"İ’lem Eyyühe’l-Azîz!
Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitab nazarıyla bakılırsa, Nur-u Muhammedî (a.s.m.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlem-i kebîr, bir şecere tahayyül edilirse, Nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur..."
Umut, her şeyin iyi olacağına inanmak değil, olanın başka türlü olabileceğini görebilmektir. Bu kısacık hayatta neye gerçekten değer verdiğimizi iyi seçmeliyiz.
İnsanlara ve dünyaya hükmetmek mi yoksa anlamlı bir bağ kurmak mı? Başkasının acısına sırt çevirmek mi yoksa tanıklık etmek, el ve omuz vermek mi? Bize dayatılmış gerçekliği kader saymak mı yoksa daha adil, daha merhametli ve daha yaşanabilir bir dünyanın ihtimalini canlı tutmak mı?
Seçim bizim.
"öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim..."
İsmet ÖZEL
Neden ‘ölmeden önce yapılacaklar’ listeleri bu kadar rağbet görüyor? Neden seyahatler, yemekler, maceralar hasılı her türden ‘deneyim’ modern insanı bu kadar cezbediyor? Sosyolog Hartmut Rosa’nın açıklaması şöyle :
Modern dünya sonsuz sayıda “yapmaya değer” seçenek sunduğu için, yapmak istediklerimizle gerçekte yapabileceklerimiz arasında kapanması imkânsız bir uçurum oluşuyor. Hartmut Rosa’ya göre modern öncesi insanlar bu baskıyı hissetmiyordu; ölümden sonraki yaşama inandıkları için dünyevi hayat asıl bölüme geçmeden önceki kısa bir giriş sayılıyordu. Ayrıca tarihi değişmeyen ya da döngüsel bir şey olarak gördüklerinden, kendilerini insanlık dramında kendi rolünü oynayan sayısız insandan biri gibi hissediyor, “çağın fırsatlarını kaçırma” duygusunu hiç yaşamıyorlardı. Seküler modernlik bunu tersine çevirdi: öbür dünya inancı yerini ilerleme fikrine bırakınca, her şey bu tek hayattan en iyi şekilde yararlanmaya bağlandı ve insanlar kaçırdıkları geleceğin acısını bastırmak için hayatlarını deneyimle doldurmaya çalışır oldular.
“Ben kaybolmanın
erdemlerine inanan birisiyim.
Göz önünden çekilmenin, sessizliğe bürünmenin, dünyayı biraz da bir kovuğa yerleşip oradan seyreylemenin insanı geliştirdiğine inanıyorum..”
•kemal sayar
Netanyahu'nun Arjantin'i desteklediği bir dünyada, onun kimi desteklediği bile bizim hangi tarafta duracağımızı gösteriyor. Haydi İspanya, sen kazan; Filistin kazanmış olsun.