‼️ Ben Özge Bora‼️
20 yaşında #otizmli bir evladın ve 7 yaşında bir kız çocuğunun annesiyim.
Oğluma 6 aylık hamileyken babası tarafından terk edildim. Babası oğlunu bugüne kadar bir kez dahi görmedi. 20 yıldır oğlumun bakımını, eğitimini, krizlerini, ihtiyaçlarını ve geleceğine dair bütün kaygıları tek başıma taşıyorum.
Oğlum 18 yaşına geldiğinde mücadelemiz daha da ağırlaştı. Engelli sağlık kurulu raporunda "kısmi bağımlı" değerlendirmesi yapıldığı için aldığımız evde bakım yardımı kesildi.
Oysa oğlumun vasi tayini için düzenlenen sağlık kurulu raporunda, Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi kapsamında "işlerini gerektiği gibi göremeyeceği, korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gerektiği" açıkça belirtilerek vasi tayininin uygun olduğuna karar verildi.
Aynı çocuk…aynı otizm, aynı engel oranı %80, aynı hastane, aynı doktor, daha fazla bakım ihtiyacı…
Bir raporda "kısmi bağımlı", diğer raporda korunması ve bakımı için "sürekli yardım gerektiği" belirtiliyor.
Sonuç ne?
20 yıldır bakımını tek başıma üstlendiğim otizmli oğlum için bugün ne evde bakım yardımı ne de engelli aylığı alabiliyorum. Raporlardaki ifadeler ve gelir kriterleri nedeniyle oğlumun gerçek hayattaki bakım ihtiyacı görmezden geliniyor.
Oğlumun lise eğitimi bitti. Örgün eğitim sona erdiği anda hayatındaki en büyük desteklerden biri de sona erdi. Şimdi haftada yalnızca 2 saat özel eğitim dışında hiçbir düzenli eğitim ve gelişim desteği yok.
Peki geri kalan 166 saat ?
Otizm 18 yaşında bitmiyor. Lise diplomasıyla ortadan kalkmıyor. Bu çocukların eğitime, sosyalleşmeye, rehabilitasyona ve yaşam becerilerini geliştirecek desteğe ihtiyaçları yetişkin olduklarında da devam ediyor.
Bir otizmli bireyi haftada 2 saatlik eğitimle desteklediğinizi söyleyip kalan bütün hayatını ailesinin, çoğu zaman da tek başına annesinin omuzlarına bırakamazsınız.
Bir de 7 yaşındaki kızım var.
Kızımın öz babası tarafından uğradığı istismarın ardından yıllardır adalet mücadelesi veriyorum. Yaşadıklarının yaralarını sarabilmek, terapilerle yeniden hayata tutunmasını sağlayabilmek için mücadele ediyorum.
Bir tarafta kızım için adalet mücadelesi, diğer tarafta otizmli oğlumun en temel hakları…
Mahkeme koridorları, hastaneler, sağlık kurulları, sosyal hizmetler, nafaka davaları…
Bitmek bilmeyen dilekçeler, raporlar, itirazlar, kurum kapıları…
Çocuklarımın hakkı için sürekli birilerine bir şeyleri anlatmak, ispatlamak, mücadele etmek…
Yorgunluk, çaresizlik, gelecek kaygısı ve hepsinden ağır olan yalnızlık…
Bir anne olarak çocuklarımı yaşatmaya, korumaya, iyileştirmeye çalışırken, bir yandan da sistemin içinde onların haklarını kaybetmemek için savaşmak zorundayım.
Ben kimseden lütuf istemiyorum.
İstismara uğrayan kızım için #adalet , #otizmli oğlum için ömür boyu güvence, yıllardır görünmeyen bakım emeğim için sosyal devletin yanımda olmasını istiyorum.
Bir annenin ne kadar dayanabileceğini değil, bir sosyal devletin vatandaşını ne kadar koruyabildiğini konuşmamız gerekiyor.
Benim hikayem yalnızca benim değil;
"Benden sonra çocuğuma ne olacak?" korkusuyla yaşayan binlerce annenin, binlerce ailenin gerçeği.
#Engelli evladının yarınından korkan, gelir kriterlerine ve raporlardaki birkaç kelimeye takılarak en temel haklarından mahrum bırakılan, eğitim ve sosyal destek için mücadele eden, çocuğu için #adalet ararken çoğu zaman yalnız bırakılan ailelerin ortak gerçeği.
Biz ayrıcalık değil, lütuf değil;
Çocuklarımız için insanca bir yaşam, güvenli bir gelecek ve anayasal haklarımızı istiyoruz.
Çünkü hiçbir anne, hiçbir aile hayatını şu soruyla geçirmek zorunda kalmamalı:
"Ben ölürsem çocuğuma kim bakacak?"
#EngelliHakları��çinBirlikte
İstanbul’da toplu taşımaya 2025 Ocak’ta %35, Eylül’de %30 olmak üzere toplam %65 zam yapıldı.
👤 İstanbul’daki memura ise Ocak’ta %11,54, Temmuz’da %15,57 ile toplam sadece %27 zam verildi.
Maliye ve çalışma bakanı bu durumdan memnun musunuz ?
#MemuraEkProtokolŞart
#MemuraEkProtokolŞart
Taşerondan kadroya sınavsız geçirilen işçilere verilen haklar kamudaki maaş skalasını yerle yeksan etmiştir.
Kamuya atanabilmek için 16 yıl eğitim görmüş ve kamuya girişte ön şart olan KPSS sınavına girerek memur olmuş çalışan ezilmeye başlamıştır!
Sokak ortasında tanımadığı bir kadını sıkıştıran, öpmeye çalışan, yere yatırıp üstüne abanan bir kişiyi serbest bırakamazsınız. İnsanlara bunu yaparsanız serbest kalırsınız diyemezsiniz. Siz kimsiniz Türk kadınına yapılan bu muameleye seyirci kalıyor ve teşvik ediyorsunuz?
Starbucks çalışanları şöyle bir mesaj ulaştırdı:
Bugün çalışan elemanların vardiyaları ayarlanmadığı için oy kullanamayacakmış. Mesaileri 16.00'da bittiği için çalışanların birçoğu oy kullanmaya yetişemeyeceklerini söylüyor.
Lütfen bu durumu düzeltin @StarbucksTR