Bugün, 3 yıldır devam eden Salacak Sahili’nde uğradığım saldırıyla ilgili davanın duruşması vardı.
Duruşmaya fiziken katılma talebim uygun görülmedi ve cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılmamın yeterli olduğuna karar verildi. Hiçbir sanığın katılmadığı duruşmaya, Marmara Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS üzerinden katıldım.
Bir kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla saldıran, yaralayan ve linç etmeye çalışan kişiler bugün özgürce hayatlarına devam ediyor, kamu alanlarında ticaretlerini sürdürüyor. Ben ise kamu görevimi yaptığım için tutukluyum.
Sonucun ne olduğunu merak edenler olacaktır. Dosya için Aralık ayına yeni bir duruşma günü verildi. Böylece dava dördüncü yılına doğru ilerliyor.
Milyonluk eşeklerin 30 kelime ile Türkçe konuştuğu yerde İlkin Aydın şakır şakır İngilizce röportaj veriyor. Diğer kızlar da farklı değil. Kendilerini sürekli geliştiriyorlar. Futbolcular da biraz para kazanınca kendini bir halt sanıyor! Gelişim sıfır!
Ekrem İmamoğlu’nun, Eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya "hakaret" ettiği iddiasıyla yargılandığı davada İmamoğlu’na iki kez beraat veren hakim Berrin Çelen İstanbul’dan Edirne’ye gönderildi…
ahaha savunmaya bak kifayetsizin;
efendim ev tutmuş da içine eşya almış döşemiş, sonra bir kaç ay sonra çıkarken eşyaların bedelini istemiş, ev sahibi de "bana ne eşyandan" diyip para vermeyince bu da kira ödemeyi bırakıp, evi de boşaltmamış 4 yıl...
git mahkemede hallet çıkar çıkarabiliyorsan demiş...
yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış gerçekten
eve çöküyor, partiye çöküyor......
Şirketlerine kayyum atanan tavukçular, acaba Ekrem İmamoğlu'nun 30 yıllık diploması iptal edildiğinde ne demişlerdi? Bugün diploma iptal edenler, yarın şirkete kayyum atar, öbür gün tapunu alır, sonraki gün bir bakmışsın, bankadaki paran da yok. Yaaaa... Hukuk herkese lazım.
Sanatçıların, yazarların, akademisyenlerin "Butlancılar eserlerimi kullanamaz" çıkışı çok önemli.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin "ademe mahkum edilmesi" yani hiçleştirilip yalnız bırakılması tam da toplumun "Hukuk kuralları uygulanmıyor, ben ne yapabilirim?" sorusunun yanıtı çünkü...
Mesya AŞ. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in evine cinayet masasının yaptığı baskın anında polislerin kendisine ve iki kızına yaptığı muamele ve kendisine çıplak üst araması yapılması çok açık işkence ve insan hakları ihlalidir.
İnsan hakları ihlalini gerçekleştiren polis ve emir verenler hakkında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde zamanı geldiğinde dava açılıp ihlal edilen hakların takipçisi olmak ülkede hukukun üstün olması için bir görev ve zorunluluktur.
Utandım insan olarak utandım
Utandım hukukçu olarak utandım
Utandım vatandaş olarak utandım
Allah sizin belanızı versin.
Okuyun herkese okutun
AKP’liler okusun
Arınacağız diyen Kemal Kılıçdaroğlu ve yanındakiler okusun.
Okuyun Türkiye ne hale geldik okuyun.
Derhal Fatoş Pınar Türker’e insan hakkı ihlallerini uygulayan bu rezil görevlilere hak ettikleri cezaları verin. Derhal.
Çıplak arama sıradan bir prosedür değildir. Gözaltına alındığınızda polisler sizden iç çamaşırınızı çıkarmanızı isterse çıkarmayın. Ayrıca “otur/kalk” deriz biz, yapmayın. Bu muamele işkence kapsamındadır, insan onuruna aykırıdır. Amacı yüzde yüz aşağılamaktır.
Ne yazık Saraçhane’deki genç kadınlardan da dinledim bu iddiaları. Toplu şikayet yapacaktık fakat korktukları ve utandıkları için geri durdular. Zaten hemen hepsi bu kötü muameleyi sıradan bir emniyet prosedürü sanmışlar. Bu konuda kimseyi yargılayamayız fakat korkmayın, utanmayın. Başınıza böyle bir şey gelirse şikayet edin, ceza alıyorlar. Bizler geri durdukça bu aşağılayıcı uygulama devam eder.
Bu arada maalesef bazı meslektaşlar da bu işkenceye maruz kalan müvekkillerini “Aman konuşma, boşver, başımıza dert almayalım, bak tahliye etmezler” vs. diyerek sessiz kalmaya itiyorlar. Bunun hiçbir faydası olmadığı gibi şiddet sustukça büyür unutmayın. Özellikle temel hak ve özgürlüklerinize sahip çıkın.
Büyükşehir belediyesinde yönetici bir kadına çıplak ve uyuşturucu kaçakçısı gibi cinsel bölge muayenesi ile gözaltı işlemi yapanlar yargılanacaksınız...
IBB Duruşmasında bir utanç anı daha.
Medya AŞ. Genel müdürü Fatoş Pınar Türker’i savcı velayeti altındaki çocuklarının sosyal hizmetler tarafından alınacağı ile tehdit etmiş.
SEGBİS üzerinden savcıyla görüşürken savcı yeniden ifade vermesini istediğinde, ‘avukatıma sorayım veririm’ diyen bekar bir anneye, ‘hala avukat diyorsun, ifade imzalayıp çıkacaksın, sen bekarsın küçük çocukların var, velayetini sosyal hizmetler alır’ şeklinde tehdit ediyorsa bu ülkede hukuk yerle bir edilmiştir. Yoktur.
Yazıklar olsun.
Akın Gürlek, Rahmi Koç'a soruşturma için "kimsenin makamına, servetine bakmayız" dedi. Çok güzel.
Yargı bağımsız ise, OGM'ye yangın söndürme araçlarını beş yıldır teslim etmediği halde aldığı ihale iptal edilmeyen, cezayı da ödemeyen meşhur iş insanına da aynı muamele yapılsın.