Yine bakıyorum konu en olmadık yerlerinden tutuluyor; dizileri suçlama, evde silahın ne işi var vs...
Bunlar yeni şeyler değil; tüfek icat olduğundan beri evin duvarında asılı dururdu zaten... TV icat olduğundan beri vurdu kırdı filmler vardı zaten... Babalarımız da biz de böyle büyüdük, yeni şeyler değil bunlar!
Yeni olan şey çocuk büyütme tarzımızdır. Böyle bir çocuk yetiştirme şekli olamaz. Otoriteden yoksun, sorumluluktan muaf, sınırdan uzak, hayattan izole...
Bir çocuk okulun koridorunda yüksek sesle sinli kaflı küfürler edecek ve öğretmen ona haddini bildiremeyecek! Böyle bir eğitim şekli olamaz. TV'de Kemal Sunal'ın “eşşoğleşek” sözünü bipleyeceğiz ama okulda sinkaflı küfürler edilmesine göz yumacağız. Benim çocuğum okuldan hayasızlık öğrenip gelecek. Bu pedagojik riyakârlığı bırakmak ve acilen kadim öğretilere dönmek durumundayız. İnsan yetiştiremiyoruz, bununla biran önce yüzleşmemiz gerekiyor.
Din eğitiminde bile cehennem yok artık, cehennemi kapattık. Oysaki Allah peygamberini “beşîr ve nezîr” yani; cennet ve nimetleriyle müjdeleyen, cehennem ve azabıyla ikaz eden, olarak vasıflamıştır. “Sizi önünüzde yaklaşan bir günün azabına karşı uyarıyorum” diye İslâm'a davet ediyordu Allah Rasûlü (s.a.s.). Ne oldu da cehennemin kapısına mühür vuruldu?
Biz birinin ağacına elimizi uzatmadıysak, bir karıncanın yuvasını bozmadıysak, ağzımıza küfür koymadıysak cehennem de yanarız diye korktuk hep. Bir hayvana zarar verecek olsak, nenem “Anası kargış eder” derdi korkardık el uzatmaya. Kimsenin olmadığı yerde bile en aciz bir hayvanın da sahibi var bilinciyle büyüdük.
Şimdi bu canavarları kim yetiştiriyor?
Dümdüz söylüyorum, bu neslin mimarı modern psikoloji ve pedagojinin sınanmamış öğretileri ve dogmatik bir biçimde kabulüdür. Anne babaları bu çarpık ebeveynlik tarzına sevk eden budur. Eğitim kurumlarını, eğitmekten aciz bırakan budur. Bunun acilen tartışmaya açılması gerekiyor.
Evde baba otoritesi, okulda öğretmen otoritesinin olmayışı akran zorbalığını besleyen en temel etkendir. Öğretmen ve baba yeniden eski saygınlığına kavuşmalıdır. Meseleyi bir iki olaya münhasıran ele almak son derece yanlıştır.
İslam ülkeleri İsrail'e "Eğer Filistinli esirleri idam ederseniz,
Her Filistinli'ye mukabil bir çifte vatandaş yahudiyi cehenneme yollarız." diyebilseydi bile çok şey değişirdi.
Bırakın Siyonist gebertmeyi, vatandaşlıktan bile çıkartamıyorsak,
Konuşmak zül geliyor artık..
🔴 İSLÂM, ÖZELLİKLE ŞU KADINLARIN OMUZUNDA YÜKSELMİŞTİR:
İslam'ın Askeri Her Kadını Sahada Rol Almalıdır. Şöyle ki..
1— Hz. Hatice r.a:
Hem tüccar, hem davetçi hem de evinin hanımı. Hristiyan Addas'ın İslamında rolü var. Hz. Muhammed s.a.v'e tüm malını peşkeş çekmiş çilekeş yeryüzünün en faziletli hanımıdır ve ümmetin annesidir.
2— Lubabe binti Haris:
Hz. Hatice'den sonra islâmi kabul eden ilk kadındır. Nüfuzlu bir aileden gelmesi hasebiyle Mekke'de bir çok kadını da islâm'a kazandırmıştır. Ümmü'l-Fadl diye bilinir.
3— Guzeyye:
Aslen bedevi olup Mekkeli biriyle evlenmiştir. Cesur ve atılgan bir yapısı vardı. Asla korkmazdı. Çok etkili olduğu için kabilesine sürgün edilmekle bedel ödetildi ama o asla geri adım atmadı.
4— Ümmü Şerik:
Yemen'in Devs kabilesine mensup olan bu hanım, bir çok kişinin islâmına sebep olmuştur.
5— Fatıma binti Hattab:
Hz. Ömer'in kız kardeşi olup cennetle müjdelenen Said ibn Zeyd'in de hanımıdır. Hz. Ömer ona çok düşkündü. Onun islamiyetinde payı var diyebiliriz. Genç ve atik olması hasebiyle evlerden evlere koşardı. İstihbarat görevini de üstlenmiştir. Mekke'de okuma yazma bilen 17 kişiden biridir. Kültürlü idi ve bunun yanı sıra entelektüel bir yapısı vardı.
6— Şifa binti Abdullah:
Hz. Ömer'in akrabası olan bu hanım, Resûlullah'ın [a.s] zevcelerine okuma yazma görevi verildiği bilinmektedir. Ebû Dâvûd da olayı aktarır. Sahada en etkin hanimlardan biri idi.
7— Sa'de binti Kurayz:
Ibn Hacer el-Askalani, Hz. Osman'ın İslamında bu hanımın etkisi olduğunu vurguluyor. Kendisi Hz. Osman'ın teyzesi olduğu rivayet edilir. Burda dikkat çekmek istediğim şudur; büyük insanların hidayet bulmasında kadınların rolü ve gayretidir.
8— Ümmü Habibe:
Mekke liderlerinden Ebu Süfyan’ın kızı olup Habeşistan'a hicret etmiştir. Emevi kabilesinde çatlakların oluşmasında rolü büyüktür. Kocası, Hristiyanlığı tercih ettiğinde Medine'ye gidip islâm'ın izzetini tercih etmiştir. Bu tavrı, müminlerin annesi olmakla ödüllendirilmiştir.
9— Hz. Sevde:
Hz. Hatice'den sonra Resûlullah s.a.v ile evlenen ilk hanımıdır. Habeşistan seferi sırasında kocasının Hristiyanlığı tercih ettiği aktarılır. Bunun üzerine Mekke'ye gelip orda davet mücadelesini verir. Yalnızlığı ve cefakarlığını görenler onu Hz. Peygamber’e takdim ettiklerinde hemen kabul etmişti. Müminlerin annesi olma şerefine nail olan bahtiyar bir hanımdır.
10— Hz. Zeybep, Hz. Ümmü Gülsüm, Hz. Rukiye ve Hz. Fatıma:
Hz. Peygamber'in [a.s] gülleri olan kızları kendilerini/Şuur anladıkları gün islâm'a teslim olmuşlardı. Babalarının davet çalışmasına katkı sunmak adına fedakarlıkları ortadadır. En önemlisi babalarını teselli etmeleri beni etkiliyor. Hz. Fatıma en küçük olmasına rağmen Kabe'nin yanında Daru'n-Nedve/müşriklerin meclisine yönelerek babasına yapılan zulmü haykırıştı. İşte en küçüğü bile aslan gibi kükrerdi. Allah c.c, hepsinden razı olsun. Bizi şefaatlerinden mahrum bırakmasın.
📌 Kıssadan Hisse:
Her mümine kadın, hem sahada hem sitede hem de farklı platformlarda davet etmeyi bir misyon bilmelidir. Her yerin bir mescid, her yerin bir davet sahası olduğu bilincinde olmalıdır.
Bu hanımlar gibi; hem ev hanımı, hem iş insanı hem de büyük bir muallime olunabilir. Gazvelerde hemşirelik yapan hanımların cihadî yönlerine de değinmek isterim.
Allah (c.c.) bizleri salih kullarından eylesin ve neslimizden İslâm’a hizmetkârlar çıkarsın. Âmin. İbrahim Kaya kardeşinize de dua etmeyi unutmayın.
https://t.co/QBpsoLVMTE
◽️Arapça-Türkçe Hadis Metinleriyle "Saliha Kadın Portresi": -6-
1— “Sizden biri; şükreden bir kalp, Allah’ı zikreden bir dil ve ahireti için kendisine yardımcı olacak imanlı, saliha bir eş edinsin.” [Tirmizi, 3094]
2— “Bir mümin, Allah’a takvadan sonra, kendisi için saliha bir eşten daha hayırlı bir şey elde etmemiştir. Ona emrettiğinde itaat eder, ona baktığında ise kendisini sevindirir.” [İbn-i Mâce, 1857]
3— “Kime şu beş şey verilmişse, artık ahiret amellerini terk etme konusunda mazereti kalmaz: saliha bir eş, hayırlı evlatlar, insanlarla güzel geçinme, kendi memleketinde geçimini sağlayabilme ve Âl-i Muhammed’i sevmek.” [Kenzu'l-Ummal, 6448]
4— “Kadınlar arasında saliha (iyi) kadının misali, yüz karga arasında ‘a‘sam’ (nadir bulunan, farklı renkli) bir karga gibidir.” [Taberânî, 238/8]
5— “Size kişinin biriktirebileceği en hayırlı şeyin ne olduğunu haber vereyim mi? (O,) saliha bir kadındır: Ona baktığında kendisini sevindirir; yanında olmadığında onu (namusunu ve malını) korur; kendisine emrettiğinde ise itaat eder.” [Ebû Dâvûd, 1664]
6— “Kime Allah saliha bir eş nasip ederse, onun dininin yarısında kendisine yardım etmiş olur. O hâlde kalan yarısı için de Allah’tan sakınsın (takva sahibi olsun). [Hâkim, 2681]
7— Sizin en hayırlı kadınlarınız; kocası kendisine baktığında onu sevindiren, ona emrettiğinde itaat eden ve kocası yanında olmadığında hem kendisini hem de onun malını koruyanlardır.” [Ebû Dâvûd, 1664]
8— “Bir kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar, iffetini korur ve kocasına itaat ederse cennete girer.” [İbn-i Hibban, 4163]
9— “Dört şey mutluluktandır: saliha (iyi) kadın, geniş mesken, iyi komşu ve rahat/uygun binek.
Dört şey de mutsuzluktandır: kötü komşu, kötü kadın, kötü binek ve dar mesken.” [İbn-i Hibban, 4033]
10— “Deveye binen (yani Arap kadınları içinde) kadınların en hayırlıları, Kureyş kadınlarının saliha olanlarıdır. Onlar çocuklarına küçüklüklerinde en şefkatli olan ve kocasının malını en iyi koruyan kadınlardır.” [Buhâri, 5082]
◽️Okumanızı rica ediyorum:
— 50 farklı konu/başlık ile bunu 500 Hadise tamamlayıp kitabı tüm ümmeti Muhammed'e [a.s] hibe edeceğim biiznillah.
— Bunun yanı sıra 2 kelimeden oluşacak şekilde 500 hadis derledik. Tercümesi yapılıp burdan yayınlanacak biiznillah. İlki bu hafta paylaşılacaktır. Hepsini ücretsiz açıyoruz.
— Buna karşın İbrahim Kaya kardeşiniz olarak, Hz. Peygamber'in [a.s] aşkı için, sünnetin ihyası için, inkarcıların inadına bunların paylaşılmasını sizlerden rica ediyorum. Dua eder, dua beklerim.
- https://t.co/QBpsoLVMTE
Hz. Yusuf’un hayatını hiç bilmeyen birisi, temiz bir kalple Yusuf suresini okusa hayretler içinde kalır.
Kaderin nasıl bir şey olduğunu, Allah’ın kudretini iliklerine kadar hisseder.
Abileri tarafından unutulsun gitsin diye kuyuya atılmış küçücük bir çocuğun seneler sonra devlet yöneteceğini kim hayal edebilirdi ki?
Yusuf’u öldürmek isteyen abilerinin yıllar sonra ona muhtaç olacağı kimin aklına gelirdi?
Kendisine cinsel arzularla yaklaşan kadınların tuzağından kurtulmak için zindanı tercih eden genç Yusuf’un hapisten çıkıp hazine bakanı olacağını kim tahmin edebilirdi?
Peygamber adayıydı ama saf bir çocukken hasede uğradı. Kuyudan çıktı ama eşya gibi satılıp köle olarak yaşadı.
Kadınlarla sınandı ama nefsine uymadı. Zindana düştü ama Allah’ı anlatmaktan vazgeçmedi.
Devletin başına geçti ama kibirlenmedi. Makamın sahibi oldu ama abilerini rezil etmedi.
Kader alemi sırlarla doludur. Üzüldüğümüz bir olay yıllar sonra sevineceğimiz bir başka hadise haline gelebilir.
Hayat imtihandır. Allah’ın planı mükemmeldir.
Kuyunun dibinden güneşi görebilenlere, zindandan semayı izleyebilenlere korku ve endişe yoktur.
Hayata Yön Veren 10 Hadis-i Şerif: -1-
— başkasının istediği kıza aday olma [Müsned]
— sırf bazı yönlerinden ötürü eşinden soğuma [Buhâri]
— vesvese ile yöneten ifsat eder [Ebû Dâvûd]
— kişi arkadaşını dini/âhlakı üzeredir. Dostluk ettiği kişiye dikkat etsin [Ebû Dâvûd]
— yemeği önünden ye; bismillah diyerek başla [Buhâri]
— başkasını hanımını kocasına kötüleyen bizden değildir [Müslim]
— bir evi delikten izlemeyin, salonuna izinsiz bakmayın [El-Edebü’l-Müfred]
— yolun ortasında/mahallede durmayın [Müslim]
— ağzınızı çemkirerek kibirli konuşma [Tirmizî]
— Kur'an ile yemeyin, Kur'an'da aşırıya kaçmayın, Kur’ân'da kibirli olmayın [Müsned]
Bunları yayalım ki her yer Sünnet koksun ve buna sen de mazhar ol: ❝Benden işittiği hadisi aktaran kişiyi Allah celle celaluhu yüzünü aydınlatsın❞ |Tirmizi | İbrahim KAYA kardeşinize dua etmeyi de unutmayın. 🌹🌹
— Sabit Kanalımız: https://t.co/QBpsoLWkJc
Geceyi Nasıl İhya Edebiliriz?
Gecenin ihyası her şeyden önce farz ibadetlerin yerine getirilmesi ile olur.
Yatsı ve sabah namazlarını vaktinde cemaatle kılmış biri genel hatlarıyla gecesini ihya etmiştir.
Hanımlar ise evde kendi başlarına kıldıklarında dahi aynı sevabı yakalamış olurlar.
Farzlar kadar değerli bir başka konu da günaha, özellikle de kul hakkına girmemektir.
Mesela; insanın ailesi ile tartışmalı ve kavgalı geçirdiği geceler büyük bir kayıptır.
Belki de teravihleri kaptırdığı, gönül kırdığı için kul hakkından dolayı vebal taşıdığı geceler olabilir.
Bizden beklenen, geceleri uykusuz kalıp sabaha kadar namaz kılmak değildir.
Öncelikle yapmamız gereken, samimi bir tevbe ile ve tam bir kul olma bilinciyle hataya düşmeden asıl görevlerimizi hakkıyla yerine getirmektir.
Bundan sonra da gücümüz yettiğince affedilmeyi hak edecek işler yapmak gerekir.
Şimdi Kadir gecesini değerlendirmek isteyenler için şöyle bir yol haritası çizebiliriz:
1. Akşam ve yatsı namazınızı geciktirmeden kılın. Sonrasında kendinizi dinç hissediyorsanız gücünüz yettiği kadar teravih namazı kılın ve yoğun bir şekilde dua edin.
2. Yorgunsanız dinlenmeye geçin. Ortalama dört saat uyuyun, sonra kalkıp az da olsa gece namazı kılmaya gayret edin.
3. Namaz kılamazsanız bile sadece dua ve istiğfar için kalkın.
4. Okuyabilirseniz Kur'an okuyun. Ezber ya da yüzüne okuyabilirsiniz. Bunu imsak vaktine yakın bir zaman dilimi içinde de yapabilirsiniz.
5. Hastalık ya da ev hali, insan her zaman aynı durumda olamayabilir. Böyle hallerde niyetinizle Allah'ın size sevap yazdığını bilin ve üzülmeyin.
6. Gece uykusunu ihmal etmeyin. Üstelik gündüz yoğun meşgaleniz varsa, çocuklarınızla ilgileniyorsanız dinlemeniz ibadet gibidir.
7. Evlatlarınıza olan görevleriniz, ailenizin geçimini sağlamak için verdiğiniz helal rızık mücadelesi de ibadettir.
8. Fırsatınız varsa gündüzün öğle vakti öncesi ya da sonrasında da kaylule dediğimiz kısa uykudan faydalanabilirsiniz.
Allah'tan hepimiz için afiyet ve aile huzuru niyaz ederiz. Ümmetimiz için ıslah, kendimiz için de arınma vesilesi olsun Ramazanımız.
Ramazan ayının son on günü yılın en mübarek zaman dilimidir.
Bin aydan daha değerli olan Kadir Gecesi çok yüksek ihtimalle son on geceden biridir.
O geceyi aramak Rabbimizi aramak, affımızı istemek demektir.
Resulullah, Ramazan ayının son on gününde Kadir gecesini aramak için ibadetini iyice artırırdı.
Helal olmasına rağmen hanımlarından uzak durur, onları da o geceyi aramaya ve ihya etmeye teşvik ederdi.
Mescidinde itikâfa girer, dünya ile bağlantısını iyice azaltırdı. On gün bambaşka bir halde yaşardı.
Onun bu hayat tarzı ümmeti için de örnek olmalıdır. Biz de en azından, engelimiz yoksa, bu on gecede farklılaşabiliriz. Evimizde itikâfta imişiz gibi düşünebiliriz.
Nasıl mı?
1. Ruh halimizi Kadir Gecesi'ne şartlayabiliriz.
2. Akşam ezanı ile sabah ezanı arasında telefon kullanımını azaltabiliriz.
3. Yemeyi azaltıp mide huzurumuzu sağlayabiliriz. Böylece zihnimiz daha berrak olur ve rehavetten kurtulabiliriz.
4. Mümkün olduğu kadar az konuşup çok dua edebiliriz. Salavat getirebiliriz. İstiğfar edebiliriz.
5. Özellikle şu duaya odaklanabiliriz:
اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ، فَاعْفُ عَنِّي
"Allah'ım sen affedensin, affetmeyi seversin; beni affet!"
6. Abdestli kalmaya özen gösterebiliriz.
7. Farz namazlarla birlikte teravih namazımıza daha çok özen gösterebiliriz.
8. Kur'an-ı Kerim’i daha fazla okuyabiliriz.
9. İmsak vaktinden iki saat önce uyanıp namaz kılıp dua edebiliriz.
10. Başta anne babamız, ailemiz ve yakın çevremiz olmak üzere insanların gönlünü hoş etmeye daha çok gayret edebiliriz.
11. İmkanımız varsa sadakayı artırıp bir insanın sıkıntısını giderebiliriz.
Rabbim gecelerimizi bereketlendirsin. İbadetlerimizi kabul etsin. Kadir gecesini idrak edebilen kullarından eylesin.
Neden Ramazan ayı gelince uyku ve rehavet basıyor bizi? Bu durum Ramazan ya da oruçtan mı kaynaklanıyor?
Hayır. Binlerce kere hayır! Ramazan ve uyku, Ramazan ve rehavet, Ramazan ve keyif, Ramazan ve eğlence; kıyamete kadar bir araya gelmeyecek kelimelerdir.
Bizim gafletimiz, takvadan uzaklaşmamız ve dünyevileşmemizin sonucu bunlar bize sızmıştır. Kesinlikle bu sızıntılar, Ramazan ayının ve orucun aslında yoktur. Öyle zannederim ki Allah Teâlâ, erimeyen kulları ile liberalizmin laçka sisteminde kaybolup giden kullarını ayıracak bu süreçte. Ramazan’ı ayakta tutmak ve orijinalini korumak zorundayız. İnsanlara ibadeti sevdirmek gibi masum bir gerekçeyle de olsa Ramazan’a eğlenceyi ve gafleti sokmak dini eritmektir. Buna asla razı olmamalıyız. Ramazan artı enerji, artı gayret, artı cihat demektir. Başta Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem olmak üzere ashabın ve bu ümmetin büyüklerinin Ramazan’ı bu Ramazan’dır. Kulluğa artı getirmek Ramazan demektir. Bunun için zaten Ramazan’da rahmet ve mağfiret farkından söz edilmektedir. Bu ümmetin izzetli tarihinde, teravih namazı kadar Ramazan fetihleri de meşhurdur. Ramazan ve uykuyu bir arada görmekten çok Bedir gazvesini, Mekke fethini, Endülüs fethini, Ammuriyye fethini, Kadisiyye’yi, Aynıcalût ve benzeri zafer günlerimizi hatırlamalıyız. Ramazan asla eğlence ile anılamaz. Ramazan artı kulluktur. Artı heyecandır. Artı cihattır.
Nureddin Yıldız - 14.05.2018 @fetvameclisicom
"Aslanların" olmadığı yerde
"çakal" kendini vali ilan edermiş ⚠️
Dün herkes dersteyken pankart asıp,
“Yarın fakülteye geleceğiz” diye
duyuru yapanlar beklendi…
ama her zaman ki gibi gelen olmadı.
Marmaralı gençleri;
hocalarına ve değerlerine sahip çıktıkları için tebrik ediyorum.
#BoynukalınYalnızDeğildir
@kahveyihayal907@camiistan Elbette. En faziletli namaz, kıraati uzun olan namazdır. Bir de Ramazan ayında bire bin verildiği o mübarek vakitlerde, kazanacağınız ecri düşünün. Normal teravihten sadece yarım saat uzun olan hatimli teravihi muhakkak tavsiye ederim.