Ankara’nın soğuk bir eylül akşamında,
Dokunur kalbe incecik bir sızı, his gibi.
Sessizce çalan o yarım kalmış şarkı,
Seni fısıldar gecenin tam kalbinde...
Gözlerin, gece kadar derin ve karalık,
Hilal olup çatılan o güzel kaşların,
Süzülen bir kalim gibi sarsan kirpiklerin,
Ruhumu usulca çeken bir düş gibi.
Adı konmamış bir duygu bu, sığmaz kelimelere,
Bir yangın misali büyür, söndüremezsin.
Şimdi adım adım sardıkça bu aşk,
Her dalın rüzgârda titreyişi, senin gelişindir...
Sen önce özel hayatın gizliliğiyle ilgili suçlardan ve birine “PKK’lı” demekten ceza alırsın; cezaevine girip çıktıktan sonra da 5816 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir süreçle karşılaşabilirsin.
Şimdi ararsın beni affet diye değil mi?
Bu saatten sonra yemem artık.
Müslüman bir kere kanar iki kere Kanar.
Üçüncüye kanmaz.
Bir Eylül gecesi düşlerime düşer kokun,
Hasretin sarı yapraklar gibi döküldüğü an.
Aşk, hüzünle harmanlanmış bir güzellik;
Dokunur ruhuma, fısıldar adını rüzgârla.
Karanlık demlendikçe koyulaşır gökyüzü,
Bir fener gibi parıldar anıların yüzü.
Zaman durur, sussun isterim koca şehir;
Sadece içimde çağlayan o bakışların kalsın.
Gece biterken bile eksilmez bu derin sızı,
Eylül saklar koynunda kaybettiğimiz yazı.
Düşten uyanmak istemez inan ki bu yürek,
Aşk dediğin, sonsuz bir hasreti sevmek.
☕️🍂 🌙 ✨ 💫🌹 🖤 💭
Bayat kısır @sgey_g ellindekileri bir yaysa varya offf offf.
Ama ona dokunmaz iseniz yapmaz.
Bak kızdırmayın bayatı,kızarsa Gassal abisine yalvarır oda aç,şunları özellikle pakize'yi ifşala der.
O yüzden sıcak tutun