Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek: Hoşça Kal Özkan Ağabey!
"Ver elini,
Aşılmaz değil engeller
Korkarsan, susarsan yok oluruz
Ver elini,
Kurdukları bariyerlerin tozu değemez cübbemize
Ver elini,
Bir olmadan olmaz, çok olmadan olmaz, sen olmadan olmaz..."
Çağdaş Avukatlar Grubu’nun neşesi, inadı, direnci; her barikatta en önde yürüyen o harika kanadı; her birimizin ağabeyi, kardeşi, dostu ve yoldaşı, önceki dönem İzmir Barosu Başkanımız Av. Özkan Yücel’i sonsuzluğa uğurlamanın tarif edilemez acısı içindeyiz.
Güle Güle Özkan Başkan, Güle Güle Özkan Ağabey... Mücadelen asla yarım kalmayacak!
TUTUKLULUĞUNUN 1. YILINDA Av. MEHMET PEHLİVAN İÇİN BİR ARADAYIZ!
Tutukluluğunun 1. yılında, hukuksuzluğun son bulması ve meslektaşımızla dayanışmak için baromuzda gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasıyla sesleniyoruz. https://t.co/JxhPrKPXEL
Bugün Av. Mehmet Pehlivan’ın, görevini yerine getirmiş olması nedeniyle tutuklanmasının birinci yılı.
Avukatların görevlerini ifa etmeleri nedeniyle resmi yollarla kriminalize edilmesi, son dönemlerde alışkanlık haline getirilmiş bulunuyor. Bu kesinlikle Anayasamıza ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk düzenini oluşturan normlara aykırıdır.
Silivri’deki duruşmaları ve yeni yapılmış olan devasa “duruşma sarayı”nı yakından izliyor ve raporluyoruz.
Savunma mesleğine yönelik tanık olduğumuz uygulamalar rastlantısal değildir. Bunlar, görev ve yetkilerin kötüye kullanılması sonucu uygulamaya geçirilen eylem ve işlemlerdir. Bunlara asla ilgisiz kalamayız.
İstanbul’da Vatan-Çağlayan-Silivri eksenindeki tutuklamaların çok büyük kısmı Anayasa’ya aykırıdır. Süregelen anayasa ihlallerinden biri de tutukluluğa itirazın duruşmalı olarak incelenmemesi; sanığın ve avukatının dinlenmemesi; kararların bireysel ve gerekçeli olmamasıdır. Anayasamızın 19. maddesinin 8. fıkrasının bu ihlaline dün Silivri’de tanıklık ettik.
Bu genel Anayasa’ya aykırılıktan meslektaşlarımız da nasibini almaktadır. Av. Mehmet Pehlivan’ın dünkü tutukluluğa itiraz incelemesinde serbest bırakılmaması, keyfi tutukluluğun devamı anlamına gelmektedir.
BAŞKANIMIZ AVUKAT ÖZKAN YÜCEL’İN CENAZE PROGRAMI
Önceki dönem başkanlarımızdan Av. Özkan Yücel’in cenazesi; 20 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 15.00’te İzmir Barosu Merkez Binası önünde gerçekleşecek törenin ardından Alsancak Hocazade Camii’nden İkindi Namazını takiben Narlıdere Yukarı Mezarlığına defnedilecektir.
İstanbul Barosu KHM olarak, İst And 21. AsCM’de; sanığın müştekilere yönelik cinsel tacizi sebebiyle tutuklu yargılandığı dosyanın ilk duruşmasına gözlemci sıfatıyla katıldık. Mahkeme tutukluluğun devamı ile bir sonraki duruşmanın 3 Temmuz saat 14.15 te görülmesine karar verdi.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Harmandalı Geri Gönderme Merkezindeki avukatlık faaliyetleri nedeniyle İstanbul Barosu, Ankara Barosu ve İzmir Barosu üyesi Meslektaşlarımız Av. Gülden Sönmez, Av. Duygu İnegöllü ve Av. Burcu Ertaş hakkında İzmir Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde haksız ve hukuka aykırı bir dava açılmıştır.
Davanın ilk duruşmasına tüm meslektaşlarımızı bekliyoruz.
🗓️24.06.2026 Çarşamba
🕑13:40
📌Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Basın Toplantısına Davet!
Yalnızca mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek 19.06.2025 tarihinde tutuklanan meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan için tutukluluğunun 1. yılında yapacağımız basın toplantısına tüm meslektaşlarımızı davet ediyoruz.
Tarih: 19.06.2026 - Cuma
Saat: 19.00
Yer : İstanbul Barosu Teras Kat
Başkanımız Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, 7 Ocak 2026 günü katledilen meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ın Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen karar duruşmasına katıldı.
Esasa dair son beyanların alınmasının ardından mahkeme heyeti karar için ara verdi. Sanık kamu görevi nedeniyle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi ve cezasında herhangi bir indirim yapılmadı. Tasarlama hususu ise mahkemece kabul edilmedi. Ayrıca sanık hakkında ruhsatsız silah taşıma suçundan hapis cezasına ve adli para cezasına hükmedildi.
İZMİR BAROSU ÖNCEKİ BAŞKANI AV. ÖZKAN YÜCEL’İ KAYBETTİK!
İzmir Barosu önceki başkanı, insan hakları savunucusu ve mücadele insanı, dostumuz Av. Özkan Yücel’i kaybettik.
Acımızın tarifi yoktur.
Ailesi ve yakınlarının, meslektaşlarımızın ve İzmir Barosunun başı sağolsun.
İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu:
📌Böyle bir karar Asliye Hukuk Mahkemesinin vereceği bir karar değildir
📌Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli
📌Olağanüstü kurultay yapılmalıdır
📌Kurultay benim görevim değil demek, üzerinde konuşmaya bile değmeyen bir söylem
Dilan Temiz'in (@dilntmiz) haberi
https://t.co/BoMPuVYPSY
13-14 Haziran tarihlerinde düzenlediğimiz Kadın Hakları ve Kadına Yönelik Şiddet konulu Sertifika Programımızı gerçekleştirdik. Eğitimimize katkı sunan kıymetli eğitmenlerimize ve katılım gösteren tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.
Dün İBB dosyası olarak bilinen ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yargılamada, sanık Fatoş Pınar Türker’in gözaltı aşamasında maruz kaldığı çıplak arama işkencesini beyan etmesine dair açıklamamızdır.
Çıplak arama işkencedir!
Bir anneyi çocukları üzerinden denetlemeye, tehdit etmeye ve bedeni üzerinden aşağılamaya çalışanlara bir kez daha hatırlatıyoruz: Çıplak arama cinsel işkencedir, insan onuruna yönelmiş bir saldırıdır ve işkence suçlarında zaman aşımı yoktur!
İzmir Barosu Yalnız Değildir!
İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında, Avukatlık Kanunu’nun kendilerine yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirdikleri için fezleke düzenlenmiş ve soruşturma başlatılmıştır.
Başlatılan soruşturma;
1) 19 Mart olaylarının ardından tutuklanan ve kapatıldıkları Menemen Cezaevi’nde darp edildikleri yönünde beyanlarda bulunan gençlerin durumunu raporlaması ve bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla,
2) Kırıklar Cezaevi’ndeki hak ihlallerini raporlayıp kamuoyuyla paylaşması nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla,
3) 19 Mart olayları sonrasında demokratik ve anayasal haklarını kullanarak gerçekleştirilen yürüyüşlere katılmaları nedeniyle 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri iddiasıyla
yürütülmektedir.
Barolara Avukatlık Kanunu tarafından verilen insan haklarını koruma ve savunma yükümlülüğünün suç ve ceza konusu haline getirilmesinin hukuki ve vicdani herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır.
Baroların hak ihlallerini raporlayamadığı, kamuoyunu bilgilendiremediği, hukuka aykırılıkları görünür kılamadığı, demokratik ve anayasal haklarını kullanarak barışçıl toplantı ve gösterilere dahi katılamadığı bir düzenin adı, hukuk devleti değil ancak otoriter bir yönetim anlayışı olabilir.
İzmir Barosu; tarihin en kritik dönemlerinde her zaman hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin yanında durarak biat etmemiş bir barodur. Bugün ise yurttaşın en temel haklarını savunduğu için soruşturulmakta ve sanık sandalyesine oturtulmak istenmektedir.
Bu girişim yalnızca İzmir Barosu’na değil tüm barolara, tüm avukatlara, savunma mesleğine ve hukuk devletine yöneltilmiş bir girişimdir.
Bizler bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı tüm gücümüz ve desteğimizle İzmir Barosu’nun yanında olduğumuzu duyuruyor, savunmanın ve avukatlık mesleğinin onurunun hiçbir koşulda teslim alınamayacağını bir kez daha vurguluyoruz.
İZMİR BAROSUNUN YANINDAYIZ!
@izmir_barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturma, yalnızca İzmir Barosuna değil; savunma mesleğine, baroların bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğüne yönelmiştir.
Baroların cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini raporlaması, işkence ve kötü muamele iddialarını kamuoyuna duyurması, temel hak ve özgürlükleri savunması ve toplumsal olaylara ilişkin hak temelli görüş açıklaması suç değil, Avukatlık Kanunu’ndan kaynaklanan görev ve sorumluluğudur.
İzmir Barosu, 118 yıllık tarihi boyunca hukukun, insan haklarının ve demokratik değerlerin yanında durmuş; baskılara karşı geri adım atmamıştır. Bugün de aynı nedenle hedef alınmaktadır.
İzmir Barosu yalnız değildir. Savunma makamı birdir; dayanışması da mücadelesi de ortaktır. Çünkü mesele tek bir baro değildir. Mesele, baroların bağımsızlığına, savunmanın kamusal rolüne, insan haklarına ve hukuk devletine sahip çıkmaktır. Bir baroya yönelen müdahale, tüm barolara yönelmiştir.
İstanbul Barosuna yönelik müdahaleler karşısında nasıl geri adım atmadıysak, bugün de İzmir Barosunun yanında aynı kararlılıkla duruyoruz. Savunmayı soruşturmalarla baskı altına alma ve baroları görevlerini yerine getirmekten alıkoyma girişimleri dün sonuç vermedi, bugün de vermeyecektir.
Fikir, dayanışma ve eylem birliği ile İzmir Barosunun yanındayız.
Ortak Açıklama: Atatürk ve Cumhuriyet Değerlerine Saldırı Asla Kabul Edilemez
05.06.2026
04.06.2026 tarihinde sosyal medya platformlarında ve basında yer aldığı üzere, Samsun ili Terme ilçesinde Belediye Meclis Üyesi olduğu belirtilen Rümeysa EKER tarafından yapılan sosyal medya paylaşımlarında; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyeti, Atatürk ilke ve devrimleri ile bu değerlere bağlı milyonlarca yurttaşımız hedef alınmış; ayrıştırıcı, aşağılayıcı ve nefret söylemi içeren ifadelere yer verilmiştir.
Toplumun belirli kesimlerini sistematik biçimde hedef gösteren, Cumhuriyet değerlerini aşağılayan ve toplumsal kutuplaşmayı körükleyen bu açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu paylaşım; demokratik toplum düzenini zedeleyebilecek, toplumsal barışı bozabilecek ve halkı kin ve düşmanlığa sevk edebilecek nitelikte ağır ithamlar ve nefret dili içermektedir.
Mustafa Kemal Atatürk yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu değil; aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin, çağdaşlaşmanın, hukukun üstünlüğünün, laik ve demokratik Cumhuriyet anlayışının simgesidir. Atatürk’e, onun manevi hatırasına ve Cumhuriyet değerlerine yönelen her saldırı; ortak tarihimize, toplumsal birlik ve beraberliğimize ve anayasal düzene yönelmiş bir saldırıdır.
Bizler; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, laik ve demokratik Cumhuriyet ilkelerini savunan barolar olarak, Atatürk’e ve Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik hiçbir saldırıyı kabul etmediğimizi, bu tür söylem ve eylemlere karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna açıkça bildiriyoruz.
Barolar olarak; Cumhuriyetin temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne, toplumsal barışa ve demokratik hukuk devleti ilkesine yönelik her türlü saldırının karşısında olmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapısında meslektaşımızı hedef gösteren; duruşmaların saatinde başlamamasının sorumluluğunu avukatlara yükleyen keyfi duyurusunu söktük.
Avukatları hedef göstermenize izin vermeyiz!