22 ilde FETÖ'ye yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 128 şüpheli yakalandı.
Şüphelilerden 51'i tutuklandı. 14'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.
Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca 22 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin;
-Terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri,
-Örgüt içerisinde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulundukları,
-Terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları,
-Sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü propagandası yaptıkları tespit edildi.
Vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.
@mustafabozbey@bursabuyuksehir@BursaValiligi 02.09.2025 günü Bursa'da 31753503388 vergi no lu bursam yaprak dönerde eşimle eşimle iki kişilik döner yedik 1670 TL ücret aldılar fahiş ve aldatıcı fiyat uygulamakta fişin üzerinde de hangi yemek ve içecek fiyat bilgisi yazmamakta
Gelmiş geçmiş en iyi Millî Eğitim Bakanı olduğunu düşündüğüm Yusuf Tekin Beyefendi'nin Millî Şef ve tek parti döneminde Müslümanlara yapılan zulmü kastederek: "Sizin anladığınız laiklik camileri ahıra çevirmek ve milletin Kurân öğrenmesini yasaklamak." sözünü vatan, millet ve devlet düşmanlığı diye yorumlayarak mahkemeye taşımak olsa olsa Millî Şef bakıyyesi olan köhne zihniyetin mahsûlüdür.
Oysa o dönemde yapılan zulümlerin benim babam dâhil olmak üzere birçok şahitleri hâlen hayattadır, dolayısıyla bu konu inkârı kābil birşey olamaz.
Allâh-u Teâlâ, kıymetli bakanımızı muhâfaza eylesin ve muvaffak buyursun. Âmîn!
FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen'in ölüm haberini büyük bir memnûniyetle öğrenmiş bulunmaktayım.
Büyüklerin kavli üzere: “Bid'at ehli biri öldüğü zaman İslâm'da bir fetih gerçekleşmiş olur.” Tabî bu durum bizi rehâvete sevk etmemelidir. Nitekim bu örgütü yöneten CIA ve MOSSAD henüz bitmemiştir.
Dolayısıyla şâirin:
“Bir kelp geberdi havlamasından kurtulduk ama
Mel'ûn öyle yavrular bıraktı ki atalarından daha şiddetli.”
vecîzesini de unutmamak lâzım.
Cübbeli Hoca’nın hükümeti desteklediğini sağır sultan duydu. Peki hükümetin Cübbeli’yi tuttuğunu iddia edenler Cübbeli Hoca’nın gırtlağını sıkan adamın serbest kaldığını duydular mı?!!!
İhsan Şenocak Hoca, Nurettin Yıldız’ın ziyâretini nimet sayarak paylaşmış!
İhsan Hoca’nın babası Kâmil Şenocak Hocaefendi, Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’mizi yegâne şeyhi kabul edip, râbıtasını ona devam ettirmesi hasebiyle Üstadımız Hazretleri’nin mümtâz vekillerinden biridir. Dolayısıyla ziyâret edilmesi teşvîk edilecek ve duâsı talep edilecek eli öpülesi bir zattır. Nurettin Yıldız’ın da kapıya dayanıp “babanızı ziyarete geldim” dediği zaman kabul edilmesi bir derece anlaşılabilir birşeydir.
Burada dikkat çekmek istediğimiz husus ise;
Ebû Bekr (Radıyallâhu Anh) hakkında “Bir hurma dalı için ağzını bozdu” diyecek kadar ağzı bozuk, Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in şâiri Hassân İbni Sâbit (Radıyallâhu Anh) hakkında “ödlek adam” diyecek kadar terbiyesiz, “Allah’ın nerede olduğu belli değil. 1400 senedir âlimler bu işi çözemediler” diyecek kadar Ehl-i Sünnet itikâdından uzak ve “Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) de Mürşid-i Kâmil değildi” diyecek kadar Peygamber câhili bir adamın ziyâretini paylaşarak onunla iftihâr etme meselesidir.
Bir insan, Selefî-Vehhâbî, reformist ve tarîkat düşmanı fark etmeksizin herkese “hocaefendi” ve “hocam” diyebilecek kadar geniş karınlı ise artık ondan hak ile batıl arasında temyîz melekesi alınmış demektir. Dolayısıyla kim kime hocam diyorsa o kişi Ehl-i Sünnet hakkında meşûm ise de kendisi için mübârek olsun!!!
İhsan Hoca hakkındaki son düşüncelerimizi özetleyecek olursak; evvela Nurettin Yıldız’ı ağırlayıp övünür gibi paylaşmasından başlayalım:
Biz Hüseyin Avni Hocamızın ve İhsan Hoca’nın teşvikleriyle sulh ve ıslâh niyetiyle yıllar önce Nurettin Yıldız’ı ziyârete gittik. Ama kendisine: “Senin ‘Allah’ın yeri belli değil, Mâturîdî ve Eş'arî akîdeleri bidattir’ şeklindeki konuşmalarını dinledik, bunları düzelt” diye emr-i bil mârufta bulunmaya gittik. O da “Ben Mâturîdî itikâdı üzereyim” diye yemin etti ve: “Benim bu videolarımı Ebubekir Sifil Hoca’nın talebeleri kesti biçti bu hale getirdi, virgülü yanlış yere koyunca “baban gibi eşek olma” gibi birşey çıktı yoksa ben böyle şeyler demedim” diyerek bahaneler ortaya koydu.
Halbuki biz Ebubekir Sifil Hocaefendi’nin talebelerinin böyle bir şey yapmadığını, çünkü videoda ifadelerinin net olduğunu, ayrıca sesli kayıtlarda virgülün hükmü olmadığını biliyorduk. Ama baktık adam yalan yere inkâr ediyor, o yaşa gelmiş sakalı bembeyaz adamın yüzüne karşı “sen yalan söylüyorsun” demekten hayâ ettik.
Bunun üzerine “Senin bu beyânlarından yola çıkarak bu itikâtlarda olmadığını ve Mâturîdî inancında olduğunu kürsüden söyleyeceğiz ki milletin akîdesini düzeltelim” dedik. O da; “Tamam” dedi. O zaman biz onun aleyhine yaptığımız konuşmaları YouTube’dan çekeceğimize söz verdik. O da bu meseleleri düzelteceğine veya en azından “Allah’ın nerede olduğu belli değil” gibi Ehl-i Sünnet dışı şirk sözleriyle ilgili videoları kaldıracağına söz verdi.
Fakat sonra biz sözümüzü tuttuk ve onun aleyhine yaptığımız reddiyeleri geri çektik. Ama o bu itikadları tashîh edecek hiçbir ifadede bulunmadığı gibi ortalıkta dolaşan videolarını da geri çekmedi. Bunun üzerine biz biraz daha sabrettik.
Sonra bir de sahâbe-i kirâm’a hakaretlerini, ondan sonra Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’e “Mürşid-i Kâmil değil” diyecek kadar ileri giderek ulemâ nezdinde elfâz-ı küfür sayılan tabirler kullandığını duyunca yeniden reddiyeler yaptık, eski reddiyelerimizi de geri koyduk ve onunla bütün irtibatlarımızı kestik.
Nitekim Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in Buhârî’de geçen: “Erkeklerden çok kâmil zat oldu ama kadınlardan birkaç tanesi kemâle erdi.” hadîs-i şerîfini düşünürsek, birçok kâmil er yetişmişken, Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’in mürşid-i kâmil olmadığını söyleyebilmek kadar cinnet ve cinayet olamayacağını herkes kolayca anlayabilir.
Şimdi düşünelim; bu adamın ziyâreti paylaşılarak gençlere ne mesaj verilmek istenmiş olabilir?! Oysa zerre kadar aklı olan herkes İhsan Hoca gibi gençler tarafından takipçisi çok olan birinin bunu paylaşmakla Efendimiz (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)’e noksanlık isnâd ederek hakaret eden Nurettin Yıldız’ın meşrûiyet ve itibar kazanmasına sebep olacağını anlar. Zaten evvelce de tescilli vehhâbî olan ve Efendi Hazretleri’mize “müşrik” diyen bir adamın vefâtının ardından tâziye yayınlamış ve “Kurân’a çok hizmet etti” diyerek, Allah’a mekan isnat etmekle Kurân’ı tekzip eden kişiye övgüler yağdırmıştı.
Onun için artık saflar tamamen ayrılmaya ve belirginleşmeye başlamıştır. Ehl-i Sünnetten tâvîz verenlerin iki cihanda sonu hüsrândır. Bunlara âlet olmayalım ve yaldızlı sözlerine aldanıp helâk olmayalım.
Kendisine ve hizmetine mâddî-mânevî destek vermeye çalıştığım, kendisine ömrümden ömür hibe ettiğim ve insanları sohbetlerine, medreselerine delâlet ettiğim İhsan Hoca kardeşimizin meşrû bir sebep yokken bütün sohbetlerinin Lâlegül’den kaldırılmasını isteyecek kadar bize karşı hiddetlenmesini ama “Allah’ın yeri belli değil”, “Peygamber mürşid-i kâmil değil” diyen adama Allah için buğz etmemesini, hiçbir reddiye yapmamasını ve aksine ziyâretiyle iftihâr etmesini, Ehl-i Sünnet câmiamızın isâbetli takdîrlerine havâle ediyorum.
Yine kendisi yakın zaman önce Efendi Hazretleri’mizin: “Seyyid Kutub’un kitapları okunmaz, evde ocakta bulundurmayın ve yakın” dediği biri hakkında savunmalar yapmış, Ahmet Şimşirgil Hoca’ya hakaretler etmiş, üstelik “Medreselere Seyyid Kutub’un eserlerinin girmesi lâzım” sözüyle tanbura nağmeler ilâve etmişti. Bütün bunları göz önünde bulundurursak ayrıca Ehl-i Sünnet dışı birçok görüşleri olan Muhammed Emin Yıldırım gibi kişilerle hâlâ kuçaklaşıp görüşebildiğini mülâhaza edersek, bu hocanın mezhebinin ne kadar geniş, müsâmahasının ehl-i bidata karşı ne kadar fazla ama ehl-i hakka karşı ne kadar kıt olduğunu anlamakta hiç güçlük çekmeyiz.
Artık Allâh-u Teâlâ herkese hak ettiği şekilde muâmele buyursun. Âmîn!
Çekiliş Var🎀🙂
1 Kişiye Hayatüs Sahabe 4 Cilt Hediye Ediyoruz 🎁
( Termo Deri Cilt Şamua Kağıt)
.
Yapmanız Gerekenler:
Bizi Takip Edin: @ikrakitapcom
Gönderiyi Beğenip RT Yapın...
Çekiliş Sonuçları: 18 Mart Pazartesi Günü Akşam Açıklanacaktır.
https://t.co/6e2HevN2Kx
Bir hediye de benden✋🏻
Madem maksat meseleyi duyurmak Bu postun altına #GazaStarving etiketiyle yorum yazıp RT-FAV yapan 1 Kardeşime Ruhul Furkan tefsir setini hediye edeceğim👍🏻
Bu akşam çok emek verdiniz,
Karınca misali hediyemiz olsun. Kalemde, kelamda, hakikatte, itikatta her alanda kuvvetli olmamız lazım! Bu hediyenin ondan sebep çok müfid olacağına inanıyorum.
Hasan Efendi Hocamız, on yedi ay önce: “Râbıta Mahmûd Efendi Hazretleri’ne devam edecek, değişen bir şey yok” dediği halde, bundan altı ay önce kadınlara ders tâlîm ederken ve hiçbir soru yokken “Hasan Efendi'ye de olur, hiçbir sıkıntı yok” diyen İbrahim Serdar Hoca’dan ders değişmeye kadın kız gönderilmesin!
https://t.co/lNllBacVuU