“İnsanlar sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten ürktüğü için. Ve ölmekten korkuyor, dolu dolu yaşayamadığı için.”
Mümin Sekman
Birtakım çevreler salt Türk oldukları için gurur duyarken bazıları Türk olmaktan utanç duyduğunu fısıldıyor. Aslında iki tutum da yanlış. İnsan bir ulusa mensup olduğu için ne gurur duyabilir ne de utanç! Bireyi bağlayan, kendi eylemleri ve hayata karşı duruşudur.
Demokrasi, ithal edilen manyok gibidir. O da çok hızlı çürür.
Seni doyurmak için kolumu kestiğimde benim çocuğum olduğunu anlayacaksın.
Tanrı rüzgar gibidir, her yere ulaşır.
Rüzgarı Dizginleyen Çocuk
İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar. O halde durumumda nasıl bir değişiklik oldu ki?
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Gül goncayken dikenle birliktedir ama açılınca kendisine başka bir yar, başka bir yer bulur. Aslında bütün ezinci çeken dikendir ama mevsimi gelince onun suyunu gül alır.
Aziz Nesin