Depremin ilk yıl dönümünde çok üzgündüm, ikinci yıl dönümünde çok kızgındım. Bu yıl içimde büyük bir boşluk ve hayal kırıklığı var. Adaletin gelmeyişinin, problemlerin ve suçların halı altına süpürülmesinin üçüncü yılı.
Ne acınası bir durum. Adam iha var, togg var, kaan var diye şov yapıyor. Öbür yanda yangınını söndürecek uçak yok, selde kullanılacak bot yok, madende maske yok, depremde yaşayanları tespit edecek cihazlar yok, aslında bir bok da yok. Tek bir şey var: itibar.
“yeniden” ne güzel bir esinti ya. yeniden sevinmek, yeniden gezintilere çıkmak, yeniden saçlarını uzatmak, yeniden sevmek, yeniden cıvıldamak, yeniden yerine alışmak. yeniden ama sanki ilk defa. mis gibi.
Sırrı Süreyya Önder'in kızının yazdığı mektuba 1 saattir ağlıyorum. İşkenceler görmüş bir babanın ağzında hiç karanlığın, umutsuzluğun olmamasını yıllarca anlamaya çalıştım. Bazı babalar insana böyle bir miras bırakır. Tüm zenginliği budur.
Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. Biz adalete susamış, demokrasiye inancı tam, Türk gençliğiyiz. Ve de asla vazgeçmeyeceğiz!
#HerŞeyÇokGüzelOlacak