🔴#SONDAKİKA
Türk asıllı ABD'li gazeteci Cenk Uygur, Türkiye'yi hedef alan ABD'li generale:
-"Türkiye nükleer silaha sahip olursa ne olur" diyorsunuz. Güçlenmesinden rahatsızsınız.
-Ama İsrail gibi 7 komşusuna saldıran, topraklarını gasbeden ülkenin kitle imha silahına sahip olmasında sakınca görmüyorsunuz.
Min 300km'den İran'da olduğu gibi Standoff atabilirler. Biz de atabiliyoruz bu arada. Önce tespit 5. Nesilde 100km yani bize ateş açmadan göremeyiz. Önlemimiz bize saldırı olduğu an karşı saldırıyı açacak rampa, uçak, bataryaların hazır ve çoklu olmasıdır. Hepsini ilk dalga saldırıda vuramazlar.
İran ile bile başedemediler. Önce iç cephe.
“Bizim mazlumlara karşı mesuliyetimiz vardır. Bakınız Gazze'de bir arabada yakınlarının cesetleri arasında sıkışmış halde ambulans bekleyen, bu sırada sağlık çalışanıyla birlikte dua eden Kur'an okuyan Hind Recep yavrumuzu kasten öldürdüler. Annesinin emzirdiği bebeği nişan alarak kasten öldürdüler. Parklarda, okullarda, hastanelerde, kuvözlerde masum yavruları kasten öldürdüler. Dünyayı daha tanımadan daha ne olup bittiğini anlamadan binlerce bebeği, ağzı süt kokan binlerce sabiyi şehit ettiler. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak. Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse işte bu kadro soracak”
BBC, Gazze'de İsrailli keskin nişancılar tarafından kasıtlı olarak kafalarından vurulan 160+ Filistinli çocuğun kanıtlarını derledi.
Raporlarda şöyle yazıyor: "İsrailli Yahudiler eğlence için çocukları avlıyor."
Yunanistan'ın Unutturmak İstediği Soykırım: Çam Arnavutları
Türk milletinin Balkanlarda maruz kaldığı katliamlar ve etnik temizlik politikaları, aynı dönemde bölgedeki diğer Müslüman toplulukları da hedef aldı.
Bu trajedilerin en acı örneklerinden biri de Çam Arnavutlarının yaşadıklarıdır.
27 Haziran 1944'te, bugün Yunanistan sınırları içinde bulunan Paramythia kasabasında onlarca silahsız Çam Arnavudu, Yunan general Napoleon Zervas'ın komutasındaki Yunan milliyetçi silahlı örgütü EDES tarafından kurşuna dizildi.
Bu, Çam Soykırımı'nın yalnızca başlangıcıydı. Ardından köyler yakıldı, yüzlerce sivil katledildi, kadınlara sistematik cinsel şiddet uygulandı, camiler gözaltı ve infaz merkezlerine dönüştürüldü.
Yaklaşık 25-30 bin Çam Arnavudu kış ortasında Arnavutluk'a sürüldü.
Binlercesi açlık, soğuk ve saldırılar nedeniyle hayatını kaybetti. Geride kalan evlere, tarım arazilerine ve zeytinliklere el konuldu.
1947 ve 1953'te çıkarılan yasalarla Çam Arnavutlarının vatandaşlıkları topluca iptal edildi ve geri dönüş hakları ortadan kaldırıldı.
Yıllarca Yunanistan'ın resmi anlatısı, "Katliamları Almanlar yaptı" iddiasını öne çıkardı.
Ancak İngiliz askeri istihbarat raporları, İngiliz Ulusal Arşivleri ve Birleşmiş Milletler kayıtları, katliamların Alman ordusunun bölgeden çekilmesinden sonra Yunan milliyetçi güçleri tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.
Ardından camiler yıkıldı, mezarlıklar tahrip edildi, yer adları değiştirildi ve Çam halkının bu topraklardaki varlığı hafızadan silinmeye çalışıldı.
Tarihsel gerçekler, siyasi söylemlerle değişmez. Arşivler konuşmaya devam ediyor. Çam Soykırımı da Balkanların inkar edilen trajedilerinden biri olarak tarihteki yerini koruyor.
This was HEARTBREAKING
Dr. Tanya Haj-Hassan, who volunteered in Gaza, exposed Israel:
"I held a lifeless child in my arms. There was no equipment to save him. This is not a war; it is a massacre of the innocent."
@trhaber_com Sayın Bakanım @mustafaciftcitr görevlendirdiğiniz müfettişlerin sonuç olarak ne elde ettiklerine dair, kamuoyunu da bilgilendirebilir nisiniz?
Şanlıurfa'da 8 yaşındaki bir çocuk, başıboş sokak köpeklerinin saldırısı sonucu yaralandı.
▪️İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, olayla ilgili mülkiye müfettişi görevlendirdi.
Hussam Ebu Safieh, "İsrail'in rehineler için ölüm cezası" ile öldürülecek olan Filistinli doktorlardan biridir (diğer 95 doktor arasında).
Onu öldürmelerine izin verme.
Bunu yeniden yayınlayın.
Şu kepazeliğe bak Avrupa'nın adını bile unuttuğu kuduzu Türkiye'de hortlattılar.
Başıboş köpek meselesinde ana unsur köpeklerin başıboşluğu değildir. Bu sorunun asıl sebebi yöneticilerin millete köpek kadar değer vermeme sorunudur.
Viransehir'in mahallesinde Haziran ilk haftasında kuduz karantinası kuruldu. Yönetmeliğe göre, 40 km yarıçap alanında bir tane hayvan dahi başıboş gezemez.
Bu nasıl karantina ??
Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, kuduz karantinası böyle mi uygulanıyor?