#piktes Sözleşme daveti ayrıca ilan edilecek kısmını hala bekliyoruz.Oysa "beklemek cehennemdir." şu akışında hayatın biraz hak iadesi için hızlanması ve sevincin tamamlanmaaı için acele etmeme ısrarı lütfen bitsin. #piktesSözleşmeDavetiNezaman
Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, eğitim sistemindeki aksaklıklar ve toplumun beklentileri göz ardı edilemez bir noktaya gelmiştir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için değişim şart.
#YusufTekinGöreveSon
@UgurKohan Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, eğitim sistemindeki aksaklıklar ve toplumun beklentileri göz ardı edilemez bir noktaya gelmiştir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için değişim şart.
#YusufTekinGöreveSon
📣 ETKİNLİK BAŞLIYOR
Yıllardır öğretmen istihdamı; mülakatlarla, yetersiz atamalarla, sürekli değişen sınav sistemleriyle ve güvencesiz çalışma biçimleriyle yönetilmeye çalışılıyor. Sonuç ise her yıl büyüyen mağduriyetler.
2023 KPSS (1611 öğretmen) ve 2024 KPSS’de (50 öğretmen) mülakatlar nedeniyle hak kaybı yaşayan öğretmenler,
2024 KPSS’de yetersiz kontenjanlarla dışarıda bırakılan binlerce öğretmen,
2025 AGS kapsamında sınırlı atama sayılarıyla belirsizliğe sürüklenen, kontenjan dağılımları hâlâ açıklanmayan öğretmenler, atama bekleyen engelli öğretmenler,
aynı sorunun farklı dönemlerde ortaya çıkan yansımalarıdır.
KPSS’de yer alan Eğitim Bilimleri, AGS’ye geçişle birlikte sınavdan çıkarıldı;
şimdi ise soru sayısı daha az olan bir yapıda yeniden gündeme alındı.
Pedagojik formasyon zorunluluğu kaldırılırken,
öğretmen yetiştirme sorumluluğunun akademiye devredildiği söylenirken,
AGS ve ÖABT’nin kapsamının bu şekilde değiştirilmesi ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Akademi eğitiminde Ölçme ve Değerlendirme dersinin verileceği kısa süre önce duyurulmuşken,
aynı alandan sınavda sorumlu tutulmanın mantığı kamuoyuna açıklanmış değildir.
Öğretmenler olarak itirazımız değişime değil;
plansızlığa, belirsizliğe ve emeğin görmezden gelinmesine yöneliktir.
Eğitim, günü kurtaran kararlarla değil; tutarlı ve öngörülebilir politikalarla yönetilmelidir.
Ek atama, adil kontenjan, mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi,
ücretli öğretmenliğin sona erdirilmesi, engelli öğretmenlerin atamalarının gerçekleştirilmesi,
özel sektörde öğretmen emeğinin korunması ve
atama süreçlerinin baştan netleştirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu olarak
taleplerimiz karşılık bulana kadar
sesimizi yükseltmeye, birlikte hareket etmeye ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.
#YusufTekinGöreveSon
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri @talatyavuz29
Bu mülakat işi başından beri yanlış yürüdü. Dünya alem biliyor. Komisyondakiler toplama çıkarma yapamamışlar. Kontrol ederken de hata yapmışlar. Bunun affı yok. Suç duyurusunda bulunulabilir cimere yazılabilir
#MülakatZulmünde426Gün
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri @talatyavuz29
Bu mülakat işi başından beri yanlış yürüdü. Dünya alem biliyor. Komisyondakiler toplama çıkarma yapamamışlar. Kontrol ederken de hata yapmışlar. Bunun affı yok. Suç duyurusunda bulunulabilir cimere yazılabilir
#MülakatZulmünde426Gün
Sayın Devlet Bahçeli,
Biz bu satırları kalemle değil, yüreğimizle yazıyoruz.
Bizler; adaletsiz mülakatlar nedeniyle görevine başlayamayan 1611 öğretmenin anneleriyiz.
Evlatlarımız yıllarca okudu. Gecesini gündüzüne kattı. Umutlarını, hayallerini, gençliğini öğretmen olma idealine adadı. Yazılı sınavlarda başarılı oldular. “Başardık” dedikleri o günden sonra ise mülakat adı verilen bir süreçle hayatları ellerinden alındı.
O günden bu yana evlerimiz sessiz.
Bir annenin evladının gözlerindeki umudun her geçen gün biraz daha sönmesini izlemesi, tarif edilemez bir acıdır.
Sabahları işe gidemeyen, geleceğini kuramayan, başını öne eğip “anne ne olacak bizim hâlimiz” diye soran evlatlara cevap verememek…
İşte bizim imtihanımız budur.
Sayın Devlet Bahçeli,
Sizin “1611 mülakat mağduru öğretmenin haklarının iadesi” sözünüz, bir anne yüreğine düşen en kıymetli teselli oldu.
Biz o sözü; 1611 öğretmenin haklarının iade edileceğine, bu adaletsizliğin son bulacağına dair bir vicdan sözü olarak gördük.
Bizler ayrıcalık istemiyoruz.
Sadece adalet istiyoruz.
Mahkemelere bırakıldığında daha da büyüyen bu yarayı, tek seferde ve kanunla kapatacak bir irade istiyoruz.
Evlatlarımızın alın terinin, onurunun ve emeğinin teslim edilmesini istiyoruz.
Bir anne olarak söylüyoruz:
Bir evlad��n hayattan kopmasına sessiz kalmak, bir annenin taşıyabileceği bir yük değildir.
Bu yük artık omuzlarımızı çökertti.
Sizden beklentimiz; verdiğiniz sözün arkasında durmanız,
1611 mülakat mağduru öğretmenin haklarının yüce Meclis çatısı altında iade edilmesine öncülük etmenizdir.
Dualarımızda evlatlarımız var.
Dualarımızda adalet var.
Ve dualarımızda sizin bu meseleye sahip çıkacağınıza dair inancımız var.
Saygılarımızla,
1611 Mülakat Mağduru Öğretmenlerin Anneleri
#AnkaradanMülakataNetçözüm
Sayın Devlet Bahçeli,
Biz bu satırları kalemle değil, yüreğimizle yazıyoruz.
Bizler; adaletsiz mülakatlar nedeniyle görevine başlayamayan 1611 öğretmenin anneleriyiz.
Evlatlarımız yıllarca okudu. Gecesini gündüzüne kattı. Umutlarını, hayallerini, gençliğini öğretmen olma idealine adadı. Yazılı sınavlarda başarılı oldular. “Başardık” dedikleri o günden sonra ise mülakat adı verilen bir süreçle hayatları ellerinden alındı.
O günden bu yana evlerimiz sessiz.
Bir annenin evladının gözlerindeki umudun her geçen gün biraz daha sönmesini izlemesi, tarif edilemez bir acıdır.
Sabahları işe gidemeyen, geleceğini kuramayan, başını öne eğip “anne ne olacak bizim hâlimiz” diye soran evlatlara cevap verememek…
İşte bizim imtihanımız budur.
Sayın Devlet Bahçeli,
Sizin “1611 mülakat mağduru öğretmenin haklarının iadesi” sözünüz, bir anne yüreğine düşen en kıymetli teselli oldu.
Biz o sözü; 1611 öğretmenin haklarının iade edileceğine, bu adaletsizliğin son bulacağına dair bir vicdan sözü olarak gördük.
Bizler ayrıcalık istemiyoruz.
Sadece adalet istiyoruz.
Mahkemelere bırakıldığında daha da büyüyen bu yarayı, tek seferde ve kanunla kapatacak bir irade istiyoruz.
Evlatlarımızın alın terinin, onurunun ve emeğinin teslim edilmesini istiyoruz.
Bir anne olarak söylüyoruz:
Bir evladın hayattan kopmasına sessiz kalmak, bir annenin taşıyabileceği bir yük değildir.
Bu yük artık omuzlarımızı çökertti.
Sizden beklentimiz; verdiğiniz sözün arkasında durmanız,
1611 mülakat mağduru öğretmenin haklarının yüce Meclis çatısı altında iade edilmesine öncülük etmenizdir.
Dualarımızda evlatlarımız var.
Dualarımızda adalet var.
Ve dualarımızda sizin bu meseleye sahip çıkacağınıza dair inancımız var.
Saygılarımızla,
1611 Mülakat Mağduru Öğretmenlerin Anneleri
#AnkaradanMülakataNetçözüm