Kiralık Sosyal Konut Uygulamamızın ilk adımını bismillah diyerek İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz.
Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz.
Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz.
Bu konutlarımız, bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak.
Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak.
Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kura ile belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek.
Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız.
İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı, uğurlu olsun.
Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık.
Hazırlıklarını tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz.
Ümitvar tutumumuzu korurken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz.
Halkımız, ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyor.
Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyor.
Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz.
Süreci istismar etmek isteyenler olacağını; iftirayla, karalamayla, çarpıtmayla bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz.
Aklıselimle, sağduyuyla, sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız.
Esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz.
İş yeri, taşıt ve makine-tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükseltiyoruz.
Yeni limitlerimizin esnaf kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.
Suç örgütleriyle, rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye’yle hesabı olan güç odaklarına dayayan bir muhalefet Türkiye’ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez.
Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye’nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir.
Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır.
Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz.
Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz.
Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir.
Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye’yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken siyasi rakiplerimiz kendi içlerinde kavga ediyor, birbiriyle çatışıyor.
Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara’da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor.
Biz Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Sudan’a kadar nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor.
Bizim gündemimizde Körfez ile Avrupa’yı ülkemiz üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi var…
Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var.
Bizim gündemimizde Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var…
Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il-ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var.
AK Parti olarak üye sayısında Türkiye’nin açık ara birinci partisiyiz.
Geçen ay açıklanan verilere göre üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı.
Yeni üyelerin partimize kazandırılmasında emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımızı canıgönülden tebrik ediyorum.
AK Parti’nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır.
Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye’ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır.
TÜGVA, bu seneki yaz okullarında 700 binden fazla katılımcı sayısına ulaşarak yeni bir rekor kırdı.
Türkiye Gençlik Vakfımız, sadece bu yıl 1,5 milyonun üzerinde gencimizin hayatına dokunarak ülkemizin en büyük gençlik hareketi haline geldi.
Gençlik, bu milletin atardamarıdır.
Atardamar, nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır.
Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur.
Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor.
Gençlerimiz, “kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen” ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.
TÜGVA gibi göz bebeğimiz olan kuruluşların, sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri işte bunlardır.
Varsın rahatsız olsunlar, Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar.
Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler.
O günler artık geride kaldı.
O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı.
Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız.
Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz.
Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına izin vermeyiz.
Bu akşam Renklensin Yaz Okulumuz temasıyla düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı Yaz Okulları Finali’nde umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin timsali olan gençlerimizle bir araya geldik.
2026 TÜGVA Yaz Okulları Finali’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Böylesine güzel bir programda gençlerimizle bir araya gelmemize vesile olan Türkiye Gençlik Vakfımıza yürekten şükranlarımı iletiyorum.
Bu stadyumu gençlerimizle, yani her biri ayrı renkte 70 bin çiçekle süsleyen, bu renkli organizasyonda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum.
Gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde bizlere dua eden, uzakta olsalar bile kalpleri bizimle çarpan tüm gençlere selamlarımı yolluyorum.
Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da İsrail’in vahşi saldırıları altında hayata tutunma mücadelesi veren tüm yavrularımızı yürekten selamlıyorum.
Rabb’im onların yâr ve yardımcısı olsun diyor, Türkiye’deki kardeşlerinin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ifade ediyorum.
Türkiye Yüzyılı’nın mimarları maşallah yine coşkusuyla, heyecanıyla, tutkusuyla göz dolduruyor.
Büyük ve güçlü Türkiye’nin yol başçıları, TEKNOFEST kuşağı maşallah yine yeri göğü inletiyor.
Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır.
Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah’a hamdolsun çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz.
Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışadursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin başaktörü haline getirmeye çalışıyoruz.
Türkiye’nin aydınlık hedeflerine yaptığı yolculuk hız kesmeden devam ediyor.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın:
Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir.
“Siyasette güven, yönetimde istikrar” olduğu sürece Allah’ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir.
Orman yangınlarında yanan alanların tamamı tohum ve fidanla buluştu.
“Yalan ağzına yuva yapmış” birilerinin iddia ettiği gibi o alanlarda oteller değil, fidanlar yükseldi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla da kalmadık, yangınlarla mücadele kapasitemizi daha da güçlendirdik.
Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecini, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız.