DÜN YAPILAN GÖZALTILARLA İLGİLİ SON DURUM: DOKTOR, AVUKAT, ÖĞRETMEN VE AKADEMİSYENLERE KELEPÇE
81 ilde dün yapılan ev baskınlarında 973 kişiden 704 kişi gözaltına alındı. Evinde bulunamayan 269 kişi aranıyor.
GÖZALTINA ALINANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ KAMU GÖREVLİSİ VE SİVİL
Paylaşılan bilgilere göre gözaltına alınan 704 kişinin;
●170’i aktif kamu personeli,
●6’sı emekli kamu personeli,
●44’ü daha önce KHK’lar ile kamu görevinden ihraç edilen kişiler,
●484’ü ise özel sektör çalışanı ve farklı meslek gruplarından sivillerden oluşuyor.
●İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan toplam 97 kişi hakkında işlem yapıldı. Bu kişiler arasında 1 emniyet amiri, 1 komiser, 94 polis memuru ve 1 jandarma personeli var.
●Adalet Bakanlığı teşkilatında görev yapan 14 kişi de gözaltına alınanlar arasında yer aldı. Bu kişilerin 1’inin zabıt kâtibi, 8’inin infaz koruma memuru, 5’inin ise serbest avukat olduğu açıklandı.
👉https://t.co/NFzAtb5vub
15 TEMMUZ BAHANESİYLE 968 MASUM İNSANA GÖZALTI
Bu sabah 81 ilde 968 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Kapılar yine şafak vakti çalındı.
Çocuklar anne babalarından, eşler birbirinden ayrıldı.
Yaşlı, genç, hasta, hamile demeden yüzlerce insan aynı operasyonun hedefi oldu.
https://t.co/1gPWtRTXPO
Türkiye'de birçok kişi, somut delillerin yeterliliğine ilişkin ciddi tartışmaların bulunduğu soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanan ceza muhakemesi tedbirleri nedeniyle özgürlüğü, sağlığı, eğitimi, çalışma hayatı ve aile yaşamı bakımından ağır sonuçlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve ölçülülük ilkesi açısından önemli hukuki tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Türkiye Cezaevleri
İNSANLIK ADINA LÜTFEN BU ÖĞRENCİLERİN SESİNİ DUYURUN!
Komedyen tutuklanıyor, herkes ayağa kalkıyor. Sırtında 22 vidayla cezaevinde yaşam mücadelesi veren ağır ameliyatlı Meryem Yılmaz (21) ve tutuklu 41 kız öğrencinin kimse sesini duymuyor.
HastaTutuklu ÖğrenciMeryem
https://t.co/ijzV65NsJX
Jan Paternotte, fractievoorzitter van @D66, spreekt zijn volledige steun uit voor de strijd voor de democratie en de rechtsstaat in Turkije.
Hij herhaalt de oproep om de uitspraken van het EHRM te respecteren en pleit voor de vrijlating van Ekrem İmamoğlu. ⚖️🕊️
@jpaternotte
#AdaletBuluşması
#AdaletBuluşması
5. Strazburg Adalet Buluşması'nda konuşan Avrupa Konseyi Fransa Milletvekili Sandra Regol:
Bugün burada, Türkiye'de kaybolan adalet ve özgürlük talebine destek vermek için bulunuyorum. Türkiye, AİHM'e taraf bir ülke olarak ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü, bağımsız yargıyı ve kadınlar ile azınlıkların haklarını güvence altına almakla yükümlüdür. Ne yazık ki bugün bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini görüyoruz. Keyfi tutuklamalar, adaletsizlikler ve insan hakları ihlalleri kabul edilemez. Ben de sizlerle birlikte, Türkiye'nin hak ettiği demokrasi, özgürlük ve herkes için eşit hukuk talebini dile getiriyorum. Çünkü inanıyorum ki halklar, özgürlüklerini yeniden kazanma gücüne her zaman sahiptir. Siz de bu güce sahipsiniz. Umudunuzu ve mücadelenizi asla bırakmayın.
@ECHR_CEDH@CommissionerHR@UNHumanRights@sandraregol
Nederlandse schrijver en activist Jan Paul: “Beste vrienden, jullie zijn naar Straatsburg gekomen om je stem te verheffen namens vrede en democratische waarden. Ons hart is bij jullie, we zien jullie en staan steeds meer aan jullie zijde.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
“Türkiye'de adaletin artık ülke içinde değil, dışarıda aranır hale gelmesinden utanç duyuyorum. Hukukun kenara itildiği bu düzenin düzeltilmesi umuyorum.”
Adaletİçin SesVer
D66-fractievoorzitter Jan Paternotte: “Het is mooi om zoveel mensen in Straatsburg te zien die hun stem laten horen voor de rechtsstaat, democratie en vrijheid in Turkije. We staan achter jullie en steunen de democratische krachten in Turkije.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
"KARANLIK BİR HÜCREYE KAPATILDIM, İŞKENCE ODASINA GÖTÜRÜLMEKLE TEHDİT EDİLDİM"
Bugünün en etkiliyici konuşmalarınan birini, ev hanımı Gurbet Karabağ yaptı. Lütfen dinleyin, okuyun.
"2017 yılının Mart ayında, Afyonkarahisar’da bir ev hanımıyken, henüz 40 günlük olan küçücük bebeğimle gözaltına alındım. Emniyette bana ağır psikolojik baskılar yapılarak ifadem alındı. En vahşisi ise kucağımdaki kundaklı yavrum üzerinden yapılan tehditlerdi. Polisler sürekli "Seni içeri atarız, çocuğunu ancak 12 yaşında görürsün!' diye bağırdılar. Onur incitici hakaretler ettiler. Bir anne için daha kırkı çıkmamış evladıyla sınanmak, ölümden daha zordu.
Daha sonra, pandemi döneminde tutuklanarak Afyon Cezaevi’ne gönderildim. Kapıda bizi karşılayan ilk şey, insan onurunu ayaklar altına alan çıplak arama uygulaması oldu. Ardından, ağır suçluların cezalandırıldığı tek kişilik, karanlık bir hücreye kapatıldım. Duvarlarına insan pislikleri sürülmüş, elektriği olmayan, tuvaleti kokan o hücrede 75 gün kaldım
Yan hücrelerdeki adli suçluların sürekli ettiği hakaret ve küfürlere, demir parmaklıklardan bile daha ağır geliyordu. Bir kadın ve bir anne olarak cezaevi yönetimine dilekçe yazıp sadece daha insani bir ortam talep ettim. Ertesi gün başgardiyan hücre kapımı açtı; dilekçemi buruşturup yüzüme fırlattı. Bana bağırarak, "Bir daha böyle bir dilekçe yazarsan seni yumuşak odaya (işkence odasına) alırım, akıllı ol!' diyerek tehdit etti.
Tam bu çıkmazın içindeyken, beni savunması gereken kendi avukatım bile üzerimde yoğun bir psikolojik baskı kurdu. İsim vermem ve 'etkin pişmanlık' yasasından yararlanmam için beni sürekli sıkıştırıyordu. Ben ise suçsuz olduğumu biliyordum ve bunu kabul etmeyeceğimi açıkça ifade ediyordum. Hem gardiyanın tehdidi hem de avukatımın bu itirafçılık baskısı arasında kendimi tamamen yalnız, çaresiz ve dipsiz bir kuyuda hissettim. Defalarca ölümü diledim.
İşte tam o karanlıkta, yan hücreden bir ses yükseldi: "Sen kimsin?" Kendimi tanıttığımda, bir ablamız, "Biz seni çok uzun zamandır arıyoruz. Gurbet, sana ulaşmaya çalışıyorduk, hakkını helal et" dedi.
O sesi duymak o birkaç cümleyi duymak, o pis ve karanlık hücreyi benim için bir anda cennete çevirdi. neden biliyor musunuz? Çünkü emniyette ifadem alınırken sürekli herkes gidip kurtardı kendini olan senin gibi gariplere oldu demişlerdi. O an yalnız olmadığımı, dışarıda birilerinin benim için çabaladığını ve dua ettiğini hissetmek bana yeniden yaşama gücü verdi.
Bugün burada bu acıları anlatmamın tek bir sebebi var: Türkiye’de hâlâ aynı pis hücrelerde bu zulmü yaşayan, unutulmamayı bekleyen binlerce insan var. Biz bu zorlukları göğüslediysek, içeridekilerin sesi olmak zorundayız. Gelin içeridekileri de dışarıdakileri de yalnız bırakmayalım, yaralarımızı birlikte saralım. Çünkü biz birlikte güçlüyüz!"
Adaletİçin SesVer
https://t.co/er9cgGOq6U
Dünyanın her yerinden, 7 den 70’ine binlerce kardeşimiz ile beraber
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN ZEKATINI EDA EDEBİLMEK
için bir araya geldik.
Türkiye’deki masum kardeşlerimize mesajımız;
UNUTULMADINIZ
UNUTMAYACAĞIZ
UNUTTURMAYACAĞIZ
Avrupa’dan, şu an Türkiye’de, Medrese-yi Yusufiye’de haksız yere tutulan tüm masum kardeşlerime ve dışarıda olan ailelerine Avrupa insan hakları mahkemesi önünden selam olsun.
HEPİMİZ ÖZGÜR OLANA KADAR HİÇ BİRİMİZ ÖZGÜR DEĞİLİZ.
🚴♂️ Pedallar adalet için dönüyor!
5. Adalet Buluşması için Almanya'dan yola çıkan aktivistler bisikletle Fransa sınırını geçti.
Sen de bu dayanışmanın bir parçası ol.
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
#StrazburgAdaletBuluşması Avrupa Konseyi’ni AİHM kararlarının uygulanması için harekete geçmeye çağırıyor: Geciken Adalet Adalet Değildir!
Thousands are calling the Council of Europe to use its authority to have Turkey implement the ECtHR judgements in the #JusticeMarch
📌 Strazburg’daki 5. Adalet Buluşması, Türkiye’de yıllardır süren insan hakları ihlallerini ve uygulanmayan AİHM kararlarını dünya gündemine taşıdı.
📌 Avrupa Konseyi ve AİHM önünde yapılan eylemlerde, Türkiye’nin AİHM kararlarını sistematik biçimde uygulamamasının artık yalnızca ulusal değil, Avrupa için de kriz olduğu vurgulandı.
📌 Peaceful Actions Platformu öncülüğünde ve 17 uluslararası sivil toplum kuruluşunun desteğiyle gerçekleşen buluşmada, baskı altındaki milyonlar için adalet talebi güçlü biçimde dile getirildi.
📌 Yalçınkaya ve Yasak Türkiye kararlarının yürütme ve yargı tarafından görmezden gelinmesi, Avrupa insan hakları sisteminin inandırıcılığı açısından ciddi bir sınav olarak katılımcıların gündemindeydi.
📌 “Tek Dünya, Tek Adalet” temalı sembolik yürüyüşte, farklı ülkeleri temsil eden 11 kişi futbol dizilişiyle “One World, One Justice.” pankartı arkasında ilerleyerek adalet için birlik mesajı verdi.