Adam her hafta sonu transfer raporu verirdi. Sırf taraftar aydınlansın diye her hafta sonu gazetecilerle kahvaltı gerçekleştirip taraftarın merak ettiği şeylere cevap veriyordu. Samimi, doğal, adam gibi adamdı.
Bir futbolcuya harcadığı rekor bonservis bedeli 18 milyondu. Icardi'yi 10'a, Davinson'u 9.5'a Torreira'yı 6'a almıştı. O zamanlarda İtalya'nın altın çocuğu denilen Zaniolo'yu 15'e almıştı. Bunları alırken UCL'ye direkt katılmamız bugünkü gibi garanti falan da değildi. Boey'i 20'e satacakken o sabredip 35'e sattırdı.
6 milyona Rafa'yı
6 milyona Doue'yi
6 milyona Oğuz'u
12 milyona Aral'ı
Almayan
11 milyona Jelert
8 milyona Cuesta
8 milyona Frankowski
7.5 milyona Angelino
Alan
Yıldız değil diye Romulo, Holse, Maestro vb. futbolcuları asla transfer etmeyi düşünmeyen,
Muslera ve Mertense gitme kal diye ısrar eden,
İcardi'den 70 günde ayrılamayan,
Metehan, Kaan ve Günay gibi artık Galatasaray seviyesinde olmayan futbolcularla ayrılmak bir yana zam verip sözleşme uzatan,
Yaşlanan futbolcuların maaşları düşeceğine arttıran,
Bizim genç oyuncu yetiştirme zorunluluğumuz yok diyen,
4-1 yenilmeye şükrettiğimiz Az Alkmaar maçında sakatlanan Yunus'u değiştirecek topçu bulamayıp sakat sakat 9 dakika oynatan
4-0 yenilip şükrettiğimiz Liverpool maçında onlarca dakika Osimheni sakat kol ile oynatan
Evimizde 0-1 yenildiğimiz USG maçında kulübede değiştirecek futbolcu bulamayan,
Ülkesi savaşta bulunması sebebi ile antreman sahası, stadı, seyircisi bulunmayan, o maça kadar tek golü olmayan Kievden kendi evinde 3 gol yiyip puan kaybeden ve bunun analizini yapamayan,
Şampiyonlar liginde 8 maçta sadece 3 gol atabilip 24 gol yiyerek 0 puan çeken Young Boys a iki maçtada yenilip elenince sorumluluk sanki başkasındaymış gibi takım hazır değildi diyen
Beğenmeyen Cityi tutsun, 12 kişiyle mi oynayacağız diyen,
Sallainin transferini gününde yapamayıp Uefada oynatamayan, devre arası kadrosuna da Lemina yerine yönetimin aldırdığı Cuestayı yazan,
Transfer için Avrupa kupasını, Dünya Kupasını, Şampiyonlar ligini bahane edip buralardan futbolcu almayan,
25/26 da U23 genç oyuncu alma hakkını ve 12. yabancı transfer hakkını kullanmadan başlayan,
Her transfer sezonu bizi sürüm sürüm süründüren futbol aklını kınıyorum.😪
TRT1 spikeri Hünkar Mutlu’dan tarihe geçen o harika sekans:
“Bizim oynadığımız takımlarla Galatasaray’ın oynadığı takımlar bir değildi biz daha güçlülerle oynadık demişti; evinden izlemeye gidiyor Galatasaray’ı Heitinga.”
Sayın Başkanımız Dursun Aydın Özbek;
Bu son 20 günde şahsınıza ve yönetim kurulunuza hitaben birkaç paylaşımım oldu.
23 Mayıs'ta dördüncü kez Başkan seçilmenizin üstünden aylar geçti.
Her transfer dönemi olduğu gibi bu transfer döneminde de bir stratejiye sahip olmadığımızı, bir kaosun ve plansızlığın hakim olduğunu fazlasıyla gözlemliyor ve yaşıyoruz.
4 sene üst üste şampiyon olmuş bir takımda 5. yıla girerken sportif başarıların yanı sıra yapısal ve planlama anlamında da bir şeyler üstüne koyabilmeliydik ama geldiğimiz noktada görüyoruz ki birkaç yöneticinin muhabirlerle gündemi manipüle etmesi dışında hiçbir stratejiye sahip değiliz.
İlk resmi maçımıza 19 gün Şampiyonlar Ligindeki ilk maçımıza ise yaklaşık 44 gün kaldı.
Bu sezon diğer tüm sezonlardan çok çok daha önemli. Böylesine önemli bir sezonda transferde “eğrisi doğrusuna denk gelir” beklentisi ile koca bir transfer sezonunu geçirmek Galatasarayımız için kabul edilebilir bir süreç değildir.
Daha önce futbolun yönetiminde ve diğer alanlarda yetki karmaşasının olduğunu yazmıştım. Görevlendirmeler yapılsa da futbolun yönetiminde karmaşanın devam ettiğini medyaya servis edilen haberlerden okumak mümkün.
Lütfen artık bu konunun ve özellikle yönetim içinde liseli hegemonyasını hortlatmaya çalışanların önüne geçelim.
Galatasarayımızın kaybedecek değil bir günü, bir dakikası bile yok.
En son konuşmanızın üstünden 20 gün geçti ve “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” dediniz.
Galatasaray camiası sadece takımımızın eksiklerinin tamamlanmasını ve gerekli bölgelere olmazsa olmaz takviyelerin yapılmasını bekliyor.
4 Sene üst üste verilen emeği heba etmeyin. Kadromuzu güçlendirecek takviyeleri yapın gerisini bize bırakın.
Karda kışta her koşulda emek veren, kombinesini alan, her fırsatta mağazalara koşan Galatasaray taraftarı her transfer döneminde plansızlıklarla oyalanmayı ve yıpranmayı hak etmiyor.
Artık icraat zamanı.
Bayern Münih, oyuncularıyla yollarını ayırmadan önce yerlerini dolduracak transferleri tamamlıyor. Bayern Münih olmak için önce ayrılığı aylar öncesinden belli olan ve geçtiğimiz sene takımdan ayrılan Mertens’in yerini oyuncu gitmeden önce planlayıp doldurmanız gerekiyordu. Bayern Münih olmak söylemle değil bu planlama anlayışıyla mümkün olur.
Galatasarayımızın kaybedecek değil bir günü, bir dakikası bile yok.
Bu yüzden uzun uzadıya sorulara ve bildiriye de gerek yok.
#HEDEF27 için savaşmaya, 5 sene üst üste şampiyonluğa yürümek için İLK MAÇIMIZA 22 GÜN KALDI.
#DursunÖzbekTransferlerNerede❓