Tüm ülkeler her an istilaya uğrayacakmış gibi askeri güce ağırlık veriyor. Ve herkesin herkese karşı harcadığı çabaya da barış adı veriliyor.
Halklar askeri yatırımlar nedeniyle yeterli refah seviyesinde değil. Yakında elde askerden başka bir şey kalmayacak.
Amerikan diplomasisi için on (10) kuralımı yayınlayalı neredeyse bir yıl geçti. Bunları yazmamın sebebi, o zaman da fark ettiğim ve şimdi daha da net bir şekilde gördüğüm gibi, sürdürülemez bir NÜKLEER çıkmazına yaklaştığımızı anlamamdır.
Yetkililerimizden gelen pervasız dil devam ediyor. Büyük uluslar arasındaki ilişkileri yönlendiren temel ilkelere saygısızlık sürüyor.
Nükleer silah tehdidiyle karşı karşıya kaldığında, Başkan Kennedy, hayatta kalmanın buna bağlı olması nedeniyle, hükmetmeye çalışmak yerine konuşmayı seçti. Bugün de aynı seçeneğe sahibiz.
Bir zamanlar Amerikan liderliğini tanımlayan onuru ve saygıyı geri getirebiliriz. Ortak çıkarlara ve gerçekten neyin önemli olduğuna dair net bir anlayışa dayalı ilişkiler kurabiliriz.
Daha iyi bir yol mümkün, ancak bu yola girme cesaretiyle başlıyor.
Sizi bu on kuralı gözden geçirmeye ve düşünmeye teşvik ediyorum: Kaç tanesini uyguluyoruz? Bunları uygulamaya başlamazsak bize neye mal olacak?
Liderlerimiz için dua edin. Başkanımız için dua edin. Ulusumuz için dua edin.
Bağlantı yorumlarda.
Burhanettin Bulut’un ipliğini pazara çıkarmış. Sözcü gazetesi genel yayın yönetmeni olduğu sırada Bulut’un kendisine neler teklif ettiğini ve ona ne söyledigini tek tek anlatmış.
Yılmaz Özdil.
Macron İsrail'e sözde silah kısıtlaması getirmişti.
Gelin görün ki uçtuğu uçak İsrail savunma şirketi olan Elbit Systems tarafından her türlü tekonoloji ile donatılmış bir uçak.
Şimdi bu adamların Siyonizm aleyhine samimi bir açıklama yapmaları mümkün mü?
1. si; bunlara karşı değil, oradaki tek bir devlet liderinin temsil ettiği devlete karşı..
2. si;eğer Kurtuluş Savaşı daha doğrusu Milli Mücadele'de direk olarak İngilizler Fransızlar ve İtalyanlarla savaşmış olsaydık şansımızın olacağını mı düşündünüz?
Neyse, bir foto da bi bırakalım
"Bu beş (veya altı) uçağın Türkiye’ye gönderilmesi ile iş bitmiyor; Kongre’nin Türkiye’yi bu yasadan muaf tutması gerekiyor. Trump’ın kasımdaki ara seçimlere kadar Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğa sözü geçer; ne var ki, Trump ve Cumhuriyetçilerin İsrail sevdası ara seçimleri kaybetmeleri ihtimalini çok güçlendirdi. Demokratların çoğunlukta olacağı Kongre, CAATSA muafiyeti vaadini reddedebilir."
Le Parisien:
➖"“Hızlıyız, reflekslerimiz güçlü”: Türkiye Avrupa savunması için nasıl vazgeçilmez hâle geldi?
Donald Trump’ın NATO müttefiklerine savunma bütçelerini artırmaları yönünde baskı yaptığı bir dönemde Ankara, Avrupa’ya yoğun şekilde drone, zırhlı araç ve mühimmat ihraç ediyor."