GÜLİSTAN DOKU'NUN ÇANTASI TUNCAY SONEL'İN ELİNDE MİYDİ?
Gülistan Doku 5 Ocak 2020 günü ortadan kaybedildi...
ilk arama 6 Ocak günü AFAD ekipleri tarafından botla su yüzeyinde gerçekleştirildi...
6 Ocak günü aşırı fırtına nedeniyle gece saatlerinde baraj gölü yüzeyinde yapılan çalışmada bir bulguya rastlanmadı...
6 Ocak günü Sarısaltuk viyadüğü dibinde su yüzeyinde bulunan bir çisime yaklaşıldı insan olmadığı ve suya düşen 3 metre uzunluğunda bir kütük olduğu anlaşıldı...
6 Ocak günü aşarı fırtına nedeniyle gece yarım bırakılan arama çalışmaları 7 Ocak günü tekrar yapıldı...
7 Ocak günü AFAD ekiplerinin Uzunçayır baraj gölü üzerinde yaptıkları arama çalışmalarında bir gün önce Sarısaltuk viyadüğü dibinde görülen büyük kütük fırtınanın etkisiyle 2 km akıntının ters yönüne sürüklenerek Atatürk mahallesindeki öğretmen evi önüne kadar geldiği tespit edildi...
8 Ocak günü Elazığ Emniyet müdürlüğüne bağlı polis su altı arama kurtarma timleri gelerek su altı dalışı başlattı...
Vali Tuncay Sonel Tunceli'ye gelen Gülistan Doku ailesi üyelerine kızınız Uzunçayır baraj gölüne atladı, cansız bedenini kesinlikle bulup size teslim edeceğim sözünü verdi...
8 Ocak günü dalgıçlar sabah sahtelerinden öğlen saatlerine kadar Sarısaltuk viyadüğüne dalış yaptı ancak bir ize rastlamadı..,
8 Ocak günü öğlen saatlerinde Sarısaltuk viyadüğü dibinde tekrar dalış gerçekleştirdi...
Suyun 16 metre kadar dibine inen 2 dalgıçtan biri su yüzeyine çıktığında avcunda kağıt parçaları hiç bozulmadan bulundu ve anında emniyet yetkililerine teslim edildi...
Kağıtlar anında savcılığa teslim edildi ve Tuncay Sonel aileye kızınıza ait reçete ders notları suyun dibinde bulundu dedi...
Reçete ve okul notları kriminal daireye gönderildi reçetenin gerçek olduğu ve Gülistan Doku'ya ait olduğu yazıların da Gülistan Doku'nun olduğu tespit edildi...
13 Ocak günü aynı dalgıçlar tekrar Sarısaltuk viyadüğüne daldı bu kez suda küçük bir makas çıkardılar...
Gülistan Doku'nun makası olduğu arkadaşları tarafından teyit edildi ve makas savcılığa teslim edildi...
Sonraki dalışlarda hiç bir şey bulunmadı...
Sözde kağıt parçaları makas suyun 16 metre dibinde bunuldu ama Gülistan Doku bulunamadı...
ŞİMDİ SORALIM...
A4 kağıdının yarısından küçük olan kağıt reçete suyun dibine nasıl daldı?
Kağıt reçete suyun dibinde çıktıysa Gülistan neden çıkmadı?
Reçete ve notlar suyun dibinde 48 saatten fazla kalmalarına rağmen tükenmez kalem ile yazılan yazılar neden silinmedi?
Kağıt suyun dibine dalmaz su yüzeyinde kalır ve belli süre sonra parçalara ayrılır.
Kağıtlar su yüzeyinde olması gerekirken suyun dibinde nasıl çıkarıldı?
5-6-7 Ocak günleri hava aşırı rüzgarlı olmasına rağmen kağıtlar su yüzeyinde neden sürüklenmedi parçalanmadı ve kıyıya vurmadı?
Yapılan bilimsel çalışmalarda kağıt parçalarının suyun dibine dalma özelliğinin olmadığı kanıtlandı.
Peki bu reçete ve notlar suyun dibine nasıl gitti?
Herhangi bir çanta yada kapalı ağır kutu parçasının içinde olmayan kağıt notlar suyun 16 metre dibine nasıl çöktü?
6 Ocak günü dalgıçların dalış yaptığı bölgedeki büyük boyutlu kütük rüzgarın etkisiyle ters akıntı ile 2 km uzak yere gitmesine rağmen o reçete ve notlar nasıl orada sabit kaldı?
SONUÇ NE ÇIKTI?
Erzurum cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Tuncay Sonel soruşturması kapsamında Gülistan doku cinayetinde delil karartan ve yok ettiği iddia edilen 19 kolluk görevlisi gözaltına alınıp sorgulandı.
Sorgulananlar arasında yer alan 2 polis dalgıç tuncay Sonel'in talimatı ile Gülistan Doku'ya ait notları ve reçete ile makası suyun dibine götürüp suyun dibinde bulunmuş süsü vererek Gülistan Doku'nun ailesini intihara inandırmak için notları ve reçeteyi talimatla suyun dibine götürerek çıkardıkları iddiasıyla tutuklandı...
ORTAYA ÇIKAN GERÇEK NE?
Gülistan Doku 5 Ocak 2020 günü ortadan kaybedildikten sonra bir daha haber alınamadı ve sonradan ortaya çıkan gerçekler ve deliller ışığında vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in, Gülistan Doku'yu katlettiği gerçeği ortaya çıkmıştı.
Dalgıçların tutuklanması ile ortaya çıkan bir başka gerçekte Gülistan Doku'ya ait reçete, notlar ve makas nereden getirilerek dalgıçlara verildiği?
bu durumda Gülistan Doku'nun cansız bedenini Tuncay Sonel'in elinde olduğu ve Doku'nun kişisel eşyalarının bulunduğu çantasında çıkarılıp alınan reçete, notlar ve makasın Tuncay Sonel'in ekibi tarafından dalgıçlara verildiği artık önümüzde duran başka bir gerçek...
Ümit Özdağ, cezaevinde ziyaret ettiği Oğuzhan Uğur ile Sinem Dedetaş’ın kamuoyuna iletilmesini istediği mesajları paylaştı.
👉 Oğuzhan Uğur:
“Suçsuz olduğuma inanıyorum. Kamuoyunun da buna inandığını düşünüyorum. Bu yüzden günlerimi moralimi yüksek tutarak ve sağlığımı koruyarak geçirmeye çalışıyorum.”
👉 Sinem Dedetaş:
“Burada olmayı ben seçmedim. Seçmenlerin verdiği yetkinin görev süresi sonuna kadar korunması gerektiğine inanıyorum. Attığım adımın doğru olduğunu düşünüyorum.”
Herkes vesileyle tekrar duysun ki mesele tek başına Erdoğan değil Erdoğanları doğuran, her gün hepimizin hayatından çalıp holding patronlarının cebine koyan düzendir.
Sizin adına dava dediğiniz de belli ki makamlarınız, koltuklarınız, mallarınız mülklerinizdir.
Okullarda bu memleketin çocuklarına bir öğün yemeği çok görürken milyarlarca lira vergimizi garanti sözleşmeleriyle yandaşlara peşkeş çekmektir.
Katillerin, soykırımcıların yollarına kırmızı halı seren teslimiyetçiliğiniz, tam bağımsız Türkiye’yle bitmeyen derdinizdir.
“Bu millet, liderlerini ve değerlerini kendi iradesiyle belirler”miş.
Milletin seçtiği milletvekillerini, devşiremediği belediye başkanlarını, parti genel başkanlarını hukuksuzca esir tutan, henüz hapse atamadığını da korkutup sustururum sanan bir rejimin temsilcisi için fazla iddialı ama güzel laf.
Buyurun boş konuşmak yerine genel başkanınızın rakiplerini tutuklamaya ara verip koyun sandığı halkın önüne de hangi anlayışı sırtından atacak görelim.
Tutuklu Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş:
"Siyasi gerekçeyle burada olduğumu biliyorum. Buraya gelmeden önce yapılan teklifleri kamuoyu da biliyor artık.
İsteseydim burada olmazdım ama ben bir siyasetçinin seçmenden aldığı yetkiyi en azından o dönem bitene kadar muhafaza etmesi gerektiğini seçmene saygının bir gereği olduğuna inanıyorum.
Yapmış olduğum, almış olduğum tavırdan dolayı da haklı ve doğru olduğumu düşünüyorum ve mutluyum"
https://t.co/DpARrBwWVC
Kızımıza istismar edildi, darp edildi, canice öldürüldü. Dünya tarihinde örneği olmayan naaşına ordan buraya taşınıp işkence edildi, ki hala naaşı yok hala ediliyor, üstüne biz acılı aileye, aile avukatımıza Gazeteci Ferit Bey'e soruşturmalar açılsın dediler. Nasıl bir vahşet bu?
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
“Başıma bişey gelirse, intihar demeyin” demişti Fatma Çelik.
Başına çok şey geldi; 8 yaşındaki kızı istismar edildi, kendi çocukken istismar edildi, failiyle evlendirildi.
Kızıyla birlikte ölü bulundu, olayla ilgili kimse yargılanmadı.
Sesini bile duymadılar. Kimi korumak için?
Bu fütursuz ve kontrolsüz belediye operasyonlarının bana göre iki anlamı var, ya gerçeklikten koptular kendi elleriyle geleceğin iktidarını hazırlıyorlar ya da artık sandığı umursamıyorlar, yoksa bu kadar pervasızlığın başka izahını bulamıyorum.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’tan gelen mesajı, kız kardeşi okudu:
Benim durduğum yerde durmaktan çekinenler olabilir ama ben bir Cumhuriyet kadını olarak dim dik buradayım! Korkmuyorum!
İstanbul İli Ataşehir ilçesi 1417 nolu parselde bulunan VARYAP meridiyen sitesinde 1+1 mustafa turkay sonel oturduğu yer önce koruma şükrü eroğlu adına daha sonra mustafa turkay sonel üzerine kayıt ediliyor, bir insan oturduğu yeri neden önce koruması üzerine kayıt eder?
Timur Soykan: "Bir salonu dolduramayan CHP var bakın, İstanbul gibi 16 milyonluk bir kentte bir salon dolduramayıp figüranlara mecbur kalan bir CHP var.
Gerçekten, 103 yıllık partiyi, Atatürk'ün kurduğu 103 yıllık partiyi 2 ayda perişan ettiler.
Dünya siyaset tarihinde yoktur, salonu dolduramadığınız için figüranlarla iş yapıyorsunuz, ondan sonra da gidip bağımsız gazeteleri karalamaya çalışıyorsunuz."
Birgün muhabiri Ebru Çelik’e 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻. Şaşırdık mı! Tipik Kılıçdaroğlu beceriksizliği. Tipik rezillik. 🤮Bir de arınma diyorlar. Siz önce kendiniz arının 🛁
Figüranlardan birisi Sözcü TV’ye her şeyi anlatmış zaten:
“Oğlum geliyordu, hadi sen de gel 950 lira alacağız diyerek. Yoksa benim Kılıçdaroğlu ile alakam yok yani.”
SON DAKİKA
Handan sonel'in tutuklanma gerekçeleri ortaya çıktı...
Handan Sonel'in savcılık ifadesinde ve hakimlik sorgusunda çok önemli detaylar ortaya çıktı...
Gülistan Doku'nun telefon sinyalinin kesildiği sırada konuttaki çalışan 2 kadın personel aceleden dışarı çıkarılmış...
Olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel günlerce odasına kapanmış.
Gülistan doku ortadan kaybedildiği günde sonra Mustafa Türkay Sonel'in odasında kullandığı 4 kolu kıyafet ve eşyanın korumalara verilerek atılması istenmiş.
Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan aramada bulunmayan 3 cep telefonu, 3 tablet, 2 hard disk, bir flaş bellek, bir harici bellek ve bir MacBook, sonraki aramada ele geçirildi.
Savcılık, söz konusu materyallerin ilk aramadan sonra ikamete getirilmiş olabileceğini değerlendirdi. Dijital cihazların soruşturmayla ilgili delil içerme ihtimaline karşı incelemeye alındığı belirtildi. Hâkimlik de bu materyallerin önceki aramada bulunmamasını, delillerin karartılması veya yönlendirilmesi şüphesi bakımından dikkate aldı.
Handan Sonel’in evinde yapılan aramada SIG Sauer marka bir tabanca ile üç şarjör de ele geçirildi. Savcılık sorgusunda, silahın Tuncay Sonel adına kayıtlı silahlar arasında bulunmadığı ve yapılan sorgulamalarda ruhsat kaydına rastlanmadığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında Handan Sonel’in iletişim trafiği de incelendi. Sonel’in yaklaşık 15-20 yıldır kullandığı, eşi adına kayıtlı telefon hattını, soruşturma kapsamında yapılan operasyon ve eşinin gözaltına alınmasının hemen ardından kullanmayı bıraktığı tespit edildi.
Resmi Açıklamadır Örtbastçı tuncay sonelin eşi şuan Adliye ifade vermektedir Kızımıza ne olduğunu ilk günden beri bilip olay günü evdeki bütün çalışanları gönderip tecavüzcü katil oğlunun kanlı ellerini yıkayıp sırtını sıvazlayıp korkunç cinayetin ortağı olmuştur.Tarih unutmaz
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.