#AKINCI ✈️🐳🚀
🚀 İHA-300 ve İHA-122 Mühimmatı Atış Testi
🚀 UAV-300 & UAV-122 Munitions Firing Test
◾️ İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile 250+ kilometre menzildeki hedef başarıyla vuruldu.
◾️ The target at a range of 250+ kilometers was successfully hit with the UAV-300 supersonic ballistic missile.
🎯 Tam İsabet | Bull's Eye
@BaykarTech 🤝 @Roketsan
#MilliTeknolojiHamlesi 🌍🇹🇷
İSRAİL’DEN TÜRKİYE’DEKİ TÜM TARTIŞMALARI BİTİRECEK İTİRAF:
İsrail Devleti’nin ve Başkatil Netanyahu'nun Danışmanı: Atatürk Türkler'in % 30'unu Dinsizleştirebildi! Bize % 60 Lazım! 50 Yıl Daha Kalmalıydı! Erdoğan Gitmeli! Atatürk Ne Zaman Gelecek! Almanya’daki Türkler ve fazlası…
BU VİDEOYU HER YERDE PAYLAŞMALI:
https://t.co/JqyAHuVqWL
Kesitin Tamamı Fatih Tezcan’la Analiz Tv’de: https://t.co/ev1xMhiL0J
Analiz Tv
-Türkiye’nin ilk ve tek sansürsüz Tv Kanalı-
Destekleriniz için:
https://t.co/8BjesaEVao
İletişim Whatsapp: +905398629999
Algida, boykot baskısını ve kayıplarını azaltmak için şimdi Balbadem Dondurma' adıyla çıkıyor! Daha önce başka isim taktikleriyle ne yapmaya çalıştıklarını unutmadık.
Boykot iman meselesidir..
#boykot#gazze#filistin#gaza#palestina#doğalürünler#sondakika
#AKINCI ve 300 km+ menzilli süpersonik balistik füze İHA-300... ✈️🐳🚀
Milli bir hava aracından bugüne kadar atılmış en uzun menzilli Milli füze!
Türk savunma sanayii için tarihi bir eşik. Hayırlı uğurlu olsun.
#Baykar 🤝 #Roketsan#MilliTeknolojiHamlesi 🌍🇹🇷
Bakanlığımızın arşivinden yayımladığımız belge ve fotoğraflar, 1919-1922 yılları arasında Yunan ordusunun Anadolu’daki mezalimini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yunan kuvvetleri Anadolu'yu işgali sırasında ve geri çekilirken, Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası raporlarla da kabul edilen sistematik bir imha politikası yürütmüştür.
Paylaştığımız bu kayıtlar; Bursa civarındaki bir köyde Türk sivil halka yönelik gerçekleştirilen katliamın acı bir örneğidir.
İşgalci rejim tarafından Gazze’de sürdürülen soykırımı belgelemek, hakikati küresel kamuoyuna en doğru şekilde ulaştırmak ve Filistinli gazetecilerle dayanışmayı güçlendirmek amacıyla "Gazze Medya Çalıştayı" gerçekleştirildi.
İbn Haldun Üniversitesi ev sahipliğinde, Süleymaniye Daru'l-Kurrası Külliyesi'nde ve Stand For Gaza Academic’in himayesinde düzenlenen çalıştayın paydaşları arasında platformumuz Filistin'e Destek Platformu, Press for Palestine ve Atatürk Üniversitesi de yer aldı.
"Tanıklık, Hakikat, Hafıza" şiarıyla bir araya gelen akademisyenler, gazeteciler, hukukçular ve dijital içerik üreticileri, siyonizmin medya ablukasını kırmak için somut eylem planlarını kararlaştırdı.
Bu Çalıştay Neden Büyük Bir Öneme Sahip?
Veri Gazeteciliği ile Soykırım Belgeleniyor: Gazze'deki sistematik yıkım ve "Eğitim Katliamı" başta olmak üzere tüm hak ihlalleri veri gazeteciliği yöntemleriyle dijital mecralara ve raporlara taşınıyor.
Akademik Makalelerden Uluslararası Mahkemelere: Çalıştayda toplanan veriler ve hazırlanacak akademik çalışmalar; Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde yürütülecek hak arayışlarında resmi hukuki delil ve nitelikli belge olarak kullanılacak.
Terminolojik Ablukaya Karşı Doğru Kavramlar: İşgalcilerin suçlarını örtbas etmek için kullandığı yanıltıcı ifadelere karşı (Örn: "Yerleşimci" yerine "İşgalci"), uluslararası hukuka dayalı "Doğru Terimler ve İçerik Rehberi" hazırlanıyor.
Algoritmik Direniş ve Sansürle Mücadele: Sosyal medya platformlarında Filistin içeriklerine uygulanan kısıtlamalara karşı teknik kılavuzlar ve algoritmik mücadele stratejileri geliştiriliyor.
Filistinli Gazetecilerle Dayanışma Ağı: Sahada canı pahasına görev yapan Gazzeli gazetecilerin teknik teçhizat ve haber akışı ihtiyaçlarını karşılayacak uluslararası bir destek mekanizması kurulması için çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Mayıs 2027’de gerçekleştirilecek Büyük Gazze Kongresi'ne giden bu yolda, ilimle, akademik veriyle ve adaletle zalimin karşısında durmaya, mazlumun sesi olmaya devam edeceğiz! 🇵🇸
Bunu paylaşalım!
📌RESİM 1️⃣ ve 2️⃣: Dışişleri Bakanlığı, Yunan ordusunun Anadolu’yu işgali sırasında ve geri çekilirken sivil halka yönelik katliamlarına ait görüntüleri yayımladı.
📌RESİM 3️⃣: İngiliz İşgal Projesi CHP’nin Ermeni kökenli Başbakanı İsmet İnönü, Anadolu’da Türkler’i katleden Yunanistan’ın Lideri Venizelos’un koluna karısını takarak gezdirdi.
📌RESİM 4️⃣ Türk Kâtili Yunanistan’ın Başbakanı Venizelos TÜRKİYE’DE YAPTIĞI REFORMLAR -İslamsızlaştırma faaliyetleri- NEDENİYLE Sabetay kökenli Diktatör KAMAL ATATÜRK’Ü NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’NE ADAY GÖSTERDİ. Kamal Atatürk ölene kadar hiç seçim yapmamasına rağmen neden 10 binlerce Türk’ü katleden düşman devlet tarafından barış ödülüne aday gösterildi? (Evrakı ekte)
12 OCAK 1934 - Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı'na Atatürk'ü, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiğini bildiren mektubu:
"Barışı sağlamlaştırma hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti'ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür. Mustafa Kemal Paşa'yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım."
12 Ocak 1934, Atina
Sayın Başkan,
Yaklaşık yedi asır boyunca Yakın Doğu'nun taamı ve Orta Avrupa'nın büyük kısmı kanlı savaşlara sahne oldu. Bunun temel sebebi Osmanlı İmparatorluğu ve onun sultanlarının mutlakıyetçi yönetim sistemiydi.
Hıristiyan halklara boyun eğdirilmesini kaçınılmaz olarak takip eden Haç'ın Hilâl'e karşı dini savaşları ve ardından da özgürlüklerine düşkün bütün halkların başarılı diriliş hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu sultanların etkisinde kaldığı sürece daima devam eden bir tehlike ortamıydı.
Mustafa Kemal Paşa'nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesiyle 1922'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük devletine kesin bir son verdi.
Hakikaten, bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü bir değişiklik nadiren gerçekleştirilebilmiştir.
Hukuk ve dinin birbirine karıştığı dini bir rejim altında yaşayan, çöküş halindeki bir imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü.
Büyük reformcu Mustafa Kemal Paşa'nın sağladığı hızla, sultanların mutlakıyetçi rejimi sona erdirildi ve devlet tamamen laik oldu. Haklı olarak medeni milletlerin en ön saflarında yer almaya büyük istek duyan bütün millet gelişmeleri benimsedi.
Fakat, barışın sağlamlaştırılması etnik Türk kimliğinin baskın olduğu devletin şu günlerdeki haline dönüşmesine yol açan inkılaplarla birlikte yürütüldü. Hakikaten, Türkiye diğer milletlerin meskun olduğu illerini hukuka uygun bir şekilde kaybetmiş olmayı kabullenmede tereddüt etmedi ve anlaşmalarla belirlenen siyasi ve etnik sınırlardan razı olup Yakın Doğu için gerçek bir barış dayanağı haline geldi.
Türkiye'yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde asırlarca kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun halefi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk.
Küçük Asya Felaketinden hemen sonra, savaştan bir ulus devlet olarak çıkmış olan yeniden doğan Türkiye'yi anlama fırsatını fark ederek ona, elimizi uzattık ve o da samimiyetle karşılık verdi.
Samimi barış arzusuyla dolu olduklarında en derin farklılıklara sahip halkların bile tekrar yakınlaşabileceklerini gösteren bu yeniden birbirimize yakınlaşma faaliyeti hem iki ülke için hem de Yakın Doğu'daki barışı sürdürmek için faydalı oldu.
Barışı tesis etmek için yapılan bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi elbette Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'dır.
Bu yüzden, 1930 Yunanistan Hükümeti'nin lideri olarak, Yunan-Türk anlaşmasının imzalanmasının Yakın Doğu'nun barışa doğru yürüyüşünde yeni bir dönemi başlattığı şu zamanda, Mustafa Kemal Paşa'nın Nobel Barış Ödülü'ne sahip olmanın ayırt edici itibarıyla ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım.
Saygılarımla,
Elefthérios Kyriákou Venizélos
Üzerinden bir asır geçti, Yunan vahşeti anlatılmadı bu millete.
Nihayet Dışişleri Bakanlığı Yunan ordusunun Anadolu’yu işgali sırasında ve geri çekilirken yaptığı katliamlara ait görüntüleri yayımladı.
Onun için Yunandan çok Osmanlıya düşman bir kitle yetişti.
Özgür Özel'e Ardahan'da İmamoğlu tepkisi!
Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde
mobbing gördüğü gerekçesiyle canına kıyan Yaşar Uçar’ın eşi,
Özgür Özel’e Ardahan’da tepki gösterdi:
“İki çocuğum, babalarını ipte sallanırken gördü. İmamoğlu yüzünden!”
📍“KULAKLARINI TIKAMA, BENİ DİNLE!”
📍YEP Genel Başkanı Özgür Özel’in Ardahan ziyaretine, 7,5 yıldır eşinin ölümüyle ilgili adalet aradığını söyleyen Arzu Turgut Uçar’ın feryadı damga vurdu.
📍Uçar, Ekrem İmamoğlu’nu suçlayarak Özel’e 'kulaklarını tıkama, beni dinle' diye seslendi.
📍Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de çağrıda bulunan Uçar, 'bunlara oy verdim, elim kırılsın' diyerek destek istedi.
Üsküdar Belediyesi'nde CHP'den istifa edip AK Parti’ye katılan Meclis Üyesi Ayhan Aydın, SABAH’a konuştu:
“Beni Üsküdar Belediye Spor Kulübü'nde yönetici yazmışlardı. O spor kulübü üzerinden bazı müteahhitlerden rüşvet olarak bağışlar alındığını duydum.”
“Önce kabullenmek istemedim ancak daha sonra tanıdığım müteahhitlerden de bu durumun 'bağış' adı altında rüşvet olarak alındığını bizzat teyit ettim. Çevremdeki müteahhitler 'Evet, maalesef biz de bu paraları vermek durumunda kaldık' diyerek deliller sundu. Bu rüşvet olaylarını kabullenmem, bu şaibeli sürecin bir parçası olmam mümkün değildi. İlkelerime ters düşen bu kirli çarkı gördüğüm an CHP'den istifa ettim."
“Geri dönmem için çok ısrar ettiler. O esnada duygusal yönlerden dolayı yoğun bir baskı yiyince, daha fazla üstüme gelmesinler ve beni rahat bıraksınlar diye onlarla bazı duygusal görüşmeler yaptığım doğrudur. Ancak kendilerine asla 'Bir tehdit aldım' demedim.”
“Telefon görüşmesindeki 'Savcı beni tehdit etti. Eşim ve çocuğum engelli, AK Parti'ye geçmekten başka çarem yok' iddiası tamamen uydurmadır, kurgudur. Yüzlerce kez arandım ve artık bu mobbinglerden, baskılardan kurtulmak için o konuşmayı yaptım. Özgür Çelik'in iddia ettiği gibi ortada hiçbir tehdit yoktur.”
“Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik'in sırf siyasi rant uğruna ailemi malzeme etmesi eşim ve oğlumu çok kötü etkiledi, basında çıkan haberler yüzünden eşim rahatsızlandı. Bir aile babası olarak bu talihsiz açıklamalardan dolayı çok kırgınım. Siyaset uğruna bu kadar hassas bir durum istismar edilmemeliydi. Artık ailemin siyasi malzeme yapılmasını istemiyorum.” @EnesBars https://t.co/98jeUeP7OV