Hayat 7 yıl önce bugün onu daha anlamlı kılan en muhteşem hediyesini verdi. Canım kızım Vera doğdu. Bu güzel hediyeyi veren hayat, bizi hasret ile ağır bir sınava tabi tutsa da; yan yana beraber olmanın değerini de öğretti.
Sen ise bana her şeyi yeniden öğrettin, varlığınla hayatı güzelleştirdin, zor günlerimde bana güç verdin canım kızım. Beraberinde getirdiğin tüm güzellikler ve hissettirdiklerin için teşekkür ederim.
İyi ki doğdun, doğum günün kutlu olsun canım kızım, Verakuşum
Ruhumun yarısına…
Bir düş ötekini örterken,
köpüklü dalgalar vurur kayalıklara.
Gerisin geri döner sessizce,
kabahat işlemiş bir çocuk gibi.
Başka bir ekran açılır zihnimde.
Bir rüzgâr; hırçın koparmak istercesine
Koca bir çınarı kökünden.
Dalında bir kuş yuvası.
Utandı melteme döndü rüzgâr.
Küçük kızın tokasındaydı
kır çiçekleri.
Seni hayatıma uğratan kaderin
vardır bir bildiği.
Daha az tutsak hissetmek içindi her şey.
Kurulmuş bir saat gibi açılan avlunun kapısına bakarken,
uzaklara dalıp gitmem
ondandır.
Bir kapanda spor yapma telaşım...
Kendimden kaçabildiğim anlarda,
ruhumun ağaçlar arasında dolaşması
ondandır.
Tek başıma yaptığım kahvaltıların,
bir başıma geçirdiğim onca zamanın,
ellerimden kayıp düşen yalnızlığımın
kalabalıklara karışıp uzaklaşması
ondandır.
Hayatına uğrayan adam
sende buldu kendini.
Yeni yaşın kutlu olsun...
Güzel sevdam.
05.08.2026
Mehmet’in
Beylikdüzülü komşularıma ve kamuoyuna…
Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılışımın 500. günü. Bu satırları sizlere büyük bir özlemle yazıyorum. Geçen her gün bana özgürlüğün, ailemin, komşularımla selamlaşmanın, Beylikdüzü’nün sokaklarında yürüyebilmenin ve sizlerle aynı havayı soluyabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırlattı. En büyük dileğim; adaletin tecelli etmesi, özgürlüğüme kavuşarak aileme, yol arkadaşlarıma ve siz değerli komşularıma yeniden kavuşmaktır. Bu zorlu süreçte dualarıyla, desteğiyle ve sevgisiyle yanımda olan herkese yürekten teşekkür ediyorum.
İnsanı güçlü yapan makamlar değildir. Alkışlar değildir. Günün şartları da değildir. İnsanı güçlü yapan karakteridir; bağlı olduğu değerlerdir; vazgeçmediği ilkeleridir. Hayatım boyunca bana yol gösteren anlayış da hep bu oldu. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Beylikdüzü’nde hiçbir ayrım yapmadan, herkesi eşit gören bir anlayışla çalıştık. Çünkü bizim için önemli olan insanların kimliği değil, insan olmasıydı. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, her komşumuzun kendisini bu güzel kentin eşit bir parçası hissetmesi için gayret ettik. Bugün de aynı anlayışa, aynı değerlere ve aynı sorumluluk duygusuna yürekten inanıyorum. Cumhuriyetimiz bizlere yalnızca bir yönetim biçimi bırakmadı; aynı zamanda bir ahlak, bir vicdan ve bir sorumluluk anlayışı emanet etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük mirası da budur.
Sevgili Komşularım, umudumu hiçbir gün kaybetmedim. Çünkü biliyorum ki hiçbir haksızlık sonsuza kadar sürmez. Adalet er ya da geç yerini bulacak, bizler de yeniden aynı meydanlarda, aynı sokaklarda umutla buluşacağız. O güne kadar desteğinizi, dualarınızı ve dayanışmanızı yüreğimde taşımaya devam edeceğim. Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve umutla selamlıyorum.
Mehmet Murat Çalık
“Hürriyet."
Adına marşlar bestelenmiş, şiirler yazılmış, türküler yakılmıştır.
Uğruna milyonlarca vatan evladı canını hiçe saymış, bir an olsun geri adım atmamıştır.
Çünkü hürriyet, bir milletin en kıymetli mirasıdır.
Tarih boyunca esareti kabul etmemiş bir milletin evladı olarak...
Gökyüzüne demir parmaklıkların ardından bakmak, insanın yüreğine ağır geliyor.
Yine de isyan etmiyor; "kader" diyor, sabretmeyi seçiyorum.
Çünkü sabır da, mücadele de inancın bir parçasıdır.
Dört ay geçti.
64 duruşma günü geride kaldı.
Geçen yalnızca zaman oldu.
İnancım eksilmedi.
Umudum tükenmedi.
Adalete olan güvenim ise dimdik ayakta kaldı.
En nihayetinde...
Cezaevleri de bu memleketin bir parçası değil midir?
İnsan nerede olursa olsun, vatan yine vatandır.
Ve insanın yüreğinde taşıdığı hürriyet, hiçbir duvarın ardında esir edilemez.
En uzun gecelerin bile bir sabahı vardır.
Hakikat, bazen gecikir...
Ama mutlaka gün yüzüne çıkar.
Ve o gün geldiğinde, geriye yalnızca hakikatin sesi kalır.
☀️🇨🇺 Küba'ya Güneş Topluyoruz!
Küba bugün ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya. Elektrik kesintileri yalnızca günlük yaşamı değil; temiz suya erişimi, tarımsal ve sanayi üretimini, eğitim ve sağlık hizmetlerini de doğrudan etkiliyor.
Derneğimiz, Ankara Valiliği’nden aldığı izin ve Küba Devleti ile yaptığı protokol doğrultusunda bir dayanışma kampanyası başlattı.
☀️ Küba’ya Güneş Topluyoruz!
💛 Bu karanlığı birlikte aşacağız!
📍 Siz de bu onurlu dayanışmanın parçası olmak için:
JOSE MARTİ KÜBA DOSTLUK DERNEĞİ
Remzi Oğuz Arık Mahallesi, Büklüm Caddesi, No: 38/7, 06680, Çankaya Ankara
TÜRKİYE İŞ BANKASI
Şube Adı: Meşrutiyet
Şube Kodu: 4213
SWIFT Kodu: ISBKTRIS
TL HESABI
Hesap No: 1250379
IBAN: TR98 0006 4000 0014 2131 2503 79
USD HESABI
Hesap No: 1098551
IBAN: TR02 0006 4000 0024 2131 0985 51
EURO HESABI
Hesap No: 1098584
IBAN: TR81 0006 4000 0024 2131 0985 84
*Ankara Valiliği izni ve 06.2026.4513 faaliyet numarası ile
#Küba #Cuba #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola #CubaVencera
Bugün, benim için yine buruk geçen bir Babalar Günü…
Görüş günümüzde, kısa bir süreliğine de olsa evlatlarımı görebilmek; onlara sarılabilmek ve kokularını içime çekebilmek en büyük şükür sebebimdir.
En büyük temennim; hiçbir babanın evladından ayrı kalmaması, her evladın da ulu bir çınar gibi koruyup kollayan babalarının yanında huzurla büyümesidir.
Başta baba olmanın sorumluluğunu ve sevgisini yüreğinde taşıyan tüm babalarımızın, baba adaylarımızın ve ebediyete intikal etmiş kıymetli babalarımızın Babalar Günü’nü kutluyorum.
Tarihin görmediği kardeşlik ruhunu bana yaşatan Genel Başkanım Özgür Özel’e teşekkür ediyorum.
Tarihin en doğru tarafında duran Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum.
Bütün yol arkadaşlarıma, bürokratlarıma teşekkür ediyorum.
Ruhumuz Kuvay-ı Milliye ruhudur. Hazır olun; çocuklar, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacaktır.
Afedersiniz @FUATUGUR gönderiniz yoruma kapalı buradan yazayım
Niçin "bunun belgesi nerede" diye soracak kadar gazeteci olamıyorsunuz? Amacınız ve göreviniz sadece bu karalamayı yaymak mı?
Hiçbir belge olmadan insanların şerefiyle oynamak, "meslek ahlakıyla oynamaktır"
Sevgili Komşularım,
Kıymetli Beylikdüzü Ailem,
Bir Kurban Bayramı sabahına daha sizlerden uzakta uyanıyorum. Bayramın en güzel yanı; aileyle, sevdiklerle, komşularla aynı sofrada buluşabilmekken, bu bayramda da sizlere sarılamamanın burukluğunu yaşıyorum.
Bu zor günlerin geçeceğine dair inancımı hiç kaybetmedim. Adaletin, vicdanın ve dayanışmanın mutlaka kazanacağına yürekten inanıyorum. Benim en büyük gücüm; sizlerin desteği, duaları ve güzel dilekleri olmaya devam ediyor.
Bayramlar; kırgınlıkların değil, umutların büyüdüğü günlerdir. Diliyorum ki bu bayram; ülkemize huzur, sofralarımıza bereket, kalplerimize umut getirsin. Çocukların korkusuzca güldüğü, annelerin gözyaşı dökmediği, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’ye hep birlikte kavuşalım.
Ve inanıyorum…
Bir sonraki bayramda; aynı gökyüzünün altında, aynı meydanlarda, aynı sofralarda yeniden buluşacağız. Birbirimize hasret kalmadan, umutla sarılacağız.
O güne kadar; sevgimizi, dayanışmamızı ve güzel yarınlara olan inancımızı hep birlikte koruyacağız.
Mehmet Murat Çalık
Silivri Cezaevi
Bugün fiziksel olarak yanınızda olmayan bir evladın, bireşin, bir babanın kalbinden yazıyorum size… Önce anneme…
Hayatım boyunca bana sadece yürümeyi değil, dimdikdurmayı da öğreten anneme…
Bir annenin yüreğinin ne kadar büyük olduğunu bana her gün yeniden hatırlatan, yokluğumda dualarıyla ayaktaduran canım annem Gülseren’e
Ve çocukken elimden tutan, bugünse bir gün bile sevgisinieksik etmeyen ablalarıma…
Sonra hayat arkadaşım Zehra’ya… Bu zor günlerde hem çocuklarımızın annesi hem de bu evimizin direnci olduğu için… Acının içinde bile sevgiyi eksiltmeden, hayatıomuzlayabildiği için… Çocuklarımızın gözlerine umutla bakmaya devam ettiğiiçin… Ve sonra… Evlatları için uykusuz kalan, Sofrasında kendi payını küçültüp çocuğunun tabağını büyüten, Hayatı sessizce sırtlayan bütün annelere… Anneler sadece bir evin değil, bir toplumun vicdanıdır. Bir kentin merhameti de çoğu zaman annelerin kalbinden yayılır. Bugün belki sevdikleriniz yanınızda, belki değil… Belki bir evlat uzakta, belki bir anne evladını özlüyor… Ama biliyorum ki anne sevgisi mesafeyle eksilmez. Çünkü anne dediğimiz şey; bazen bir ses, bazen bir dua, bazen de insanın karanlıkta tutunduğu son ışıktır. Bu Anneler Günü’nde; başta annem, ablalarım ve sevgili eşim olmak üzere, hayatı sevgiyle büyüten tüm annelerin ellerinden saygıyla öpüyorum. İyi ki varsınız. İyi ki bu dünyanın kalbi olmaya devam ediyorsunuz. Mehmet Murat Çalık
Kendi siyasi hesaplarınızı gazetecilerin ortak sorunlarına, hak arayışına alet etmeyin. Biraz saygınız olsun! Bu yalanların arada kaynayacağını mı sandınız? Halk Tv'de iddia ettiğiniz gibi editoryal baskı ve müdahaleler olsaydı, ne ben ne de arkadaşlarım bunu kabul ederdik. Biz gazeteciliği yaşatmaya çalıştıkça siz kirli siyasi hesaplarınızla emeği, dayanışmayı ve meslek onurunu gölgelemeye çalışıyorsunuz. Gerçekleri eğip bükerek kendinize alan açamazsınız!
Bugün 7 Mayıs, İyi ki doğdun güzel kızım.
Silivri’deki ilk günlerimde daha altı yaşını doldurmamıştın. Şimdi yedi oldun. Kendi yedi yaşımı hatırlıyorum. Sen de hatırlayacaksın babacığım bu günleri.
Önceleri kapalı görüşe gelmeni istemedim ama baktık ki ne sen ne de ben dayanamıyoruz. Sonraları orayı da oyuna çevirdik. Şakada ve hayatı oyuna sarmakta biraz babana çektiğin doğruydu. Ama her kapalı görüşte “Ne zaman sarılmalı görüşeceğiz?” ve “Ne zaman geleceksin eve?” soruları orada bıraktığımız kör düğümlerdi yavrum. İlmek ilmek açacağım hepsini sana söz…
Her hafta daha büyümüş, daha da güzelleşmiş, daha güzel konuşan, hatta çoğu zaman beni şaşırtacak kadar mantıklı konuşan Deren olarak geldin. Mayısta üç açık görüşümüz var. Üç koca oyun zamanı. O bir saatlere biz seninle ayları yılları sığdırırız…
Senin için babacığım, vallahi senin için.
Sen bu ülkede korkmadan büyü diye, genç kız olduğunda ülkeden gitmeyi değil; burada yaşamayı, üretmeyi hayal et diye çalışıyoruz, çabalıyoruz babacığım. Tayfun Amcanla ve Gürkan Amcanla…
Sen de Vera ile yaşıyorsun birlikte. Silivri’nin ilk günlerinde sana “İş için çalışıyoruz.” diye anlatmaya çabalasak da gerçekliği herkesten daha önce, daha küçük ve daha büyük yaşamış Vera sana demişti:
“Baban tutuklu işte benimki gibi. Öyle işe gitmiş, çalışıyorlar falan değiller” diye.
Bu zamanları seninle gülerek konuşacağız babacığım büyüyünce. Anılarımız, bulutlarımız, kuşlarımız, hikayelerimiz, ikimizi de büyüten hallerimiz. Ama başaracağız babacığım.
Sana söz başaracağız.
Bir kuşağın kolunda kalmış çiçek aşısı izi gibi. Sizlerde de bunun izi kalacak biliyorum babacığım. Ama öyle anlamlı, öyle derin ve bizi biz yapan bir iz olacak ki. Sana söz babacığım. Hiçbir evlat babasından, annesinden böyle ayrılmasın diye uğraşacağız bu ülkenin geleceğinde.
İyi ki doğdun güzel kızım. İyi ki doğdun babacığım.
İyi ki annenin ve benim kızımsın.
Seni çok seviyorum.
Baban.
Bu 23 Nisan’da evlatlarımla kucaklaşamayacak olmanın burukluğunu yüreğimde hissediyorum.
23 Nisan, yalnızca bir bayram değil; çocuklarımızın hak ettiği eşit, adil ve umut dolu bir geleceğe duyduğumuz inancın da simgesidir. Bizler gelip geçiciyiz, ancak çocuklarımız için bıraktığımız değerler ve kurduğumuz yarınlar kalıcıdır.
Görev sürem boyunca en büyük gayem, çocuklarımızın daha güzel imkânlarla hayata hazırlanması, umutla ve güvenle geleceğe bakabilmesiydi. Biz her adımımızı, “Bir milletin çocukları, o milletin geleceğidir” anlayışıyla, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günün sorumluluğunu hissederek attık
Çünkü biliyorum ki bir kentin gerçek geleceği; sokaklarında özgürce oynayan çocukların neşesinde, eşit fırsatlarla büyüyen evlatlarımızın hayallerinde saklıdır.
Bu anlamlı günde tüm çocuklarımızın gözlerinden öpüyor, onların özgür, mutlu ve barış içinde büyüyeceği günlere olan inancımı koruyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun. 🇹🇷
Mehmet Murat Çalık
Beylikdüzü Belediye Başkanı / Silivri Cezaevi