Yaşam hakkını savunan kentler için sözümüz var!
4 Nisan Dünya Sokak Hayvanlarını Koruma Günü kapsamında, İl Hayvan Hakları Komisyonumuz tarafından hazırlanan ortak metin; İstanbul’un ilçe belediye meclislerinde, CHP grubumuz adına meclis üyelerimiz tarafından hafta boyunca gündem dışı söz alınarak okundu.
Sokak hayvanlarının yaşam hakkını koruyan, bilimsel ve kalıcı çözümleri esas alan bir anlayışla; tüm canlılar için daha adil ve yaşanabilir kentler kurmak için kararlılıkla çalışıyoruz.
Güçlü kent, yalnızca insanı değil, yaşam hakkını koruyan kenttir.
Büyük bir hassasiyet ve dikkatle takip ettiğimiz bir konuda kamuoyumuzu doğru bilgilendirmemiz gerekmektedir.
📌 İBB Eyüpsultan Yuvam İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’nde yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin İBB, kamuoyuna yansımadan çok önce “durumu” kurum personelinin fark etmesi üzerine anında tutanak tutmuş, aileyi ve yetkili kurumları bilgilendirmiş, konuyu o andan itibaren titizlikle araştırmaya başlamıştır.
📌 İlgili hizmet birimi tam 35 kamerayla her saat izlenen bir yerdir. Tüm kayıtlar adli mercilerle paylaşılmıştır.
📌 Bu kayıtların tamamı incelenmiş, İBB görevlileri tarafından bir fiilin işlendiğine dair bir emare bulunmamıştır. İBB ve resmi kurumların incelemeleri ve teknik çalışmalarında iddialara yönelik bir bulguya rastlanmamıştır.
📌 Buna rağmen adı geçen tüm isimler tedbiren görev yerlerinden uzaklaştırılmıştır.
📌 Detaylı teknik incelemeler ise hem idari, hem de adli olarak sürmektedir.
📌 İBB başından itibaren olayın aydınlanması için çalışan, devletin tüm kurumları ve aile ile tam işbirliği yapan tavrını sürdürmüştür, sürdürmektedir.
📌 Tüm bunlar olurken çocuğun mahremiyetini de hiçe sayarak yapılan haberler ve açıklamalar ile İBB’nin kurum itibarını zedelemek için siyasi bir kampanya başlatıldığını görüyoruz.
📌 On binlerce çocuğun ve ailenin faydalandığı 127 Yuvam İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’ni itham altında bırakan kampanya, özellikle orta ve alt gelir grubunun faydalandığı bir kamu hizmetini ve toplumun büyük bir kesimini toptan yaftalayan kışkırtıcı bir yöntemi benimsemiştir.
📌 Belediyemizin çok açık, şeffaf ve yapıcı biçimde birlikte çalıştığı devlet kurumlarının başındaki bazı bakanlar da dahil olmak üzere, iktidar mensuplarının konuyu ucuz siyaset konusu yapmalarının iyi niyetli olmadığını görüyoruz. Bu tavrın 2019’dan beri Etkinlik Merkezleri’nden eğitim alan 26 bin 144 çocuğun ailelerinde oluşan memnuniyetten kaynaklandığını biliyoruz.
Bizler çocuklarımız için, onların sağlıklı beslenmesi, güvenli ve mutlu ortamlarda büyümesi ve geleceğe umutla hazırlanmaları için çok çalışmaya devam edeceğiz.
Biz Cumhuriyeti kuran partiyiz.
Biz halkına güvenen, halkının önüne sandığı getiren partiyiz.
Muhalefetsiz ve seçimsiz Türkiye hayali kuranlara hatırlatma: CHP halktır, halkındır. Bize gücünüz yetmez.
Dün anjiyo olan Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık yeniden cezaevine sevk edildi.
Sağlığını hiçe sayarak Başkanımıza “düşman hukuku” muamelesi yapan, ailesine ve yakınlarına eziyet eden bu zihniyeti tarih unutmayacak!
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Bugün PKK terör örgütü kendini feshettiğini, silah bırakma kararı aldığını açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak tarihsel bir tutarlılık içerisinde, barışın yanındayız. Aynı şekilde, terörün ve şiddetin her türlüsüne her zaman karşı olduk, bundan sonra da karşı olmaya devam edeceğiz.
Bu topraklarda 47 yıldır süren terörün, akan kanın sonsuza kadar durması ortak temennimiz ve irademizdir. PKK’nın silah bırakma kararı aldığını ve örgütsel yapısını feshettiğini ilan eden son açıklaması, Türkiye’nin yıllardır ağır bedeller ödediği bir dönemin sona ermesi açısından kritiktir. Ancak, bu sürecin başarılı olması ve kalıcı toplumsal barışa evrilmesi; atılacak adımların samimiyeti, hukukiliği ve demokratik meşruiyeti ile doğrudan ilişkilidir. Sürecin tüm aşamalarıyla nihayete ermesini, on binlerce canımızı kaybetmemize yol açan, ağır ekonomik ve toplumsal yıkım yaratan terörün ilelebet sonlanmasını bekliyoruz.
Kürt sorunu dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm sorunların çözümü hukuk devleti, adalet ve demokrasiden geçer. Bu süreç, günlük hesaplarla, seçim planlarıyla değil; hiçbir siyasi görüşün, partinin, toplumsal kesimin dışlanmadığı bir kapsayıcılıkla yönetilmelidir. Ülkelerde iç barış, otoriter bir sistemde değil, demokratik hukuk düzeninde sağlanır. Türkiye’de toplumsal barışın güvencesi; millet iradesine, ulusal egemenliğimize, Lozan Anlaşması’nda tescil edilmiş bağımsızlığımıza ve ülkemizin bölünmez bütünlüğüne dayanan yüzyılı aşkın varlığıyla kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan Cumhuriyetimizdir.
Bundan sonraki dönemde tam mutabakata dayanan bir toplumsal barışın güvencesi olarak demokrasi ve hukukun üstünlüğünün kurumsallaştırılması konusunda atılması gereken adımlar vardır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda; şehit ailelerinin, gazilerimizin ve bütün mağdurların rızalarının alındığı tam bir çözüm için sorumluluk bilinciyle davranmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu amaçla, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, demokratik düzenlemelerin ele alınması yönündeki tarihsel ve siyasi tutarlılık taşıyan tavrımızı muhafaza ediyoruz. Demokratikleşmenin gereği olan tüm yasal düzenlemelerin beklemeksizin TBMM çatısı altında yapılması ihtiyacının altını çiziyoruz. Demokratikleşme için gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması kadar, mevcut kanunların uygulanmasındaki hukuk dışı yaklaşımların terk edilmesi ve anayasa ihlallerine son verilmesinin şart olduğunu hatırlatıyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi, toplumun barış ve demokrasi taleplerinin kişisel siyasi hedefler doğrultusunda istismar edilmesine izin vermeyecektir. Ülkemizdeki demokrasi ve hukuk devletine ağır zararlar veren uygulamalar son bulmalıdır. Artık seçilmiş belediye başkanlarının ve belediye meclislerinin yerine kayyım atama uygulamasına ve Kürtlerin belediye meclislerine girmesini suç sayan hukuksuz soruşturmalara son verilmelidir. Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun, siyasi parti liderleri Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, Ümit Özdağ’ın, tüm siyasi tutsakların ve toplumsal davalardan cezaevinde bulunanların özgürlüklerinin sağlanması ve tam demokratik rekabet koşullarının tesisi elzemdir. Bir yandan barışa yönelik adımlar atılırken, diğer yandan muhalefete savaş açılması ve düşman hukuku uygulanması kabul edilemez. Bu tutumun sürdürülmesi, barışın güvencesi olan demokrasinin yıkımı anlamına gelir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm yurttaşlarımıza sözümüzdür:
Hepimizin barış umudunun, kardeşçe yaşama iradesinin, hep birlikte kalkınma ve zenginleşme hayalinin bir kez daha siyasi çıkarlar uğruna heba edilmesine karşı, biz buradayız.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, barış ve demokrasinin tesisi konusundaki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bizler, ana muhalefet partisi olmanın ötesinde Türkiye’nin birinci partisi olarak iktidara hazırlanma sorumluluğumuz ve tarihsel mirasımızın gücü ile barış ve demokrasinin inşasının güvencesiyiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu anlayışla, bütün gücümüzle, kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Dünyanın en büyük imza kampanyalarından birine başlıyoruz.
Tutsaklar özgür kalacak.
Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nu yanımda, sandığı önümde istiyorum diyen on milyonları harekete geçireceğiz.
CHP örgütü vatanımızın ve umudun emekçisidir.
23 Mart Pazar günü iki sandık kuruyoruz!
1️⃣ CHP üyelerinin oy kullanacağı sandık
2️⃣ Tüm vatandaşlarımızın oy kullanabileceği dayanışma sandığı
Demokrasiye sahip çıkmak için eşini, dostunu, komşunu al, gel! Teşvik et, eşlik et!
Oy kullanılabilecek yerler: https://t.co/ZPF59wP9YU