Açık söylüyorum veya itiraf ediyorum; ben suç aletleri alfabenin 29 harfi olan tek kişilik bir “örgütüm”. Ezeli ve ebedi yegâne liderim de Mustafa Kemal Atatürk
Halk Kaddafi'nin sarayına girdiğinde Kaddafi'yi savunacak tek asker çıkmadı!
Saddam'ın sarayı yıkılırken askerleri silah bıraktı ve Saddam'ı savunacak tek kişi çıkmadı!
Bugün Esad'ın sarayına girildi ve Esad'ı koruyacak uğruna ölecek tek kişi çıkmadı!
Beş gün içinde tek kişi ölmeden Halep, Hamas ve Humus ve Şam muhaliflerin eline geçti!
En yakın dostları sattı, en yakın ülkeler sattı ve kendi askerleri dahi Esad'ı sattı!
Saray siyaseti yapanlara ders olsun!
Saraylar milli irade, milli ruh, milli heyecanla değil onu bunu parayla satın alan siyaset yaparak ayakta kalırlar ve filmin sonunda, daha çok parayı silahı kim verirse, sarayları deviren ve yeni saraylar kuranlar onlardır!
TÜRK’SÜZ DÜNYA,ATATÜRK’SÜZ TÜRKİYE DÜŞLERİ
Cengiz ÖZAKINCI
Batı, 1917′de tasarladığı “Leninsiz, Sovyetsiz Dünya Düşleri”ni 1990′da gerçekleştirir gerçekleştirmez; hiç ara vermeksizin, derhal “Atatürksüz, Türksüz Dünya Düşleri” tasarısını gerçekleştirmeye koyulmuştur.
Bu tasarı; Türkleri bizzat “Türk” ”aydınları aracılığıyla ‘”Türk” sözünden, “Türk” olan her şeyden ve Türklüğünden utandırma, iğrendirme, uzaklaştırma, koparma tasarısıdır.
Bu tasarının ilk “Türk” uygulayıcıları, 1990′ların ilk yıllarında, “Türkler genetik olarak göçebedirler, barbardırlar” diye yaygaraya başlamış; ve hemen ardından, “Türkler aptaldır, Türklerin beyni domuz eti yemedikleri için gelişmemiştir”, “Atatürk kendi imzasını kendisi atmaktan aciz, imzanın kişilik demek olduğunu bilmeyen, kendi imzasını bir Ermeni kaligrafa sipariş eden biriydi” yaygarası koparmışlardır.
Atatürk’e ve Türklüğe yönelik aşağılamaları başlatan bu “sol” maskeli “öncü” çıkışlardan sonra, ardılları da öncülerin açtığı bu kapıdan geçerek, Türk toplumunda yurtkardeşliği ve özgüven duygusunu yıkıp etnik ayrışmayı gerçekleştirmeyi amaçlayan bu tasarıda profesyonelce görev almışlardır.
1990′lardan bu yana son yirmi yıldır Türkiye’de Atatürk’ü ve Türklüğü aşağılayıp, yüz kızartıcı yalanları sanki gerçekmiş gibi duyuran “Türk” medyası, geldiğimiz aşamada, artık “Türk” sözcüğünü elinden geldiğince hiç kullanmamak; şayet bu olamıyorsa “Türk” sözcüğünün önüne ya da ardına mutlaka olumsuz bir takım nitemler ekleyerek kullanmak noktasındadır.
Kağızman, Kırgız, Türkiye kökenlerini açıklayan Bob Dylan’ın Türk medyası tarafından bunlardan hiç söz edilmeksizin ve kendisiyle bir söyleşi dahi yapılmaksızın birkaç satır haberle uğurlanması; buna karşılık etnik ayrılıkçılara sempati dağıtarak dinleri küreselci kalıba dökme misyonerliği yapan U2 grubunun “Türk” medyası tarafından el üstünde tutulması;
1990′da düğmesine basılan “Türksüz Dünya Düşleri”nin gerçekleştirilmesi doğrultusunda yirmi yılda ne kadar yol alındığını ve “Türk” medyasının üstlendiği “Türksüzleştirme” görevini hangi ölçüde başardığını göstermesi bakımından anlamlıdır.
Batı’nın “Türksüz Dünya Düşleri” tasarısının medya ayağında etkinlik gösteren “sol” maskeli “aydın”lara ve “aydın” maskeli “küresel diktatörlük misyonerleri”ne karşı polemik yazılarım, 1993-1995 yılları arasında “Kitap Gazetesi”nde yayımlanmıştı.
Şimdi bu yazılarımı güncelleyip genişleterek “Kalemin Namusu: Türksüz Dünya Düşleri” adıyla kitaplaştırmaya çalışıyorum.
Türk toplumunun özgüveninin hangi “aydın”larca, hangi amaçlarla, nasıl yıkılmaya çalışıldığını; Türkiye’nin nereden, nereye, nasıl ve niçin savrulduğunu doğru biçimde kavramazsak; ülkemiz ve toplumumuz için tasarlanan kötü sondan kurtulmamız olanaksızdır.
Cengiz Özakıncı-Bütün Dünya
Nasıl yani, Osmanlı'nın milli içkisi şarap mıydı? Osmanlı Şeriat ile yönetilmiyor muydu?..
1800 lerden itibaren Rakı fabrikalarını da Osmanlı mı kurmuştu?... Yok daha neler....
Oy tercihiniz yaşam tercihinizdir!!! İddia ediyorum..
Bu hazin manzara ve sözler, ne Ermenistan’da vardır, ne Gürcistan’da, ne Azerbaycan’da, ne Irak’da, ne Suriye’de..
14 Haziran 2021'deki görüşmede verilen "İSTİLA TALİMATINA" Merve Kavakçı'nın Ürdün asıllı eşinden olan Amerikan vatandaşı kızı Fatima G. Abushanab tercümanlık yapmış, görüşme detayı Dışişleri Bakanlığından gizlenmişti!
Bu tarihten sonra Afgan, İran Pakistanlı ülkeyi istila etti!
Yine iğne vurduracakmısın⁉️
SAHTE SALGIN döneminde,
Ana bileşeni GraPHene oxide olan a$ı diye yutturdukları zehiri bedenine zerk ettirenler hacamat yaptırsın ve damla iyot kullansın(Tansiyonu düşenler doktora danışsın)
En başında uyardım, arınma için yapabileceğimiz birşey yok
..
DEDEM DEMİŞKİ ,
sen ONUN SARAYINA layık değilsin
gidip layık olduğun yerde SS ,
hem TSK yı selamlayacaksın
hem GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜ öveceksin
TÜRK MİLLETİNİN HİZMETKARIYIZ diyeceksin
Kanser hastalarına... Müjde. Arı zehrinin içeriğinde militan melanin adı verilen bir madde var. Bu maddenin kanseri bir saatten daha kısa bir sürede öldürdüğü kanıtlandı. Kanser hücrelerini hedef alıyor, hücrede delikler açarak ona zarar veriyor ve aynı zamanda kanseri durduruyor