Biz Çin'i örnek alıyoruz diyen Cumhurbaşkanı ve seçmenine hitafen! İslam düşmanı olan Çin yönetimini örnek alıyorsunuz yazıklar olsun size! Eğer öyleyse biz sizden değiliz! Elhamdülillah ben müslümanım! Ve sizlerden beriyim! Çin benim müttefikim ve dostum değildir! Düşmanımdır!
Bu görüntüler Çin'de bir restoranda çekilmiş.
Zeminde dekor olarak Arapca kelime-i şahadet yazıları kullanılmış.
Zalim Çin rejiminin İslam düşmanlığını bir türlü anlamayanlar, bu görüntülere iyi baksın.
Yıkılasın zalim Çin!
Yerle yeksan olasın!
#SONDAKİKA 🛑 #Thf#Tp2
VATANDAŞ NASIL YANILMASIN?
- Tera Holding Başkanı TÜRGEV'de misafir ediliyor,
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesine onur konuğu olarak kabul ediliyor,
- Anadolu Ajansı'nda 10 tane haber var,
- A Haber'de yüzlerce saat yayın var Tera Holding,
- Hedef Holding, Pusula Holding hakkında Sermaye Piyasası Kurulu hiçbir şikâyeti dikkate almıyor,
- Ramazan Başak diye bir ferdivahit bir kahraman Tera Holding ismini ağzına aldığı için iki kere gözaltına alınıyor,
- Bankacılık Düzenleme Kurulu Bu dolandırıcılara banka kurma izni veriyor,
- "Tera Holding" ifadesi geçen "tweet"ler olumsuzsa bir saatte yasak yiyor,
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Üst Kurul üyeleri, Cumhurbaşkanı danışmanları, Eski Başbakanlık Danışmanı, AK PARTİ'li siyasetçiler, çocukları, Hazine Bakan Yardımcısının damadı, BDDK üyesinin oğlu buralarda görev yapıyor.
Bu liste size normal geliyor mu?
MEHMET EMİN EKMEN
Kaynak: @TanselCiftcii
Kalıcı yasaklar için bildirge imzalandı. Bu kez geniş kapsamlı. İklim sağlık, puanlama ve ve zorla sıvı dayatması.. Türkiye imzaladı. İsrail, ABD imzalamadı.
➖3 Merkez Bankası Başkan Yardımcısı;
💡Biri Merkez Bankası'nı dolandırdığı için bir süre tutuklu kaldı, şu an ev hapsinde.
💡Diğeri fon vurgunu yaptığı iddiası ile tutuklu.
💡Bir diğerinin ise (Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğü'nü fon vurgunu ile dolandırdığı gerekçesi ile) mal varlığına tedbir kondu, yurt dışına çıkışı yasaklandı.
🖊️Her üçünün de cebimizdeki parada imzası var, iyi mi?
🍏Gökten 3 çürük elma düştü, üçü de Merkez Bankası'na düştü!
⚠️ “20 milyar liralık makam şoförü...”
İsmail Saymaz, Osman Arıkan Nacar’ın sigorta kayıtlarında asgari ücretli olarak gösterildiğini ve fon vurgunundan kazandığı parayla yurt dışına kaçtığını anlattı:
• Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin indirdiği 2.2 milyar TL’nin 10 katını Osman Arıkan Nacar cebine atarak yurt dışına kaçtı.
• Nacar’ın şansı, Kaya kadar popüler olmaması. Yoksa AK Parti’nin bürokrat kadroları arasında yer alıyor.
• Sağlık Bakanlığı’nda kritik koltuklar Nacar’a emanet edilmiş.
• Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tıbbi Cihaz Dairesi Başkanlığı... Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı... Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü... Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulunmuş.
• Kardeşi Halil Nacar, halen Adana İl Sağlık Müdürü.
• Nacar kardeşler AK Partili diye biliniyor.
• Halil, Yüreğir’de belediye başkan adayı gösterildi fakat kazanamadı. Tekrar İl Sağlık Müdürlüğü’ne döndü.
• Osman ise iki kez milletvekili aday adayı oldu.
• AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile birlikte Bodrum tatil yapacak kadar ileri bir dostluğu olduğundan söz ediliyor, Osman’ın. Babası vefat ettiğinde tabutun bir ucunda Osman, diğer ucunda Çelik vardı.
• Nacar, E-Data adlı teknoloji şirketinin üç ortağından birisiydi.
• Şirket fon soruşturması kapsamına alınınca ortaklardan Ali Göl tutuklandı.
• Nacar’ın ise 20 milyar TL ile yurt dışına kaçtığı iddia ediliyor.
• Nacar, milyarlarla oynadığına göre dev bir holdingi yönetiyor ve her ay çuvalla maaş alıyor diye düşünebilirsiniz.
• Sigorta kayıtları aksini söylüyor.
• 2001-2002: Şırnak Silopi Verem Sağlık Ocağı’nda memurluk yaptı.
• 2002-2013: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştı.
• 2013-2015: Sağlık Bakanlığı Tıbbi Cihaz ve Kozmetik Ürünler Daire Başkan Yardımcısı oldu.
• 2015-2017: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştı.
• 2017-2018: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar yardımcısı oldu.
• 2018-2019: Özel bir şirkette ortaktı.
• 2019-2024: Yüksek İhtisas Üniversitesi’nde profesör.
• Nacar, gözlerinize inanamayacaksınız ama 2023’ten bugüne ve şimdi hâlâ sigorta kaydında makam şöförü görünüyor.
• Brüt maaşı 33.030 TL olarak belirtiliyor.
• Yani, asgari ücretli gösterilmiş!
• Nacar, kayıtlarda 1993 doğumlu Ervin Asan’ın makam şöförü olarak görünüyor.
• Asan, Romanya Köstence doğumlu bir Türk. Açık kaynaklara göre Romanya vatandaşı ve bu ülkede şarkıcılık yapıyor.
• Kayıtlarda, Adana İmamoğlu’ndaki Kilikya Tarım Anonim Şirketi’nde pazarlamacı gösterilmiş.
• Kilikya Tarım’ın iki sahibi var: Mehmet Çalışkan ve Eysa Tosmur Candan.
• Candan, Fubs Bank adlı dijital mevduat bankasının kurucuları arasında yer alıyor ve beş ortağından biri.
• Ağabeyi Fatih ise bankanın yönetim kurulu başkanı.
• Fubs Bank, Adana’da 1968’de kurulan Tosmur Group bünyesinde yer alıyor.
• Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Fubs Bank’a 2022’de kuruluş, 2024’te faaliyet izni vermiş.
• Candan ile Romanyalı Asan, Asan ile Adanalı Nacar arasında nasıl bir bağlantı var?
• Acaba Nacar, makam şöförü olarak göründüğü Ervin Asan’ın yanına, Romanya’ya kaçmış olabilir mi?
Kanser tedavisi için kansere neden olan ilaçları veren Modern tıbbın teşhisi de, tedavisi de hastalıklardan çok daha tehlikelidir
Olmayan C19 teşhislerinde ve tedavilerinde, sonrasında da aşılarında bunu açıkça gördük
Modern tıp en güvenilmez ve en şeytani sistemdir
İYİ Parti milletvekili Sn. Turhan Çömez , AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya'nın nasıl zengin olduğunu ve fon skandalının sorumlularının hükümetle bağlantılarını Meclis'te tek tek açıklıyor. Videoyu sonuna kadar dinleyiniz 👇
#HerFonaZorlaClawBack / #bist100
Şu acizliğe bakın!
Başörtülü öğrenciler okul önünde oturmasın diye yerleri suluyor!
Aynısı Türkiye’de de yaşandı.
Hangi ülkede, kime yaşatılsın karşı çıkan bir insan hakları savunucusu siyasetçiyim.
Bu vicdansızlığı görmezden gelmem, affetmem. Teşhir eder, eleştiriririm.
Zorla kimse kimseye hiç bir şey yaptıramaz.
Bir ara, ben yaptım oldu şeklinde sonuca ulaşılmışsa da kendisine zorlamayla bir şey yaptırılan kişi bunu bir kenara not eder. Er ya da geç, bunu sizin karşınıza çıkartır.
İsterseniz, bunu unutmayın ama siz bilirsiniz.
Öte yandan, bir bayana soyun (afedersiniz) dediğinizde bu nasıl kabul edilemezse aynı bayanın elbisesinin bir parçası olan başörtüsü için de çıkar denilmesi kabul edilemez.
Bunu dediğinizde o bayana da soyun(afedersiniz) demiş olursunuz.
Soyun dendiğinde illada bütün elbiselerin çıkarılması gerekmiyor.
Bir kadına eteğini çıkar, pantolonunu çıkar, tişörtünü çıkar şeklindeki emirler ne kadar çirkin ve saldırgansa başörtünü çıkar emri de aynı o derecede çirkin ve saldırgandır.
Buna bütün toplumun tepki göstermesi lazım.
Bayanlar nahiftir onlara son derece dikkatli davranılması gerekirken bu hassasiyetleri geçip bütün herkesin içinde örtünü çıkar emri o bayana yapılmış son derece ağır bir nezaketsizliktir ve ona yönelik yapılmış bir soyun emridir.
Bu ağır yükü kaldıramayacak kadına yönelik büyük bir travmadır.
Herkesin önünde bir kadına örtünü çıkar diyorsunuz.
Nerede sizin kadın dernekleriniz, hani sözde kadın hakları savunucusu sevgi kelebekleri.
Bir kadının başındaki örtüden size ne?
O kadın o örtüyü kendi başına örtüyor sizin başınızı örtmüyor.
Bu durum sizi ilgilendirmiyor ama siz buradan bir saldırganlık üretebiliyorsunuz.
Türkiye'de de 28 Şubat, 1000 yıl sürecek demişlerdi. 28 şubatçıların birçoğu tepetaklak olup gittiler.
Zelil bir şekilde hayatları son buldu.
Allah size mühlet veriyor. İsterseniz bu mühleti ziyan etmeyin.
Topuk kanı ve Hapis cezası
Nüfus artış hızının düştüğü şu günlerde, sağlık gerekçesiyle bu tür zorlayıcı kararların alındığı bir ortamda hangi anne anne olmayı göze alabilir?
Metabolik ve genetik taramalarda arananan hastalıkların, örneğin SMA'nın kesin bir tedavisi var mıdır? Dr. Uğur Yılmaz, zamanında TV100 yayınında bu konunun teknik ve hukuki detaylarını açıkça dile getirmişti. Kayyum kararlarına sessiz kalanlar, aile egemenliğini yok sayan bu adımlara da sessiz kalmaya devam mı edecek?
Sorulması gereken asıl soru şudur: Bebek sağlığı adı altında yürütülen bu süreçte, sırf topuk kanı aldırmak istemedi diye lohusa bir anne bebeğiyle birlikte cezaevine mi gönderilecek? Amaç gerçekten bebeğin sağlığını korumak mıdır?
Klinik bir bulgu olmadan yapılan taramalarda yanlış pozitif sonuç çıkma olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun geçmişte emsalleri yaşanmış, yanlış teşhisler yüzünden aileler perişan olmuştur. Bebek emmiyorsa, cildinde pullanma veya mikrosefali gibi açık bir klinik belirti varsa, zaten hiçbir anne baba durmaz; doktor doktor gezer.
Hiç kimse, bir bebeği 9 ay karnında taşıyan anneden ve onun babasından daha çok düşünemez. Annesini bile emmeden bebeğe uygulanan invaziv (girişimsel) işlemler karşısında ailelerin duyduğu haklı endişeler neden göz ardı ediliyor?
Doç. Dr. Yavuz Dizdar’ın da belirttiği gibi otizm çağın en büyük meselelerinden biridir. prof .Dr Gülümser Heper ise otızımın görülme oranı 18’de 1’e kadar düşmüştür diyor . Amerika’da dahi bebeklerin aşırı doz yüklemesine maruz bırakılması, aşı içeriğindeki ağır metaller ve doğar doğmaz uygulanan Hepatit B aşısı ve 70 dozdan 11 doza düştü karma aşılar ise farklı zamanda ve inançı gereği kimseye zorla yapılamaz diye imzalar atıldı .
Yıllar önce yaptığım araştırmalarda otizmin tam mekanizmasının modern tıp tarafından henüz açıklanamadığını gördüm. Bebeklerin doğal florasını ve fıtratını bozacak, otizm veya atopik dermatit gibi tablolara yol açabilecek hiçbir invaziv işlemi kızıma yaptırmadım. Ardından doğan oğlumda da aynı tutumu sürdürdüm.
Sonuçta ne mi oldu? Bebeğe kayyum atandı, ardından hukuki süreç kapandı.
Bizler klinik bir bulgu olmaksızın gereksiz müdahaleleri reddederek hem hekimlerin üzerindeki yükü hafifletiyor hem de gereksiz ilaç kullanımının önüne geçerek ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz.
(Tıbbi tavsiye değildir; kendi ailevi tecrübe ve kamuoyuna yansıyan beyanlarımdan ibarettir.)
Topuk kanı aldırmadı diye bir Aile ye gelen tebligat avukat Cüneyt Bülent şeker paylaşmıştı .
T.C. KAHRAMANMARAŞ ÇOCUK MAHKEMESİ
Tedbir kararının yerine getirilmesinde gerekli önlemlerin alınması için Mahkememiz aracı kılınmaksızın 5395 Sayılı Kanun ve Yönetmeliği gereği ilgili kurum ve kolluk birimleri tarafından entegrasyon içerisinde işlemin yerine getirilmesine,
5- ÇKK 45/5 maddesine göre Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabileceğinin ihtarına,
Memlekette artık konuşmak da eleştirmek de yasak! @oktay_saral “Suyun ısındı.” diyor insanları sabahın köründe gözaltına alıyorlar. Gözaltı kararı soruluyor, o da yok! “Başka bir gözaltı kararını eleştirmişsin, hadi bakalım seni de götürüyoruz.” anlayışıyla hareket ediliyor.
DEVLETTEN BÜYÜK GÜÇ YOK MU?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Alparslan Kuytul’u hedef aldığı paylaşımına Kur’an ayetiyle başlıyor.
Kuytul’a:
“Din bezirgânı, bozguncu!”
diyor.
Ardından:
“Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!”
diye devam ediyor.
Ve aynı metinde şu cümleyi kuruyor:
“Devletten büyük hiçbir güç yoktur.”
Ertesi sabah Alparslan Kuytul’un evine operasyon yapılıyor ve Kuytul gözaltına alınıyor.
Sonra ne oluyor?
Oktay Saral bu paylaşımını siliyor.
Şimdi mesele yalnızca Alparslan Kuytul değildir.
Mesele, Türkiye’de devlet, millet, hukuk, siyaset ve din arasındaki sınırların ne hale getirildiğidir.
Önce Saral’ın o iddialı cümlesinden başlayalım:
“DEVLETTEN BÜYÜK HİÇBİR GÜÇ YOKTUR.”
Hayır Saral.
Devletten büyük güç vardır.
Hukuk devletinde önce MİLLET vardır.
Çünkü Anayasa ne diyor?
“Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.”
Devlet milletin sahibi değildir.
Millet devletin meşruiyet kaynağıdır.
Devlet millete hükmetmek için yaratılmış kutsal ve dokunulmaz bir kudret değildir; milletin haklarını, hukukunu ve güvenliğini korumak için vardır.
Bu nedenle demokratik hukuk düzeninde devletin üzerinde millet iradesi vardır.
Ama siz paylaşımınıza Kur’an ayetiyle başladığınıza göre bir şeyi daha hatırlatmak gerekiyor:
Devletten de milletten de büyük olan ALLAH’ın kudretidir.
Kur’an ne diyor?
“Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın… Hiç kuşku yok sen her şeye kadirsin.”
Âl-i İmrân 3/26.
Öyleyse ayetle başlayıp birkaç paragraf sonra:
“Devletten büyük hiçbir güç yoktur”
demek nasıl bir çelişkidir?
Kur’an’ı referans gösteriyorsanız, mutlak kudret devlete değil Allah’a aittir.
Demokratik Cumhuriyeti referans gösteriyorsanız, egemenlik devlete değil millete aittir.
Yani hangi kapıdan girerseniz girin aynı yere çıkıyoruz:
DEVLET MUTLAK GÜÇ DEĞİLDİR.
Devlet milletindir.
Millet devletin tebaası değildir.
Ve devlet yöneticileri de devletin sahibi değildir.
Daha açık söyleyelim:
Hükümet devlet değildir.
AK Parti devlet değildir.
Cumhurbaşkanlığı devletin sahibi değildir.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı mahkeme değildir.
Hepsinin üzerinde hukuk vardır.
Milletin verdiği yetki vardır.
Ve bir Müslüman açısından bütün dünyevi iktidarların üzerinde Allah’ın kudreti vardır.
Asıl vahim olan ise bundan sonra başlıyor.
Bir Cumhurbaşkanı Başdanışmanı bir vatandaşa:
“Akıllanmamışsın.”
diyor.
Ne demek “akıllanmamışsın”?
Hangi suçun hukuki karşılığıdır “akıllanmamak”?
İktidarı eleştirmek mi?
Devlet uygulamalarını eleştirmek mi?
Bir operasyonu sorgulamak mı?
Savcılıkların görevi siyasi iktidara karşı konuşanları terbiye etmek midir?
Sonra:
“Sıra sana da gelecek.”
diyor.
Ve ertesi sabah sıra gerçekten Kuytul’a geliyor.
Üstelik bu ilk örnek de değildir.
Oktay Saral daha önce Fatih Altaylı için de:
“Suyun ısınmaya başladı.”
dedi.
Ardından Altaylı gözaltına alındı ve tutuklandı.
Şimdi aynı metafor:
“Senin de suyun ısındı.”
Ve yine ardından adli operasyon.
Tüm bu olanların HUKUKLA ZERRE KADAR İLGİSİ VAR MI?
Bağırsak sorunlarını hafifletmenin en hızlı yolu.
Kelimenin tam anlamıyla sadece bileğinizi sıkıştırın.
Bu basınç noktası bulantı ve kusmayı hızla tersine çevirebilir.
Yaklaşık 60 klinik çalışmada incelenmiş.
Lider anti-bulantı ilaçlarını geride bırakıyor.
Sıkıştığınızda deneyin.
Pazar Komplo Teorisi
Suudiler,Pakistan ve Türkiyenin Anlaşma İmzalamasının Sebebi Sana Anlatıldımı ?
Ben Anlatayım
İlk Görev Yemendeki Husiler
İsrail Soykırım Yaparken İsraile İlk Füze Atan
İsraile Giden Gemileri Durduran Husiler Temizlencek
Sonra İrana Geçilecek @ErkanTrukten
LOZANDAN ÖNCE GİZLİ ANTLAŞMA YAPILMIŞ.
ANTLAŞMANIN MADDELERİNE BAKAR MISINIZ.
1.HİLAFETİ KALDIRIN
2.MEDRESELERİ VE DİNİ EĞİTİMİ YASAKLAYIN.
BU BELGE CUMHURBAŞKANLIĞI ARŞİVİNDE VAR.
Lozan’da Yunanistan savaş tazminatı ödemeyi kabul etti ama Türkiye bu paradan feragat etti
feragat edilen rakam 470 ton altın,
nasıl zafer ama!
#fileninsultanları#Beniİlgilendiriyor 24 Temmuz Gazeteciler Lozan Barış Antlaşması'nın 103
Tıp Okulu
Karın ağrısı her zaman bağırsaktan, böbrekten, apandisten gelmez.
Bazen ağrının kaynağı karın duvarıdır; yani kas, sinir, bağ dokusu.
Bunu anlamanın basit bir yolu var: Carnett belirtisi.
Hasta sırtüstü yatar. Ağrıyan nokta bulunur. Sonra hasta başını kaldırır ya da bacaklarını kaldırıp karın kasını sıkar.
Eğer bu sırada ağrı azalıyorsa, ağrı daha çok içerideki organlardan geliyor olabilir.
Ama ağrı artıyor ya da aynı kalıyorsa, “dur bakalım, bu bağırsak değil; karın duvarı-kas-sinir ağrısı olabilir” deriz.
Yani mesele basit:
Kas gevşekken ağrıyor, kas sıkılınca daha da belirginleşiyorsa; suçlu bazen bağırsak değil, karın duvarının kendisidir.
Bu yüzden aylarca “gaz mı, bağırsak mı, böbrek mi?” diye dolaşan bazı hastalarda iyi bir fizik muayene, koca koca tetkiklerden daha fazla şey söyler.