benim eski en yakın arkadaşım böyleydi sürekli şaka ya da iyiliğin için adı altında özgüvenimi zedeleyen şeyler söylerdi. 32 yaşında ve hayatta istediği hiçbir şeye sahip değil kötü kalbi yüzünden
Sorunlu insanlarla muhatap olmamak bir kibir değil, bir öz bakım pratiğidir. Size doğru üslup, saygılı iletişim ve kendinizi güvende hissettiğiniz açık bir etkileşim ortamı sunmayan kimse, sizin varoluşunuza erişememelidir.
Yabancı bir sayfada çok güzel bir alıntı okudum. Diyor ki bazı insanlar sizi kontrol edemediğinde, size karşı moral contamination (ahlaki kirletme) taktiği uygulamaya başlarlar. Bu da iş yerinde, okulda veya sosyal bir ortamda hakkınızda sorunlu anlatılar, karikatürize söylemler, altı doldurulmamış patolojik ithamlar üretmeleriyle olur. Bunun amacı sizi utandırmak, korkutmak, sindirmek ve yetenek ve çekiciliğinizle onlarla aranızda açtığınız devasa farkı daha az görünür kılmaktır. Böyle bir durumda kesinlikle “kurban” hissetmemelisiniz. Daima meydanda olmalı, gerekli prosedürel şikayetleri tamamlamalı, süreç sonunda tüm failleri belgeleriyle açığa çıkarmalısınız. Unutmayın: onların en korktuğu şey; sizin başarılarınız, mutluluğunuz ve güçlü iradenizle örülü gri bir kayaya çarptıklarını hissetmeleridir. Ancak bu şekilde, meydanın gerçek sahibinin kim olduğunu gösterirsiniz.
Hürrem’in hikâyesindeki en büyük dönüşüm, ne kadar güçlendiği değil; kendisine nasıl davranılacağını artık kendisinin belirlediği noktaya ulaşmasıydı. Bir zamanlar insanlar ona kim olduğunu ve nerede durması gerektiğini hatırlatıyordu. Ama o, kim olduğunu da kendisine nasıl davranılacağını da kendisi belirledi.