CNN Intl.’de NATO Genel Sekreteri Rutte’ye Trump‘ın sarf ettiği İran medeniyetini yok etme tehdidi sizi bir diplomat olarak rahatsız etmiyor mu sorusu soruluyor.
NATO Genel Sekreteri cevap vermek yerine liderlerin söyledikleri hakkında yorum yapmam diyerek devam ediyor ve Trump’ın İran’da yaptıkları İsrail ve Avrupa güvenliği için çok önemli diyerek tehdidi aklıyor.
Rutte bu yorumu kendi adına yapmıyor. Zira 32 devleti temsil ediyor. Bu kişinin görev tanımı bellidir . NATO’nun kurucu anlaşmasına göre NATO Genel Sekreteri karar vermez, temsil eder. Kararları NATO’nun ana organı, Kuzey Atlantik Konseyi alır.
Rutte 32 devlet adına böyle bir söylemi normalleştiremez ve meşrulaştıramaz.
Soru askeri değil, doğrudan insanlık ve savaş hukukunu ilgilendiren bir konudur.
NATO’nun başındaki kişi hukuku değil gücü savunuyorsa o koltuk artık temsil makamı değildir.
Daha vahimi, 32 ülkeden tek ses çıkmıyor, bu sessizlik de küresel güney ve hür dünya bakışıyla adeta açık onaylamadır.
Ve Türkiye hukuken, ahlaken ve fiziken çökmekte olan NATO’nun zirvesine hazırlık yaparken ve içimizdeki mandacılar sınır tanımadan NATO güzellemesine devam ederken ilerde Suriye üzerinden İsrail ile Türkiye savaşı çıkarsa hala ABD ve NATO’nun yanımızda duracağına inanç tazelerler.
Türk askerine Suriye’de İsrail saldırırsa NATO 5.maddesi gündeme bile alınmaz. Türkiye bugünün konjonktüründe sadece kendine güvenebilir.
Justo hoy, Netanyahu lanza su ataque más duro contra el Líbano desde que empezó la ofensiva.
Su desprecio por la vida y el derecho internacional es intolerable.
Toca hablar claro:
- Líbano debe formar parte del alto al fuego.
- La comunidad internacional debe condenar esta nueva violación del derecho internacional.
- La Unión Europea debe suspender su Acuerdo de Asociación con Israel.
- Y no debe haber impunidad ante estos actos criminales.
Spanish PM Pedro Sanchez responds to Trump :
"23 years ago, U.S govt dragged us into a war with Iraq, A war said to fight to eliminate Saddam Hussein's nuclear weapons and bring democracy
But NO nuclear weapon was found in Iraq"
You can't fool us twice !! BRUTAL !!
İstanbul Boğazı’nın kalbinde, Anadolu Kavağı’nda bir NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı haberi; Güneydoğu’da NATO Müşterek Kolordu Karargâhı planının hemen ardından gündeme geldi.
Buna, iki gün önce Boğaz yaklaşma sularında 1.500.000 varil ham petrol taşıyan Türk sahipli bir tankere, Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen insansız hava ve deniz araçlarıyla müdahale edilmesi eklendi.
Aynı dönemde küresel finansın en büyük aktörlerinden BlackRock’un Ankara ziyareti de tabloyu tamamlıyor.
Tüm bu gelişmeler, birbirinden bağımsız değil; aksine aynı jeopolitik baskı hattının parçaları olarak görülmelidir.
İran-ABD-İsrail çatışmaları sürerken ve İran sahada direnç göstermeye devam ederken, Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya’yı doğrudan karşısına alabilecek bir NATO deniz unsurunu İstanbul Boğazı girişine konuşlandırması, stratejik denge açısından son derece riskli bir adımdır.
Bu hamle, sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Dört yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesini uygulayarak dengeli ve tarafsız bir politika izlemeyi başarmıştı.
Bugün ise bu dengeyi zedeleyebilecek bir kararın gündeme gelmesi ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Türkiye bu kararı hangi koşullar altında almıştır? Yoğun bir dış baskı mı söz konusudur?
Yoksa ülke, NATO’nun bölgesel hamlelerinde ön cepheye sürülen bir araç haline mi getirilmektedir?
Daha da önemlisi; bu adım, Karadeniz’de başta Romanya olmak üzere bazı aktörlerin oldubittilerine ve olası “sahte bayrak” senaryolarına zemin hazırlayacak bir sürecin kapısını mı aralamaktadır?
Bu soruların cevabı, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki jeopolitik konumunu da belirleyecektir.
🚨Breaking: The mercenary David Mcintosh, who served with a U.S. aid company, released more footage showing Israeli snipers and machine gunners firing on starving civilians waiting for food for hours. During the famine, +2,000 Palestinians were killed trying to reach aid sites.
Hayatını kaybeden İlber Ortaylı’nın geçmişteki sözleri:
“Türk vatandaşlığı, çile çekmiş, tarih yaşamış bir milletin vatandaşlığıdır.
Çok ağır bir şeydir, bunun bir bedeli vardır, bir imtihanı vardır.
Öyle herkes Türk vatandaşı olamaz, olmamalı!”
Yunanistan ve GKRY, Siyonistlerle Neoconların yazdığı senaryoda İran’da “cambaza bak” oyunu oynanırken Türkiye’yi çevreleme hamlesine girişiyor. Kerpe’ye Patriot, Semadirek’e “Bulgaristan savunması” bahanesiyle hava savunma füzesi, GKRY’ye Yunan hava unsurları, ada çevresine İngiliz ve AB donanması yığınaklanıyor.
Ortada açıkça fırsattan istifade ile Türkiye’ye karşı adım adım stratejik mevzilenme vardır.
Avrupa perişan durumuna bakmadan bu oyuna yardım ediyor. ABD, Rus hidrokarbonunu kesmiş, Katar’dan LNG gazı kesilmiş, ekonomileri resesyona girme aşamasında. Bu durumda bile Avrupa Türkiye’yi karşısına almaya devam ediyor.
Türkiye, aleyhinde oluşan bu tabloya sözlü ve yazılı notalarla cevap veremez, eylemle cevap vermelidir. KKTC’de kalıcı hava üssü kurulmalı, Mağusa’daki deniz üssü süratle geliştirilmelidir. KKTC’nin deniz kuvvetleri kurması için düğmeye basılmalı, Doğu Akdeniz’de sismik ve sondaj faaliyetlerine yeniden dönülmelidir.
Ege’de oldu-bitti dayatılırsa Türkiye de sahada karşı hamleye geçmeli, ada-adacık-kayalıklar çevresinde karasularını kapsayan fiili tatbikatlar icra edilmelidir.
Küstahlığa verilecek cevap laf değil, icraattır.
İlber Ortaylı:
“Avrupalılar bizim kadar sevmez Amerika'yı. Amerikan budalası olanlar Türklerdir.
Koca koca insanlar greencard aldım diye övünüyor.
Ne ayıp ��ey ya. Sen amele misin?”
İstanbul’da iki gündür yaşanan gelişmeleri büyük bir üzüntüyle takip ediyorum. Ülkem adına gerçekten kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız.
Ekrem Başkan ve tutuklu belediye başkanlarımızla ilgili yürüyen yargı sürecinin herkesin gözü önünde açık ve şeffaf şekilde yürütülmesi gerekiyor.
Bu nedenle; Ekrem Başkan ve tutuklu belediye başkanlarımızın duruşmaları TRT başta olmak üzere tüm kanallardan canlı yayınlanmalıdır.
Milletimiz gerçeği kendi gözüyle görsün.
Çünkü mesele yalnızca birkaç kişinin yargılanması değil; milyonlarca insanın geleceğe dair duyduğu güven meselesidir.
Ben, adaletin en güçlü teminatının milletin vicdanı olduğuna inanıyorum.
Attila İlhan Anlatıyor : Türkiye komşuları ile neden düşman oldu?
"50 sene içinde etrafımızdaki dostlarla halimizi düşünün; herkesle düşmanız ve bunun bir tek sebebi var: Bizim Batı’ya kendimizi angaje etmemiz. Biz Batı’ya angaje olmasak kimseyle düşman olmayacağız. Çünkü hepsi Batı’nın kazığını yemiş ülkeler ve bunu istemiyorlar. Biz ilk kazığı yiyen ve o kazığı çıkaran tarafız; ama şimdi gene aynı kazağa talibiz, böyle acayip bir durumda oluyoruz.
Mustafa Kemal Paşa’nın savunma stratejisi, Türkiye’nin normal savunma stratejisidir. Onun sağlığı boyunca Batı ile hiçbir savunma anlaşmasına benzer bir anlaşmamız olmamıştır. Buna mukabil Batı bizi sürekli rahatsız etmiştir; önce Şeyh Sait’le etmiştir, sonra Nasturilerle etmiştir, sonra Dersim’le etmiştir. Her birinde isyanlar çıkartırlar, böyle sorunlar yaparlar. Boğazlar meselesini ortaya koyarlar; o, ikide bir karşımızda... Ama hepsinin üstesinden gelmesini Mustafa Kemal Paşa zamanında bilmişizdir."
#Attilaİlhan #BanuAvar #Atatürk #iran #Ortadoğu
Israel is bombarding, literally bombarding, two Middle East capitals, Beirut and Tehran, killing 100s of civilians, and yet the US and UK media continue to portray Iran as the threat to the region.
Israel has nukes, but Iran is the nuclear threat.
We live in Orwellian times.
Türkiye bugünkü koşullarda aleyhindeki her gelişmeye şüphecilik ile yaklaşmalıdır.
ABD, İsrail ve İngiltere’nin false flag (sahte bayrak) operasyon yeteneği asla göz ardı edilemez.
8 Haziran 1967’de, Altı Gün Savaşı sırasında, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda bulunan Amerikan istihbarat gemisi USS Liberty, İsrail savaş uçakları ve torpido botları tarafından yaklaşık bir saat süren saldırıya uğradı. Saldırıda 34 Amerikan denizcisi hayatını kaybetti, 171’i yaralandı ve gemi ağır hasar aldı. İsrail olayın bir kimlik hatası olduğunu açıklayıp özür diledi ve tazminat ödedi.
Olayın “ters bayrak (false flag)” olduğu iddiası bugün bile devam ediyor. Bu iddia sürpriz saldırının ABD’yi Mısır karşısında savaşa çekmek için planlanmış olabileceği görüşüne dayanır. Bu iddiayı savunanlar, geminin açıkça Amerikan bayrağı taşıdığını, İsrail keşif uçaklarının gemiyi uzun süre gözlediğini ve saldırının uçaklar ile torpido botlarıyla koordineli biçimde yapıldığını ileri sürer. Onlara göre amaç gemiye Mısır’ın saldırdığı algısını yaratarak ABD’yi savaşa sokmak ya da geminin topladığı istihbaratı susturmaktı.
ABD de Tonkin Körfezi Olayı ile Vietnam savaşına dahil oldu. Söz konusu ters bayrak operasyonu Ağustos 1964’te Vietnam açıklarında ABD muhriplerinin Kuzey Vietnam torpido botları tarafından saldır��ya uğradığı iddiasıyla ortaya çıktı. İlk temas bir çatışma olarak kabul edilirken, ikinci saldırının daha sonra büyük ölçüde yanlış radar ve sonar yorumlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Buna rağmen ABD Kongresi Tonkin Körfezi Kararını kabul ederek Başkan Lyndon B. Johnson’a Vietnam’da geniş askeri yetki verdi ve bu olay ABD’nin Vietnam Savaşı’na büyük çaplı müdahalesinin gerekçesi oldu.
ABD ve İsrail’in İran ile sürdürdüğü hukuksuz ve insafsız savaşa NATO’yu ve Türkiye’yi kendi yanında dahil etmek için her türlü manipülasyonu ve kışkırtmayı yapabileceğini göz ardı edemeyiz.
Bugünkü konjonktürde İran’ın 1639’dan beri savaşmadığı Türklerle savaşmak ve yeni cephe açmak için kasıtlı hareket etmesini düşünmek akıl ve mantık dışıdır.
Mirantis has released the latest version of its lightweight, open source #Kubernetes distribution, k0s. The new version boasts compatibility with the brand-new Kubernetes 1.27 release with various other improvements and bug fixes. https://t.co/Hojffv39so
@MirantisIT#CloudNative