@kemterkul_kul Ve tefvizen den sonra
“ve sigaten ve vet’minanen ve marifeten ve muhabbeten ve aşkan ve ıştiyaken ila ligaike ve iffeten ve ismeten ve fetaneten ve hikmeten ve sadakaten ve ihlasen ve vefaen ve hâfizaten ve zâkiraten ve sıhhaten ve afiyeten daimeten kamileh.” 🙏🏻 amin
🚨 ARAYIŞ BİTTİ: KUYTUL ÇİFTİNİN YERİ BULUNDU!
📍 Alparslan Kuytul’un Erzurum 1 No’lu Kapalı Cezaevi’nde, Semra Kuytul’un ise Diyarbakır’da olduğu öğrenildi.
📞 Meryem Kuytul, aileye resmi bildirim yapılmadığını; cezaevlerini tek tek arayarak ve avukat göndererek yerlerini kendilerinin bulduğunu söyledi.
⚠️ Kuytul, babasının tek kişilik hücrede tutulduğunu ve havalandırmasının bulunmadığını avukattan öğrendiklerini öne sürdü.
🕌 Seccade ve Kur’an talebinin de henüz karşılanmadığını belirten aile, cezaevi koşulları için başvuru yapacak.
🗣️ Meryem Kuytul’un tepkisi net: “Biz aramasak kimse bilgi vermiyor!”
Oglun üzülmesin!
Ama bizlerin 10 yıldır canı çıktı!
Çocuk yaṣtaki Askeri Öğrenciler 10 yıldır hala cezaevinde!
Müebbet yolu gözlemek nedir bilir misin!
Yaṣayan ölüye dönmüṣsün beter ol @bybekirbozdag
Kendisi bir Din adamı olabilir ve bizler değerlerimizi onun kadar bilemeyebiliriz veya katılmayabiliriz ama insanlık, merhamet, vicdan , ahlak adına topluma söyledikleri değerli..
“Türkiye gidiyor” tuttuğunuz takımınızı, partiyi, ideolojinizi bir kenara bırakıp uyanın diyor bir nevi..
Nazım Hikmet ifadesi ile
“Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
Sözü gibi bir şey asında..
(Nazım Hikmet )
KHK'lılar hakkında "suçlu olmasalar da idari tasarrufla ihraç ettik" diyen eski Bakan Bekir Bozdağ,sağlık sorunlarına rağmen PKK'lılara af düzenlemesi olarak bilinen Çerçeve Yasa'ya destek için Meclis'e gelmiş: "Terörist olsalar da affettik."
Zalimlerin varacağı yer cehennemdir.
📌Yazar, dilbilimci Sevan Nişanyan'dan cesur çıkış:
💬''Gülen cemaatine, insanlığı ayaklar altına alarak uyguladıkları alçakça zulüm politikasının tasvip edilir yanı yok''
💬''Bu politika sürdüğü müddetçe ben Gülen cemaati aleyhine söz söylemeyi doğru bulmuyorum. İki yüzlülük olarak görüyorum. Düşene tekme atılmaz. Nokta! Bu kadar...''
EminHasta AnnesiHapiste
Avukat Figen Çalıkuşu, ‘içimdeki büyük sızı’ deyip yedi yıl önce işkence ile öldürülen Gökhan Açıkollu öğretmeni andı: “Devir değiştiğinde sorumlular yargılanacak.”
#MecliseÇağrı
Bizim ailemizde göç, hiçbir zaman bir tercih olmadı; her zaman bir vedanın ardından gelen mecburiyetti. Ben, göç eden insanların torunuyum. Köklerim defalarca yer değiştirdi. Bir yanım Anadolu’dan Balkanlar’a savruldu; orada başka hayatlarla iç içe geçti, başka diller duydu, başka sofralara oturdu. Sonra bir gün, ardında yılların biriktirdiği anıları, dostları, mezarları ve alıştığı hayatı bırakıp yeniden yollara düştü; bu kez Türkiye’ye… Bir yanım Kafkaslar’dan kopup geldi. Bir yanım Ermeni… Dedem, annesiyle babasını kaybettikten sonra tutunacak yeni bir hayat bulabilmek için İstanbul’a göç etti. Her kuşak, ardında bir ev, bir çocukluk, bir sürü mezar ve eksik kalan bir hikaye bıraktı. Belki de bu yüzden damarlarımda yalnızca kan değil; nesiller boyunca biriktirilmiş bir özlem, tamamlanamamış vedalar ve insanın ait olduğu yere bir daha dönemeyeceğini bilmesinin sessiz hüznü dolaşıyor.
Şimdi aynı hikayenin yeni bir sayfasını ben Kanada’da yazıyorum. Bu kez geride bıraktığım topraklar benim bildiğim, sevdiğim, alıştığım hayat. Önümde ise umut kadar belirsizlik de var. Belki de bütün bu uzun yolculuğun bende bıraktığı en güçlü duygu, artık bir yere gerçekten ait olabilme isteği.
Tek dileğim, bizimle birlikte zorunlu göçlerin sona ermesi. Çocuklarımın burada kök salabilmeleri, “memleket” dediklerinde içinde hiçbir zorunlu vedanın olmadığı bir yeri anlatabilmeleri… Onlar bugün neden geldiğimizi, neleri geride bıraktığımızı, bunun bir heves ya da kolay bir tercih olmadığını biliyorlar. Ama belki yıllar geçtikçe, bütün bunların anlamını başka türlü görecekler. Çocuklarının geleceğini korumak için hayatını geride bırakmayı göze alan, buna rağmen onurundan ve haysiyetinden vazgeçmeyen bir ailenin çocukları olduklarını daha derinden hissedecekler. Ve ben en çok, bir gün bu hikayeyi anlatırlarken seslerinde acıdan çok gurur olmasını; bizimle başlayan bu yeni yolun onlarda artık bir zorunlu göçe değil, özgürce seçilmiş bir hayata ve gerçek bir kök salmaya dönüşmesini diliyorum.
@emeklihukukcu Özdenetim o kaba yanıtı biraz dengeye getirip ölçü verip öyle iletmektir.
Hiç yanıt vermemek bastırmadır, içe vurumdur, beden kayıt tutar zararlıdır…