📢 Rojin Kabaiş'in Babası Nizamettin Kabaiş:
🔸"Keşke geri getirseydim onu, Van'a götürmeseydim. İki senedir yukarıda Allah biliyor biz ne kadar acı çekiyoruz."
🔸"Bazı geceler var 2'ye 3'e kadar yatmıyorum; hep düşünüyorum, bu odaya, bu fotoğraflara gelip bakıyorum. Videolar hala bende duruyor, yemek yerken fotoğraf çektik... Çok zor bir durum."
🔸"Sessiz kalan insanlara, yetkililere buradan sesleniyorum: Kim olursa olsun; Cumhurbaşkanı olsa, İçişleri Bakanı olsa, Adalet Bakanı olsa, genel başkan partiler olsa bu görev herkese düşüyor."
🔸"Eğer bir kız çocuğu, genç kızımız Van'da üniversite okumak için gitti ve onu bu şekilde katlettilerse; ortada deliller, kanıtlar vardır, belirgin bir cinayettir. Neden sessiz kalıyorlar?"
🔸"Yani Mecliste bahsettiler ama yeterince mücadele etmediler."
🔸"2 erkek DNA'sı bayanın vücudunda tespit edilmişse sadece bu görev bana mı düşüyor, ailesine mi düşüyor?"
🔸"Savcı ne içindir, Emniyet Müdürü ne içindir, Rektör ne içindir? Çocuklarımızı koruyacaktır; koruyamadılar işte, sahip çıkmadılar."
Kulaklarını veterinersiz, anestezi olmaksızın keserler, hiç kesilmemesi lazım ya neyse, yıllarca çalıştırırlar, 2 gün boyunca su vermezler, genelde kuru ekmek yedirirler, sonra yaşlanınca atarlar bi köşeye... nefret ediyorum hepinizden
İbrahim Keloğlan eros kediyi tekmeleyerek katlettiğinde bir canı hayattan koparmanın cezasını alsaydı bu gün İstanbul başak şehirde Burak adlı iblis yavru bir kediyi tekmeleyerek hayattan koparamayacaktı . Alın kediler hayatta değil bu iblislerle güven içinde yaşayın
Bu ülkede ‘Kürt sorunu’ yok diyenler grev yapan işçinin aksanı, ten renginden ‘Kürt’lüğünü hatırlatıp nefretini, ‘hemşericilik, kabilecilik’ gibi ‘steril’ sözlerle grev yapanın bile Kürt olmasından rahatsızlığını kusmak için bir saniye bile beklemiyor
Bir adım ileri,iki adım geri
İşçi gibi kullanılan sömürülen istismar edilen hakkını savunamayan hayvanlarında günü bu gün . Bir çok işte kullanılan yaşlandığında hastalığında atılan eziyet gören bu canları da unutmayın
#1Mayıs
If you ever travel to Thailand and want to ride on an elephant's back, remember the photo of this little one... He was stolen from his mother... He was held captive and died! He died because his soul was broken.
You don't ride elephants.
And don't take pictures with drugged tigers.
Or with chained monkeys.
They'll go through hell for a click of the camera.
Dilinden şer akıyor,
dilinden halkları birbirine kırdırma heveskarlığıyla nefret akıyor.
Bu tam bir tetikçilik, katıksız ve zavallıca bir faşizm.
Ülkenin dört bir yanında insanlar demokratik bir yaşama duyduğu özlemle artık yeter diye feryad ederken; o kitleyi kendisi için orada zannediyor, çünkü ufku koltuğu kadar.
Çünkü halkın özlemi, acıları, yeni bir yaşam arzusu onun için gram bir şey ifade etmiyor. Tek derdi siyasi ikbal.
Pespaye faşist!
NOW TV Spikeri Ozan Gündoğdu:
"Erdoğancı gazeteciler fazla panik yapıyor.
Diyelim ki facianın sorumlusu bakanlık olsun, ne fark eder?
Halkımızın ekseriyeti 6 Şubat’a bile bir şey dememiş, on binlerini betona gömmüş, Kartalkaya’nın hesabını mı soracak, rahat olun."
Öyle bir yem ettiniz ki;
hayvanlara tecavüz edilirken o masumları sapıklara yem ettiniz. Hayvanlar sersefil sokaklara doğarken oluşan istemsiz kazalarda insanları yem ettiniz.
22 yıl yem ederken neredeydiniz? O hayvanlar yavruları ile soğukta donarken, açlıktan ölürken, insanlar o gariban hayvanların istemsiz yola çıkışları, havlaması ile zarar görürken neredeydiniz? Neden çığlık atmadın kısırlaştırma yapın diye? Neden doğmalarına izin verdin? 8300 gündür neredeydiniz? 8300 gün boyunca neden barınak açtırmadınız? 8300 gün boyunca neden kırsalda hayvan atana ceza kesmediniz? 8300 gün boyunca neden üretimi durdurmadınız? 8300 gün sonra çıkardığınız yasada neden üretim serbest? 8300 gün bir ömür neredeyse. Milyonlarca sersefil hayata doğan o hayvanların da, çaresiz gariban hayvanlar nedeniyle meydana gelen acı hadiselerin de sorumlusu sizsiniz siz. Biz bu numaraları yemeyiz. 20 yıl önce sokakta bir tane bile hayvan kalmamış olurdu. Kısırlaştırma yapsaydınız. Yapmadınız. Umursamadınız. İlk seçimde gideceksiniz.
#turkiyedekatliamvar
Savcılık hayvanları yediemin olarak bize teslim etti, teşekkür ediyoruz. Altına imza attığımız o kağıtlar olmasa da bu hayvanların yediemini olacağız, oluyoruz da. Veteriner kliniğindeyiz. Saat 6.53. Köpekler yaklaşık 20 günlük, kulakları kesilmiş, acı içinde kıvranıyorlar, vücut ısıları oldukça düşük, iştahsızlar, bir tanesi kustu içinden solucanlar çıktı. 20 günlük bebekler pire dolmuş. O üretici de bulunacak, o gevşek gevşek “eee hep taşıyoz ne var ki” diyen Metro Turizm de hesap verecek! İşte üretim bu demek, satış bu demek! Hayvan satışının, üretiminin, ithalatının yasaklanmadığı her gün bunlar gibi binlercesi yaşanmaya devam edecek. @AYMBASKANLIGI barınaklar ölüm kampı, üretimin yasaklanmadığı hiç bir yasa samimi değildir. Lütfen yasayı iptal edin.