Greenwood’u alan, 250 milyon Euro yakmaya geliyorum diyen adam dururken 8 yıldır hiçbir maça gelmeyen, FB’yi SPK’ya şikayet eden, 621 milyon Euro borç bırakan adam başkan seçiliyorsa bu kulübü kapatalım.
Para konusunda en çok güvendikleri adam ÇOK PARA HARCAMAMALIYIZ diyor ahahahahah
Korkma korkma Fenerbahçe sana ve senin gibilere kalmadı.
Ankaragücü’ne verdiği 1 milyon Euro paranın peşine düşen Feridun.
Bu mu olacakmış şimdi futbol aklı? Geçmişe sünger çekelim dedikçe geçmişle hesaplaşma peşinde dolanan bir zihniyet üstelik bunu kendi değerini yerip, rakibinin değerini överek yapıyor
Dün Atina’da sadece bir yarı final kaybetmedik; Avrupa basketbolunun en büyük organizasyonlarından birinin nasıl yönetilemediğine de hep birlikte şahit olduk.
Final Four dediğiniz yer, sadece parkede oynanan basketboldan ibaret değildir. O organizasyon; güvenliktir, adalettir, taraftar hakkıdır, bilet düzenidir, tribün planlamasıdır, misafir takıma gösterilen saygıdır.
Ama dün Atina’da biletini almış, parasını ödemiş, kilometrelerce yol gelmiş Fenerbahçe taraftarı salon kapılarında bekletildi. Aileler dağıldı, insanlar belirsizlik içinde bırakıldı, tribün planı karmakarışık hale geldi. Fenerbahçe taraftarı içeri girmeye çalışırken, kendi aile tribününde bile rakip takım taraftarı olduğu görüldü.
Bu kabul edilemez.
Kamuoyuna yansıyan ve taraftarlarımız tarafından dile getirilen, yaklaşık 5.000 biletsiz Olympiakos taraftarının salona alındığı yönündeki ciddi iddialar hakkında da EuroLeague’den ve organizasyon sorumlularından açık, somut ve tatmin edici bir açıklama bekliyoruz. Eğer biletli taraftarlarımız dışarıda bekletilirken biletsiz kişilerin salona alındığı doğruysa, bu artık basit bir organizasyon aksaklığı değil; doğrudan taraftar hakkının gaspı ve organizasyon güvenilirliğinin çöküşüdür.
EuroLeague gibi Avrupa basketbolunun zirvesi olduğunu iddia eden bir organizasyon, en temel işi yapmakta sınıfta kalamaz: Biletli taraftarı zamanında, güvenli ve hakkaniyetli şekilde salona almak.
Hakem kararları tartışılır, maç içindeki yönetim tartışılır, tribün atmosferi tartışılır. Ama hiçbir şey, organizasyonun bu kadar kontrolsüz, bu kadar hazırlıksız ve bu kadar duyarsız görünmesini açıklayamaz.
Fenerbahçe taraftarı dün takımının yanında olmak için oradaydı. Bu insanlar turist değildi; bu insanlar bu sezonun emeğini, inancını ve armasını taşımak için Atina’daydı.
Bir Final Four’da taraftarın hakkı kapıda bekletilemez.
Bir Final Four’da aileler mağdur edilemez.
Bir Final Four’da organizasyon “bakalım çözeriz” mantığıyla yönetilemez.
Bu süreçte yaşanan tüm mağduriyetlerin, güvenlik ve organizasyon zaaflarının, biletli taraftarlarımızın salona girişte karşılaştığı engellemelerin, tribün yerleşimindeki usulsüzlük iddialarının ve biletsiz seyirci girişine ilişkin tüm iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız. Gerekli tüm kayıtlar, tanıklıklar ve belgeler toplanarak sorumlular hakkında hukuki sürecin başlatılması için gereken adımlar atılacaktır.
Hiç kimse Fenerbahçe taraftarının hakkını, emeğini ve alın teriyle geldiği tribündeki yerini görmezden gelemez.
EuroLeague’in bu tabloya sadece “aksaklık” diyerek geçme lüksü yoktur. Açıklama yapmak, sorumluları belirlemek ve mağdur olan taraftarlara karşı somut bir telafi mekanizması oluşturmak zorundadır.
Çünkü dün yaşanan mesele sadece Fenerbahçe meselesi değildir.
Bu, Avrupa basketbolunun itibarı meselesidir.
Ve dün Atina’da o itibar ağır yara almıştır.
Fenerbahçe taraftarının hakkını gasp eden, buna göz yuman ve sonra susmayı tercih eden herkes için bu gece bir utanç belgesi olarak tarihe geçecektir.Bu rezalete sessiz kalan herkes bilsin: Dün Atina’da sadece bir organizasyon sınıfta kalmadı; Avrupa basketbolunun namusu kapıda bırakıldı.
8 yıldır stada gelmeyen adamın Fenerbahçeyi birleştireceğine inanıyorlar. Fikret Orman’ın racon kestiği adamın yapıyı yıkacağına inanıyorlar. Gittiğinde kulübü hacizli bırakan adamın şimdi düzelteceğine inanıyorlar. Yiyenlere afiyet olsun.
Sınırsız yetkileri var, bürokrasi çok yavaş diye başkanlık sistemi istediler onu da aldılar, 20 sene kesintisiz iktidardalar ama her olumsuz olayda sadece onların sorumluluğu yok.
Oyunlar suçlu, CHP suçlu, diziler suçlu, internet suçlu, sosyal medya suçlu, onlar ise hep mağdur.