" yanılgısını seleften gelen tefsirler ışığında ele alıyoruz. İmanın sadece dille ezberlenen bir kalıp değil; hayata, kalbe ve amellere yansıyan bir tevhid bilinci olması gerektiğini ayetler rehberliğinde sorguluyoruz.
Mücrim İsrail'de Hastaneler Yüksek Alarmda
🔻İşgalci İsrail Sağlık Bakanlığı, İran'daki gelişmeler ve bölgesel gerilim nedeniyle tüm hastanelere acil durum hazırlık talimatı gönderdi.
🔻Bakanlık, olası füze saldırıları ve kitlesel yaralanma senaryolarına karşı hastanelerin hazırlıklarını artırdığını açıkladı.
İslam’ın ‘Sabredin, kanaat edin, tevekkül edin’ dediği fakirlik kesinlikle bu fakirlik değildir. Tam tersi, peygamberler bu sömürü düzenine karşı durmuştur.
Minberlere çıkıp insanlara 'sabredin' demek, o insanları Allah (cc) ile aldatmak demektir.
Şirk düzeninde her şeyin çarpık olduğu gibi, maalesef bu konudaki laiklik anlayışı da çarpıktır. "Din devlete karışmaz" denilir; ancak uygulamada devlet dine karışır.
@_halisbayancuk Şirk düzeninde her şeyin çarpık olduğu gibi, maalesef bu konudaki laiklik anlayışı da çarpıktır. "Din devlete karışmaz" denilir; ancak uygulamada devlet dine karışır.
İspanya'nın Ceuta kentine düzensiz yollarla giren göçmenler, Fas'a geri gönderilmek üzere polis eşliğinde sınır hattına götürüldü. O anlar kameralara yansıdı.
🔴Hamas, ateşkesin ikinci aşamasına olumlu yaklaştıklarını, ağır silahları bırakma konusunun ise ancak bazı şartların sağlanması halinde değerlendirilebileceğini açıkladı:
🔻İşgalci İsrail'in tüm saldırılarını sona erdirmesi
🔻Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi
🔻İdari komitenin Gazze'de göreve başlaması
🔻İşgalciler tarafından oluşturulan silahlı çeteler ve milislerin dağıtılması
🔻Uluslararası koruma güçlerinin konuşlandırılması
🔻Gazze'nin yeniden inşasının başlatılması
🔻Bağımsız Filistin devletinin kurulması
Malezya, 5 Bin Arakanlıyı Myanmar'a İade Edecek
🔻Malezya Başbakanı Enver İbrahim, "Myanmar ile iyi ilişkilerimiz var. Şimdi Malezya'daki 5 bin Arakanlıyı almayı kabul ettiler." dedi.
🔻Açıklamanın ardından Malezya İçişleri Bakanlığı'nın iade edilecek kişilerin tespiti ve güvenlik taramalarına başladığı bildirildi. Söz konusu Arakanlılar, Myanmar'daki zalim Budist yönetimin zulmünden kaçarak Malezya'ya sığınmıştı. Malezya'da yaklaşık 126 bin Arakanlı mülteci bulunuyor.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِيًّا اَوْ فَق۪يرًا فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا
Ey iman edenler! Sizin, ebeveyninizin veya yakın akrabalarınızın aleyhine dahi olsa Allah için adaleti ayakta tutan (adil) şahitler olun. (Şahitlik yaptığınız) zengin ya da fakir olursa (zenginlik ve fakirliğe göre değerlendirmeyin.) (Şahitlik yaparken) Allah(ın hakkını gözetmeniz) daha evladır. Hevaya tabi olup adaletsizlik yapmayın. Şayet lafı ağzınızda geveler ya da (adaletten) yüz çevirirseniz şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
(4/Nisâ, 135)
#NarinİçinUmut
#HêvîJiBoNarînê
Haksız yere suçlanan bir insanın ahı, toplumun vicdanında derin yaralar açar. Adalet gecikse de, zandan uzak durmak herkesin sorumluluğudur. #NarinİçinUmut#HêvîJiBoNarînê
Sosyal medyada fısıltıyla başlayan yalanlar, çığ gibi büyüyerek bir annenin iffetine yönelik kitlesel bir saldırıya dönüştü. Bu ağır vebalden sıyrılmak isteyenlere soruyoruz: O annenin lanetleşme çağrısına "amin" diyebilecek yüreğiniz var mı?
#NarinİçinUmut#HêvîJiBoNarînê