Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in özel ricasıdır:
— Otobüslerimiz yok
— Sosyal medya hesaplarımız alındı
— SMS sistemi kayyumun kontrolünde.
Güvenebileceğimiz,sesimizi duyurabileceğimiz bir tek sizler varsınız!
Duyuralım
📅 30 Mayıs Cumartesi
⏰ Saat 14.00 - Güvenpark
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Bu bir yeniden inşa sürecidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, liyakatli kadrolarıyla, toplumun tüm demokratlarını buluşturduğu güçlü yapısıyla iktidara hazırdır!
Biz, bize düşmanlık edenlere benzemeyeceğiz.
İktidar değişimini, rakiplerin dövüleceği bir sopa olarak görenler bilsin ki, biz o sopayı 40 yerinden kıracağız!
Neyi bekliyorsunuz anlamıyorum, vaatler açıklanıyor ses yok. Sonra biz size ses çıkarınca örgüt düşmanı ilan ediyorsunuz engellemeler başlıyor.
Beceremiyorsanız işgal etmeyin o koltukları.
“Medet Allah meded, Ya Muhammed, Ya Ali
Yusuf kuyusunda zindana düştüm
Gülbeng-i Muhammed, Nur-u nebi, kerem-i Ali
Yetiş carımıza Boz Atlı Hızır zulüm deryasında ummana düştüm...”
Zemheri’nin ayazı kırıldı, Erbain kışı tükendi, Hızır'ın günlerindeyiz...
Anadolu’nun kadim toprağında umut, bugün yeniden Hızır adıyla yeşeriyor. Eskiler der ki; Hızır, temiz yüreklerin, haklı canların misafiridir. Kötünün, zalimin kapısına uğramaz; kilidi, sürgüsü ne kadar sağlam olsa da mazlumun, darda kalanın yanına demir sürgülü kapılardan bile rüzgar olur girer.
Ben şimdi Silivri’de, 11 aydır tek başıma adımladığım bu 12 metrekarelik hücredeyim. Ne bir kilerim var bereket dolsun diye, ne de bir mutfağım. Sadece bir demir ranzam ve gece olunca üzerime kilitlenen demir kapım var.
Ama bir de avlum var... Dört yanı onar metre duvarla çevrili, gökyüzünü ancak bir avuç görebildiğim, kimselerin giremediği, sesin bile yankılanıp kaybolduğu o taş kuyu...
İşte bu gece Hızır bütün evreni dolanırken annemin, nenemin yaptığı gibi ben de Boz Atlı Hızır için niyet edeceğim. O kuyu gibi avlunun, kimsenin ayak basamadığı o beton zeminine, anamın kilerine serdiği gibi ak unumu sereceğim. Öyle pürüzsüz, öyle temiz... Kar gibi örteceğim o gri betonu.
Demir kapı, kör duvar, insanlara kapalı ama Hızır’a açık.
Kulun kilidi Hızır’ı nasıl tutacak…
Bu gece herkes uykudayken, o "Boz Atlı" gelip şu kimsesiz avluma inse... O mübarek elini, o "pençe"sini serdiğim una bassa... Sabah kalkıp o daracık camdan baktığımda, o bembeyaz unun üzerinde Hızır’ın izini görsem... Biliyorum ki o haklının yanındadır, biliyorum ki bu hane, bu hücre pürü pak, Hızır’ın nazarındadır.
Bu yıl tek dileğim şudur Hızır’dan:
Burada, bu taş kuyuda benim unuma dokunan el, bu gece nice babasından annesinden koparılmış yavrularımıza, gecenin karanlığında kanadımızın altından koparılan küçücük kuzularımıza çocuklarımıza uzatamadığımız elimiz olsun. Çocuklarımızın başucuna bizim yerimize ulaşsın. Biz yokuz, babaları anneleri tutsak... Boz Atlı Hızır, o şefkatli elini bizim niyetimize çocuklarımızın sırtına sürsün. Onları kanatlarının altına alsın, yalnız bırakmasın, korkutmasın, üşütmesin.
Zemheri bitti, bahar yakındır. İnsanlık için güzellik için inancım tam.
Bugün kapılar üzerimize kapanmadan avluya un sereceğim, geceyi Boz Atlı Hızır’a teslim edeceğim. Medet Allah meded, Ya Muhammed, Ya Ali, Yetiş carımıza Boz Atlı Hızır…
No:9 “Sancısını Çektiğimiz Güzel Doğumlar İçin Hoş Geldin 2026”
2025 yılında, üç doğum günümüz, üç açık görüşe denk geldi. Kızımın, benim ve bugün de eşimin. Üçünde de top kek pastamız, çubuk kraker mumlarımız oldu.
31 Aralık, güzel sevdiğim, yârimin doğum günü. Yılbaşı kutlamasıyla doğum günü kutlaması arasında pasta kesimlerinde sıra Silivri’deydi. Sabah açık görüşümüzde, 2026’da gelecek güzelliklere, umuda ve yârimin yeni yaşına yedik top keklerimizi.
2026, bu ülkede tüm çıkmazlara, umutsuzluklara inat; umudu, birlikteliği, yan yana durmayı, iyiliği büyüteceğimiz ve “yeniyi” inşa edeceğimiz yıl olacak.
No:9 notalarıma ses veren, yanımda olan büyük ustalar, güzel insanlar bana evladiyelik bir iz bıraktılar. Keşke müzisyen olabilseydim. Müzik siyasetten çok daha zor ve ciddi bir iştir. Bu notalar 2026’ya umut getirsin. Bu büyük ustaları yan yana getiren melodi; benden tüm yol arkadaşlarıma armağan olsun…
Bir de yârime; onun sabrına, gücüne ve sevgimize gelsin.
İyi ki doğdun güzel sevdiğim…
2026’daki güzelliklerin, adaletin, demokrasinin doğumuna: No:9.
Babam Talip Şahan, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Cahit Berkay, Bülent Ortaçgil, Dengin Ceyhan, Tolga Sağ, Diler Özer, Cenk Şanlıoğlu, Atakan Gözetlik, Ömer Avcı, Ertan Keser, İstanbul Strings, ablam Ceren Şahan ve tüm katkı sağlayanlar…
İyi ki varsınız!
Türkiye IŞİD (DAEŞ)’lisine cennet oldu
Mültecisine cennet oldu
PKK'lısına cennet oldu
APO'ya cennet oldu
Papaya cennet oldu
Suçlular’a cennet oldu
Bir tek vatanseverlere cehennem olan bir ülke !