Zafer Partisi Türk milletinin menfaatleri doğrultusunda Milliyetçi Cephe için hazırdır.
Milliyetçi partiler matematiksel hesaptan çok Türk milletinin yarınına hazırlık yapmalıdır. Bir sonraki genel seçim son değil. Ancak en kritik seçim olacaktır.
Bugün Balyoz kumpasının şehitlerinden, değerli meslektaşım, dava ve koğuş arkadaşım, aziz dostum Amiral Cem Aziz Çakmak'ın aramızdan ayrılışının ve toprağa verilişinin 11. yıl dönümü.
Rahmetle, minnetle, vefayla, özlemle ve saygıyla kendisini, onun şahsında tüm kumpas şehitlerimizi anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
İnsanlar makamlarıyla değil, geride bıraktıkları eserlerle ve uğruna bedel ödedikleri değerlerle hatırlanırlar.
Cem Aziz Çakmak da Cumhuriyet Donanmasına yaptığı büyük hizmetlerle, yetiştirdiği denizcilerle ve Mavi Vatan idealine kattığı değerlerle sonsuza kadar yaşayacaktır.
2008 yılında Bahreyn'de düzenlenen uluslararası bir toplantıda Amerikalı 5. Filo Komutanı Amiral William Gortney'in kendisine söylediği "Artık Türk Donanması Amerikan Donanmasına rakip hâline gelmiştir" sözü hafızalardadır.
Ardından FETÖ eliyle kurulan Balyoz kumpası geldi. Cumhuriyet Donanmasının en nitelikli komutanları sahte dijital delillerle hedef alındı.
Cem Çakmak da kendi vatanında Hasdal ve Silivri'de 3,5 yıl özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Beraatini gördü ama cezaevinde yakalandığı amansız hastalık onu 3 Temmuz 2015'te bizlerden kopardı.
Onu sadece kaybetmedik, Cumhuriyet Donanmasının en seçkin komutanlarından birini, Türk milletinin sessiz kahramanlarından birini kaybettik.
Bugün geriye dönüp baktığımda en çok hatırladığım, mahkeme salonlarında korkuya teslim olmayan vakur duruşu, ihanete boyun eğmeyen karakteri ve güce değil hakikate sadık asil ruhudur.
Kimi yaşayanların korkaklığına, dönekliğine ve güç karşısındaki teslimiyetine inat, o dimdik ayakta kaldı.
Şüphem yok ki Bahriyenin Atatürk'ten aldığı gerçek ruh onu sonsuza kadar bağrına basacaktır.
Cem Aziz Çakmak bugün Türk milletinin kalbinde, Mavi Vatan'ın derinliklerinde, Cumhuriyet Donanmasının ufkunda seyreden her savaş gemisinin pruvasında yaşamaya devam ediyor.
Rotan cennet olsun güzel kardeşim. Seni unutmadık, unutmayacağız.
Kıbrıs'ta "gevşek konfederasyon" masallarıyla toprak verip tanınma dilenmeyi çözüm diye sunanlara açıkça söylüyoruz: Rumlara verecek bir karış toprağımız yok! Zafer Partisi olarak tek kabulümüz; tam bağımsız, iki devletli çözümdür.
Yani bunlar boş konuşuyor. Kimsenin bu konuşmaları iplediği yok.Numan beyin erkek evladı var mı bilmem. Varsa askerliğini nerede yapmış mesela? Hangi siyasetçinin oğlu riskli yerde askerlik yapmış? Var mı evladı şehit olan bir siyasetçi? Bekara karı boşamak kolay,boş yapıyorlar.
Ümit Özdağ, KKTC’den toprak talep eden Rum kesimine seslendi:
“Rumlar! Bırakın toprak almayı, biz Güney’den toprak almıyorsak şükredin.
O bölge size fazla büyük.”
Bu #ZaferPartisi farkı.
Derdi vatan olanın, yolu Zafere çıkar.
#ZaferPartisi
Ümit Özdağ: “Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünden lisans diploması alacaktı.
Diploma töreni sırasında olanlardan ötürü bence yüksek lisans yapmış sayılır. Bu genç boşa okumamış.
Diplomayı veren veya vermeyen kişinin ise taşıdığı ünvanı hak etmediği ortada.”
Ümit Özdağ: “Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünden lisans diploması alacaktı.
Diploma töreni sırasında olanlardan ötürü bence yüksek lisans yapmış sayılır. Bu genç boşa okumamış.
Diplomayı veren veya vermeyen kişinin ise taşıdığı ünvanı hak etmediği ortada.”
Biz bir savaş mı kaybettik? İşgal mi edildik? Parçalandık mı? Federasyon mu olduk? “Resmi dilimiz Türkçedir’ cümlesi Anayasamızdan çıkarıldı mı??? Sormanız gereken soru: kimin parmakları bu kuklaları oynatıyor??
TERTEMİZ TÜRKİYE PROJESİ ile suçun, şiddetin, uyuşturucunun ve sanal kumarın üzerine tavizsiz şekilde gideceğiz.
Afyonkarahisar/Şuhut’ta görülen davada bıçaklı saldırıya ilişkin yeni detaylar, Türkiye’de suçla mücadelede caydırıcılığın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden her suçun karşısında; etkili soruşturma, hızlı yargılama ve caydırıcı ceza anlayışıyla duracağız.
Zafer Partisi iktidarında Türkiye sahipsiz kalmayacak.
ABD, NATO ve TÜRKİYE
Bir ülke düşünün. Müttefiki tarafından askerinin başına çuval geçirilmiş, ülkesini bölmek için terör örgütü kurmuş, onları desteklemiş, silah ambargosu uygulamış, olmayan bir soykırımı kabul etmiş, ülke menfaatlerine karşı diğer devletlerle her türlü ittifakı yapmış, ülkeye karşı başka ülkelerle ortak tatbikat yapmış, komşu ülkelerde kendisine karşı askerî üsler kurmuş, Kıbrıs gibi ülke için hayati bir konuda karşı cephede yer almış, terör örgütlerine binlerce silah sağlamış, askerî gemisini vurmuş, baskıyla istediklerini yaptırmış bir ülke için ne denir?
Herhalde dost denemez.
Dolayısıyla böyle bir ülkenin başkanı tarafından söz konusu ülkenin cumhurbaşkanı övülüyorsa, dost veya arkadaş olarak tanımlanıyorsa, pohpohlanıyorsa inanılır mı?
Evet NATO toplantısı için gelecek olan ABD başkanından bahsediyorum.
Ben olsam bırakın ABD isteklerini NATO için yapılacak teklifleri de kabul etmezdim. Hele hele çevremizdeki ve dünyadaki hak ve hukuksuz saldırılarını ve Kanada, Venezüela, İran ve bütün Avrupa devletlerine karşı açıktan tehditlerini de göz önünde tutarsanız. NATO’dan çıkma tehdidini de unutmamak gerekir.
Böylesine tutarsız bir kişinin sözlerine güvenip kimse Türkiye üzerinde kumar oynama hakkına sahip değildir.
Türkiye büyük devlettir.
https://t.co/oiPLivGH2L
Yazımı;
“15 Temmuz kalkışmasının yaşandığı gece, memlekette nasıl bir genelkurmay başkanı görevdeydi ve komutanlık özelliklerinden tatmin oldunuz mu?” sorusuyla bitiriyorum.
Kürtler artık ait oldukları yerlere gitsinler, Türkiye'yi terk etsinler. Apocu piçleri istemiyoruz ülkemizde. (Asimile olanlar zaten Türk'üm derler. Kürdüm diyenler ...... olup gitsinler)
Jandarma teşkilatından sorumlu olan bakan yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı'dır.
"23 Nisan kutlamalarında bile hazır kıta yürüyen çocukların, videodaki jandarmalardan daha düzenli ve tertipli yürümesinin sebebini sormanıza gerek yok."