Bir insanın tahliye edilmesi için daha kaç kez beyin kanaması geçirmesi gerekiyor?
80 yaşındaki İlhan İşbilen duruşma salonunda yere yığıldı ama hâlâ tek kişilik hücrede. Bu vicdansızlığa sessiz kalmayın!
@cemre_birand2#KHKlıÇözümBekliyor
Değerli dostlar,
Ailemizi cennete çevirecek dört programı anlatan bir video paylaştım.
Maalesef X hedef kitleye ulaşmamızı kısıtlıyor. Yapacağınız retweet ve yorumlar belki uçurumun kenarında olan bir aileyi kurtarabilir.
İzlemek için:
https://t.co/HuL5FFWAqx
Değerli dostlar,
Aşağıdaki videomuz çok önemli.Lakin X’te görünürlük kısıtlaması var.Mesajlarımız hedef kitleye ulaşmıyor.Yapacağınız her retweet ve her yorum bir ailenin kurtulmasına, bir çocuğun veya bir gencin daha iyi yetişmesine vesile olabilir.
https://t.co/Q7dPDWKjJu
Videoyu gören herkesten ricam:
Şimdi değilse ne zaman?
Adalete, sanata, kültüre ve edebiyata ne zaman sahip çıkacağız?
Ne zaman düşünceyi, sözü, kitabı, müziği, tiyatroyu ve insanın güzeli arama çabasını bir toplumun temel ihtiyacı olarak göreceğiz?
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.
@X
Kültürüne, sanatına ve edebiyatına önem vermeyen; bunları geliştirmeyi ve gelecek kuşaklara aktarmayı dert edinmeyen toplumların muasır medeniyetlerin gerisinde kalması kaçınılmazdır.
Bir toplumun gerçek zenginliği; düşünme, sorgulama, üretme, hayal etme ve güzeli arama kabiliyetinde saklıdır.
Platon sanatın insan ruhu üzerindeki etkisine dikkat çekerken, Aristoteles Poetika'sında sanatın insanın yaşadıklarını anlamlandırma yollarından biri olduğunu ortaya koyar.
Goethe'nin “Mimarlık donmuş müziktir” sözü, sanatların aynı insan ruhunun farklı ifadeleri olduğunu anlatır.
Doğu'da Fârâbî'nin erdemli toplum düşüncesi, insanın yalnızca maddî ihtiyaçlarıyla değil; bilgi, ahlâk ve düşünceyle de gelişebileceğini hatırlatır.
İbn Haldun'da da medeniyet; şehir, bilgi, üretim ve kültürden bağımsız düşünülemez.
Yunus Emre'nin yüzyılları aşan sözleri ise bunun en güzel örneklerinden biridir: Söz insanı aşar, sanat zamanı aşar.
Bunun çarpıcı örneklerinden biri savaş sonrası Almanya'dır.
Şehirler bombalanmış, okullar, tiyatrolar, müzeler ve kütüphaneler ağır hasar görmüştü. Buna rağmen yalnızca binaları onarmaya odaklanılmadı; okullar, tiyatrolar ve müzeler yeniden hayatın içine döndü.
Berlin'de kültür emekçilerinin yüksek gıda tahsis grubunda değerlendirilmesi de kültüre verilen önceliğin dikkat çekici örneklerinden biriydi. Mesele yalnızca enkazı kaldırmak değil, toplumun zihnini ve hafızasını da yeniden kurmaktı.
Bugün de durum bundan farklı değildir. Bilim bize çoğu zaman nasıl yapacağımızı öğretir; sanat ve edebiyat ise neden yaptığımızı düşündürür.
Edebiyatı küçümseyen, sanatçısını yalnız bırakan, düşünceyi ve estetiği gereksiz gören toplumlar aslında kendi geleceğinden eksiltir.
Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak; düşünceyi, bilimi, sanatı, edebiyatı ve insanı önemseyen bir zihniyeti inşâ etmektir.
Ha gayret!
Biliyorum, siz de bıktınız. Ne yalan söyleyeyim, ben de bıktım; hatta yoruldum.
Dile kolay...
Çok zor şeyler yaşadık. İnsanız neticede...
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.
@X
Akıl başka, zekâ başkadır.
Zekâ, insanın öğrenme, kavrama, muhakeme etme, problem çözme ve yeni durumlara uyum sağlama kapasitesidir.
Akıl ise bu zihinsel gücü yerinde kullanarak doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, adalet ile haksızlığı ayırt edebilme ve buna göre hüküm verebilme yetisidir.
Bugün Türkiye’de yaşananlara şöyle bir bakın.
Adaleti, hukuku, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı, ifade özgürlüğünü, kadın cinayetlerini, çocuk ölümlerini, depremzedenin feryadını, cezaevlerini, yüz binlerce kamu çalışanının ihracını, askerî okul öğrencisi annelerin çığlığını duymak; çiftçinin ve hayvancının hâlini görmek için gerçekten üstün zekâya mı ihtiyaç var?
Hayır!
Biraz akıl, biraz vicdan yeter.
Mesele sadece iktidar değil. Meclis’te “muhalifçilik” oynayanlar, dün söylediklerinin bugün tersini yapanlar, seçmenin emanetiyle başka hesapların peşine düşenler de aynı problemin parçasıdır.
Siyasette fikir değişebilir ama ilke değiştiğinde insan sormadan edemiyor:
Değişen fikir mi, menfaat mi?
Adalet, bize lazım olduğunda adalet değildir. Hukuk, bizim hakkımızı koruduğunda hukuk değildir.
Devlet, adalet, Türkiye hepimizin.
Bunları görmek için olağanüstü bir zekâ gerekmiyor.
Zekânın türlerine gerek yok. “Sınır zekâ olmak bile yeter” diyelim ve konuyu kapatalım.
#SınırZeka
KHK ile kapatılan Hava Harp Okulu 2013 yılı dönem birincisi Buğra Baldan ile dönem üçüncüsü Taner Doğan, tam 10 yıldır hapiste.
Bu ülkenin dereceyle mezun olan iki gencecik teğmenine “terörist” damgası vuruldu; ömürlerinin 10 yılı çalındı.
Gençleri delilsiz, suçsuz, günahsız kuyulara atan düzenin adı adalet değil, zulümdür.
AdaletAranıyor
Aslında fazla söze gerek yok. 8 yaşındaki İhsan, doğuştan %95 zihinsel, fiziksel engelli.
Gözleri görmeyen İhsan'ın öğretmen olan annesi, 2 Kasım 2025'ten beri hapiste.
AİHM, Yalçınkaya ve Yasak kararlarıyla Venhar Can gibi hapisteki binlerce insanın suçsuz olduğunu teyit etti. İhsan gibi özel bakına, özel eğitime ihtiyacı olan bir çocuğun annesiz bırakılması onu hayattan koparmakla eşdeğer.
@BulutGulcuN
AdaletAranıyor
HAYATINI KAYBETTİ
Çok üzgünüm. Uğur Öztaş (90) amca bugün İzmir’de vefat etti. Öztaş sapasağlam girdiği cezaevinden felçi çıktı, zor bela geçtiğimiz aralık ayında tahliye edilmişti. Yatalak halde 9 ay yaşadı. Mekanı cennet olsun, gerçekten üzgünüm. Çok değerli bir insandı.
Ağır hasta mahpus Abdullah Tırpan amca, üç haftadır Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’nde. Gördüğünüz gri binadaki, küçücük pencereli “mahkum odaları”ndan birinde yaşam mücadelesi veriyor. Cezaevinde olmasından iyidir diye herkes bu hale şükrediyor. İnsanları öyle bir noktaya getiriyorlar ki, ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar.
Cezaevinde 1412Hasta
Abdülalim Kaya amcanın vefat etmeden önce hastane günlerinde çekilen son fotoğraflarından...
Oğlu Feremez Kaya diyor ki, "Babam, yoğun bakım ünitesinde bile beni camiye götür diyordu. İslam'a o kadar inanmıştı. Haramın, ihanetin, hırsızlığın, kısacası hiçbir kötülüğün yeri yoktur İslam'da diyordu. Ama babama yıllarca işkence çektirilenler sözde kendini Müslüman sananlardı."
Cezaevinde 1412Hasta
10 ay hapis yatan KHK'lı öğretmen Emine Sarıoğlu, çok şükür ailesine kavuştu.
O çıktı ama hapiste hala bebekler var. Geçen hafta Sincan Cezaevi'ne, 8-9 aylık bebekleri olan 2 anne daha getirildi. Bir anne çıkıyor, diğerini tutukluyorlar.
Cezaevinde 1412Hasta
https://t.co/E8V0U4vU8U
DURUMU AĞIR
Arkadaşlar, bastonla tahliye edilen emekli imam Halik Karakoç (86) amcanın durumu ağır.
Yaklaşık 20 gün önce Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyni su toplamış, bağırsaklarında kanser tümörü tespit edilmiş. İyi değil. Rabbim şifa versin.
80'li yaşlardaki adamı 5 yıl 9 ay hapiste tuttular. Yapmadıkları eziyet kalmadı. Vicdanlarda kapanmayacak bir açtılar.
#KHKlılardanMecliseÇağrı
https://t.co/NYgN37fxEr
Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi seçildi yerin sorunlarınla bukadar ilgili olan başka bir MV tanıyormusunuz? Ben tanımıyorum Ya da hapishane, hapishane gezip mazlumları dinleyen?PR sa PR, ama doğruyu yapıyor Ankara’da sözde politika üretenler ders alsın. Kaçı seçildiği yerle ilgili?
Vatani görevini yaparken, 15 Temmuz gecesi sokağa çıkarılan ve ağırlaştırılmış müebbet verilen asteğmen Ahmet Murat Özcan'ın annesi:
"Oğlum 6,5 yıldır hücrede. Bir milletvekili bana, 'Bizlerin şu an yapabileceği bir şey yok. Twitter hesabınızdan #Freedom diye etiket açıp uluslararası adalet kurumlarından yardım isteyebilirsin' dedi. Gazeteciler de 'Çocuklarınız masum ama bunları dile getiremeyiz.' dedi. Oysa bir anne olarak derdimizi anlatmak istemiştim. Adalet adına destek istemiştim."
#GegenDasVergessen
Röportajın tamamı: https://t.co/YCgn3i3RN8