Beyaz et devlerine haksız rekabet için kayyum atamak nedir? Bırakın yabancı yatırımcıyı Türk yatırımcılar iş yapamaz hale gelecek.
Para cezası uygulayan sistem bir anda kayyuma dönüştü...
3 dolara kırmızı et ithal edip vatandaşa 20 dolara satan yandaşa operasyon yaptınız mı?
Yurttaşların dikkatine;
Yargı silahı ayağınıza geldi. Cumhurbaşkanı adayına, kadrosuna, CHP’li Belediye Başkanlarına, muhalife, ünlüye, gazeteciye, avukata operasyon çekilir. 4 gün emniyette olmak üzere 5 günde yapılır hemen hapishaneye teslim edilir.
23 yıldır ülke siyasetine DARBE yapılıyor..
Hepsi abd ile buradaki uzantıları sayesinde ülkeyi akp, mhp, ve diğer
yancıları gasp edilen tv kanalları ile milleti uyutup sömürüyorlar...
Artık bu iş emekli ile akp mhp arasındadır...
#EmekliMutlakAçlıkta
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.
Bugünkü celse de bitti. Her gün farklı farklı hukuksuzluk ve haksızlığa şahit oluyoruz.
Herkese duyurmak isterim. Salı ve Çarşamba günü savunma sırası bana gelecek. 15 aydır süren haksızlıkta ilk kez konuşacağım. Gerçek ortaya çıkacak.
Hepinizi seviyorum.
Önce adalet!
SAVCI ÖYLE İSTEDİ
İBB Davası'nın 49. günü ve 13. haftası Fatoş Ayık'ın savunmasının ardından son buldu.
Bugünün öne çıkan konuları Medya
A.Ş. Reklam Müdürü Elif Güven'in
“Savcı yüzüme karşı açıkça ‘İstediğim gibi konuşmuyor,
kalsın içeride’ dedi" açıklaması oldu.
Medya AŞ Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık ise hakkında tek bir delil ve beyan olmadığını buna rağmen 15 aydır tutuklu olduğunu belirtti.
Fatoş Ayık'ın babası gözyaşlarıyla tribünden, "Seninle gurur duyuyorum kızım gurur" diye bağırdı. #İBBDavası
ALEYHİNDE TEK BİR DELİL, TEK BİR BEYAN YOK AMA 15 AYDIR TUTUKLU
Fatoş Ayık:
Başkanım, pek çok tutuklu sanık aleyhlerinde somut hiçbir delil yokken sadece etkin pişmanlık veya gizli tanık ifadeleri nedeniyle tutuklu olduklarını anlattılar. Ama ben aleyhime hem tek bir delil hem de tek bir beyan olmadığı halde hem örgüt üyeliği hem de rüşvet alma suçlamaları nedeniyle tutuklandım ve 15 aydır tutukluyum. Üstelik tutuklanmadan önce ifadem ve sorgum sırasında örgüt ve rüşvet ile ilgili tek bir soru dahi sorulmamıştı. #İBBDavası
Bugün İBB Davası'nı takip etmek üzere;
Vladimir PREBILIČ, Avrupa Parlamentosu Üyesi
Sarah HENKEL, Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Danışmanı
Đorđe BOJOVIĆ, Avrupa Parlamentosu Üyesi Prebilič’in Danışmanı
duruşma salonunda. #İBBDavası
#İBBDavası'nda 49.gün
Diyorum ki: “Bilmiyorum, duymadım.”
Sonra soru geliyor Sayın Başkanım: “Hissettin mi?”
"BEN ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANMAK İÇİN İFADE VERMEDİM."
"Savcı söylediklerimi zapta geçirmedi"
Savcı aynen şöyle dedi:
"İstediğim gibi konuşmuyor..kalsın içeride"
Medya AŞ Reklam Alanları Müdürü #ElifGüven beyanda bulunuyor.
Cezaevinde 20. günde infaz memuru geldi. Savcı benimle görüşmek istemiş.
Sayın Başkanım böyle bir şeyin ne olduğunu hiç anlayamadım. Nasıl bana yardımcı olacaklar?
Etkin pişmanlık bununla ilgili hiçbir bilgim yok.
Yani zaten bildiğimi anlattım.
🔺️Ancak hiçbir zapta geçmedi.
Ve sorgu da değildi aslında, daha çok sohbet şeklinde oldu.
🔴 Ve zaten kendisinin sürekli azarlarıyla karşı karşıya kaldım.
🔴 Sanki ben bir şey yapmışım, bir şeyleri biliyormuşum ama söylemiyormuşum gibi davranılıyordu.
Sürekli azarlanıyordum.
🔴 Anlatıyorum. Ama SAVCİ diyor ki: “Hâlâ istediğimiz gibi konuşmuyorsunuz.”
🔴 Yani inanılmaz bir konuşma şekliydi. Anlatıyorum, sorular soruluyor. “Bilmiyorum” diyorum. Ya da “Böyle bir şey duymadım, hissetmedim” diyorum.
🔺️Ama dedim ki Sayın Başkanım, nasıl söyleyeyim bunu? Bilmiyorum. Hissetmiyorum, hissetmedim yani.
🔴 Mesela savcı soruyor: “Size şu şirketleri ihaleye verdiklerini söylemiyorlar mıydı?”
Ben de “Hayır” diyorum.
Söylemiş olsalar bile, ben bu işi yaptığım için bunun söylenmesi suç işlenmiş olduğu anlamına gelmez.
⚫️ Ancak sekiz ay sonra bakıyorum ki iddianamede bunlar bağlamından koparılmış.
Teknik takip kayıtlarının altına yazılmış.
Sanki ben bir şey söylemişim, kabul etmişim gibi gösterilmiş.
🔴 Bunların hiçbirini kabul etmiyorum.
⚫️ Mesela orada siz sorduğunuz için bunu açıklamak istiyorum. Nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.
Çünkü savcıya böyle konuşmuşum gibi yazılmış.
Diyorum ki: “Bilmiyorum, duymadım.”
Sonra soru geliyor Sayın Başkanım: “Hissettin mi?”
⚫️ Yani bunun nasıl bir soru olduğunu da anlayamıyorum. Gerçekten aklım almıyor.
Kusura bakmayın, bu sizinle ilgili değil Sayın Başkanım. Sizlerle ilgili bir durum değil. Ama o an yaşadığımı anlatmak zorundayım.
Ben ifademde sadece şunu söyledim:
“Biz şirketleri değerlendiririz. Bunlara teklif veririz, uygun mu diye değerlendiririz. Gereklilikleri var mı diye değerlendiririz.”
Bu da son derece doğal bir şeydir.
Ama bunlar sanki başka anlamlar taşıyormuş gibi yorumlanmış.
Kimse yine açık açık bir şey söylemiyor ama sürekli şu ihale, bu ihale diye örnekler vererek bir şeyler söylemem bekleniyor.
Murat Abi bana şirket söylüyor muydu? Hayır.
Ama bir şirket öneriyorsa, birisi bir şey soruyorsa ben de değerlendirirdim.
Çünkü benim işim buydu.
“Elif, bakabilir misin?” denir.
Ben de bakarım.
Bu kadar.
Bu da yöneticilere yapılan normal bir bilgilendirme ve değerlendirme sürecidir.
Bizim yaptığımız iş de buydu zaten.
Ama hiçbir şekilde anlatamadık.
Sonra tekrar azarlanmaya başladım.
“Bak yine söylemedin, yine konuşmadın. Bak yine istediğim gibi konuşmuyorsun” denildi.
Tamam ama yanımda avukatım da var. O da herhalde şaşırdı.
Anlıyor musunuz?
O da bir şey söylemiyor.
Ben de öylece duruyorum.
Yani sadece ne söylenirse ona cevap vermeye çalışıyorum.
Gerçekten çok zor bir durumdu.
Şu cümleyi ifade etmek istediğim için bunları anlatıyorum.
O gün söylenenlerin ileride bu şekilde yorumlanacağını, bu şekilde iddianamede kullanılacağını hiçbir şekilde düşünmedim.
Savcı aynen şöyle dedi:
"İstediğim gibi konuşmuyor..içeride kalsın"