Atilla Uğur, seni insan hakları savunucuları iyi tanır. Kızıltepe’de işlediğin insanlık suçlarından, infaz ettiğin insanları koyduğun kamyon kasalarından, kaybettiklerinden, katlettiklerinden. Senin hukuktan, insanlıktan söz etme hakkın yok !!! Ama utanman da yok!
Gözaltına alındı. Tutuklandı. Tutuklu yargılanacak. Ev hapsi verildi. Yurt dışı yasağı. Gözaltı. Gözaltı. Tutuklama. Böyle gidiyor haberler.
Ters kelepçeli prodüksiyon videoları, avukattan önce medyanın öğrendiği ve bir tür şehvetle sunduğu kararlar, gelişmeler.
E-5’teki iş cinayetinde yaşamını yitiren kurye Merve Yılmazelli, meslek örgütleri, sendikalar ve kurye grupları tarafından bugün Silivri'deki kabri başında anıldı. Kuryeler adalet talebini yineledi.
Haberin tüm detayları:
https://t.co/ru5H74JwIl 1/3
Cemil Aksu: “İsteyen herkes Polen Ekoloji’ye katılabilir. İlkemiz dürüstlük. (…) Kadıköy’de yapılan Suruç anmalarına iki defa değil daha fazla katıldım. Eğer tahliye olursam bu ayın 20’sindeki anmaya da katılırım.”
#CemilAksuOnurumuzdur
Bu hediye silahlar üzerinden ‘hukuk devleti’ hikayesi anlatmanın trajikomikliğinden biraz daha bahsedeceğim.
Dünya değişti, hâlâ ‘Batı standartları’ övülüyor.
Batı’nın ‘idealize’ ettiğiniz hukuk devleti Gazze’de İsrail eliyle gömüldü, gitti. Her Batı ülkesinin özel yasaları var. İnsan hakları ihlalleri karşısında silah ticaretini kısıtlayan, yaptırımları zorunlu kılan. Farklı farklı yasalar. Bugün övülen çoğu ülke, kendi halklarının itirazlarına rağmen bu yasaları uygulamadı. Açıkça bu yasaları çiğnedi. Hukuk devleti, kurallar, en temel ilkeler İsrail uğruna askıya alındı.
Batı’nın bu rezaleti saklaması için kullandığı şey sizin de oltasına takıldığınız bir performanstan ibaret.
Gazzeli bebeklerin üzerine atılan bombalar, bebekleri katleden askerlerin giydiği kıyafetler gümrüklerden rahatça geçiyor; ama hukuk kuralları resmi hediye bir tabanca gümrüğe gelince mi hatırlanıyor? İşe bisikletle giden başbakanı alkışlıyorsunuz, fakat başbakan ofisine girer girmez hangi Filistin eyleminin polis zoruyla dağıtıldığının briefing’ini alıyor.
Arka planda her türlü hukuksuzluk, reel politika dönerken; sahne önünde kusursuz bir performans. Bunu alkışlamak için saf bir seyirci olmak yada 2010’da düzenlenen bir rooftop partisinde takılı kalmak gerekiyor sanırım.
Batı bu değerleri hep iki yüzlü savunuyordu. Ama şimdi Trump sayesinde çok daha sahici çok daha net gözümüzün önünde.
Hukuk devleti, anayasal demokrasi, sınırlı bir siyasi güç; ortak yaşam için elimizdeki en iyi seçenek. Batı’nın bu rezaletini bu değerlere bir tekme de Doğu’dan vurmak isteyenlerin yağmacılığı da en az Batı kadar rezil. Fakat bu çağda, Gazze’den sonra hukuku Batı’dan beklemek büyük saflık.
Bu topraklara hukuk ve demokrasi gelecekse Batı’ya rağmen gelecek. Batılıları memnun edince değil, kendi halkımızı ikna edince gelecek. Bunu öğrenemeyenlerin hiçbir şansı yok.
Kamusal alanda tiyatro oynamaya gerek yok. NATO bir çevre veya insan hakları örgütü değil. NATO’ya ‘daha estetik olun’ eleştirisi tuhaf. Kendinizi kandırmaya devam etmek için uyutulmayı talep etmek gibi şey. NATO’yu savunanların da NATO’ya karşı olup hapse girmek pahasına bunu haykıranların (bunların cesareti de var, sizin yok) da bir davası, ideolojisi var.
Fakat “bizi uyandırmayın, çiçekli uçaklarla bombalayın, estetiği bozmayın” bir duruş değil. Herkes uyandı artık. Kanada Başbakanı Carney’nin ‘günaydın’ itirafı bile yetmediyse diyecek bir şey yok tabii.
Geçmiş olsun.
Esra Işık’a Hapis Cezası
Akbelen Ormanı ve çevresindeki acele kamulaştırma protestoları sırasında tutuklanan ve 42 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Esra Işık’ın yargılandığı davada karar açıklandı.
Mahkeme, Işık’a “kamu görevlisine hakaret” suçundan 44 bin 200 TL adli para cezası verdi ve bu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan ise 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildi. Mahkeme, bu hapis cezası için HAGB, erteleme veya alternatif yaptırım uygulanamayacağına karar verdi.
Müvekkilimiz Gürkan Türkoğlu’nu kaybettik.
Kuyu tipi hapishaneler bu ülkede can aldı.
Zorla müdahale ile gelen bu süreçten Gürkan’ın katilleri Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığıdır, Kuyu Tipi Hapishaneleri inşa eden siyasal iktidardır.
Gürkan Türkoğlu Ölümsüzdür!