rabbim, zaten benim için üstlendiğin ve kefili olduğun işlerin gidişatını düşünüp durma şerrinden beni koru. başımı ağırlaştıran ve bir türlü yakamı bırakmayan o kaygıyı zihnimden hafiflet. beni henüz gelmemiş olan yarının umutlarından (ve telaşından) kurtarıp rahatlat, bitip gitmiş olan dünün tökezlemelerini de omuzlarımdan kaldır. cahilliğim yüzünden peşinden koştuğun şerleri benden uzaklaştır ve bana katından sarsılmaz bir sekînet (iç huzuru) bahşet.
Allah’ın lütfu, çoğu zaman bizim göremediğimiz yerlerden sessizce yetişir. sen dünyanın ağırlığıyla yorulmuş, imtihanların içinde ne yapacağını düşünerek uyurken, belki gecenin son vaktinde hiç bilmediğin bir gönle senin için dua etmek nasip edilir. belki yıllar önce yaptığın ve hatırından dahi çıkmış küçük bir iyilik, bir yetimin tebessümü, kırık bir gönle söylediğin güzel bir söz yahut kimsenin görmediği samimi bir amel, Allah’ın izniyle sana hayır vesilesi olur. insan kendisine ulaşan rahmetin bütün yollarını bilemez. hangi duanın onu koruduğunu, hangi sadakanın önünden bir belâyı çevirdiğini, hangi iyiliğinin zor bir vaktinde karşısına lütuf olarak çıktığını göremez. Allah’ın kuluna inayeti, onun görebildiğinden çok daha geniştir. gönlün bununla huzur bulsun. sen kendini unutulmuş hissettiğin vakitlerde dahi rabbin seni bilir, hâlini görür ve rahmetinin nice ince yollarıyla seni kuşatır. Allah’ım, fark ettiğimiz ve edemediğimiz bütün lütufların için sana hamdolsun. bizi gizli inayetinle muhafaza et, salihlerin dualarından nasiplendir ve en yalnız vakitlerimizde dahi rahmetinin bizi kuşattığını gönlümüze hissettir. âmin.
Meryem Suresi’ndeki en derin ders şudur: ‘Bazen yok olmak isteyeceğin kadar yalnız ve çaresiz hissedebilirsin; ama Allah’a sığınmak, en karanlık anları bile aşmanın tek yoludur.’
geleceğin belirsizliği gönlünüzü daralttığında secde sûresi’nin 17. âyetini hatırlayın: “yaptıklarına karşılık onlar için göz aydınlığı olacak nelerin saklandığını hiç kimse bilemez.” insan yarına çoğu zaman korkularının penceresinden bakar. Allah ise bizim henüz görmediğimiz nice hayrı, vakti gelince açılacak nice kapıyı bilir. bugün içimizi sıkan belirsizliğin ardında hangi rahmetlerin saklandığını, hangi duanın hangi vakitte karşılık bulacağını, hangi güzel nasibin bize doğru yol aldığını bilmiyoruz. gönlü yoran her ihtimali gerçekmiş gibi yaşamaya gerek yok. gayb Allah’ın ilmindedir ve o’nun hazinelerinde kalbimizin tasavvuruna sığmayacak güzellikler vardır. Rabbim gelecek korkusuyla bugünün huzurunu kaybettirmesin. gönlümüze hüsnüzan, bekleyişimize sekînet versin ve bizim için sakladığı hayırlarla vakti geldiğinde gözlerimizi aydın eylesin. âmin.
Allahın bize hiç bir şey için borcu yok. Verdiği her şeyde nimeti. İlk nimet varlık, hayat vermesi. Sonra sağlık ve sıhhat vermesi. Sonra hem rızık vermesi hemde rızıktan keyif alabilmeyi vermesi. Bir derdin olur yeme içme zehir olur, ağız tadı bile büyük nimettir. Allah'ın verdiği nimetleri bir borç değil onun lütfü keremi. Varlık, hayat, sağlık, ağız tadı, rızık, arkadaşlar, dostluklar, iş güç, aile, iman kısaca sahip olduğumuz her şey onun lütfu. Biz ise dünya içerisinde kayboluyoruz. Öylesine kayboluyoruz ki bizden bir nimet çekip alınana kadar bunları fark etmiyoruz. Sonra insan anlıyor ki; "Her şey Rabbinden, bütün işler Ona dönüyor, tıpkı insanın ona döneceği gibi. Şüphesiz yer ve gökteki ve bu ikisi arasındaki bütün izzet ve şeref onundur ve bize verdiği her şey kullarına ikramıdır. Allah günahlarımızı affetsin, bizi nefsimiz ve şeytan ile bir an bile başbaşa bırakmasın.
henüz hatları bile belirginleşmemiş bir gelecekten ürküp gönlünüzü daraltmayın. geçmişte işlerinizi sizin için tedbir eden Allah, bundan sonrasını da idare edecek olandır. nice mesele vardır ki daha gerçekleşmeden onu düşünmek bizi yormuş, bekleyişi içimizi ağırlaştırmış, sonra rabbimiz lütfuyla onu umduğumuzdan çok daha kolay hâle getirmiştir. sebeplere sarılın, Allah’tan yardım isteyin, onun rızasını gözetin ve hakkınızdaki takdirine hüsnüzan besleyin. henüz gerçekleşmemiş ihtimallerle kalbinizi tüketmeyin. bugününüzü, içinde bulunan hâllerle yaşayın ve yarınınızı, kendisine emanet edilen hiçbir şeyi zayi etmeyen Allah’a emanet edin.
Kalp bir bahçedir. Allah’ın zikri, bu bahçenin ağaçları ve Hüsna isimlerinin anlamlarını tefekkür etmek bu ağaçların suyudur. Allah’ı Celal, Cemal ve Kemal sıfatlarıyla müşahede etmek bu ağaçların meyveleridir. -İmam Cezuli
Maddi-manevi hastalıkların, isteklerin, hacetlerin, beklentilerin her şart ve her halde meşrikten-mağribe tüm velilerin ve tecrübe sahiplerinin beyanı ile en kuvvetli, en tesirli yolu Hz Peygamberimize (sallallahu aleyhi ve sellem) düzenli olarak Salât-ı Selam okumaktır.
2018’den beri özgürlüklerinden mahrum bırakılan Gülseren ve Zülküf Arslan’ın üç çocuğu, yıllardır anne-baba özlemiyle büyüyor. Geçen zaman çocukların kaybettikleri yılları geri getirmiyor. Çocukların üstün yararı her şeyden önce korunmalı.
AskeriÖğrenciye Adalet
@Kadir__Topbas
Arkadaşlar beni dinleyin lütfen ☹️
Yaklaşıl 1 yıldır onlıne butik işletiyorum ürün satmaya bu mecraya tutunmaya çalışıyorum o kadar zorlanıyorum ki bu kadar emek verip hiç bir yol katedememek
Son kısımda füze atmış merhum Abdurrahim Karakoç:
Müstehaktır diyerek insaftan vazgeçilmez,
Zorda kalınsa bile hayduttan dost seçilmez,
Bulutlardan yağacak rahmet gecikse dahi,
Vebal akan çeşmeden tek damla su içilmez.
Filmlerden, kitaplardan, konuşmalardan birçok söz derledim. Atasözü, deyim kıvamında birçok sözü 90'lı yıllarda ajandalara yazıp toparladım. İlginç sözlerle karşılaştım:
#DerlemeSözler
1. Hayır için verdiğin şeye yüreğin acımalı.
2. Anlaşılan sen hiç ayna görmemişsin.
Muhyiddin Arabi Hzleri unutkanlığa karşı ve hikmete/ilme nail olma adına şu tesbihin okunmasını tavsiye etmiştir:
يَا قَيُّومُ فَلآ يَفُوتُ شَيْءٌ مِنْ عِلْمِهِ وَلآ يَوءُدُهُ
“Yâ Kayyûmu felâ yefûtü şey’un min ilmihî velâ yeûdüh”
Bence müslümanın motivasyona ihtiyacı yok. Allah birini yüceltmek isterse yüceltir. Rahmeti de dilediğine verir. Ha ulaşamıyorsak da Allah’a kılıç çekecek halimiz yok. Mevcut rahmete şükrederiz. Peşinden koşabileceğim hiçbir şey yok elhamdülillah.