babam 4 aydır chatgpt kullanıyormuş. bugün öğrendim.
pazar kahvaltısında telefonu elinde, gözlüğünü burnunun ucuna indirmiş bi şey yazıyordu. kime yazıyorsun dedim. chatgpt'ye dedi. o kadar normal söyledi ki ben şaşırdım o şaşırmadı.
ne soruyorsun dedim. domatesin yaprakları neden sararıyor diye soruyorum dedi. sonra ekranı bana çevirdi, bak ne güzel anlatıyor dedi. sanki torununun karnesini gösteriyor.
izin aldım, geçmişine baktım. sorduklarından bi kaçı:
- emekli ikramiyesi ne zaman yatar
- tansiyon ilacını greyfurtla içersem ne olur
- 1978 beşiktaş kadrosu
en çok güldüğüm şey her mesaja "merhaba evladım" diye başlaması oldu. bir de cevap gelince "eyvallah" yazıyor. ai'a mahalledeki usta gibi davranıyor. saygıda kusur etmiyor.
ama asıl dikkatimi çeken şey başkaydı.
eskiden faturayı anlamayınca, telefonu donunca, bir ilacın yan etkisini merak edince ilk beni arardı. son 2 aydır aramıyor. ben fark etmemişim bile.
bunu ona söyledim. sen meşgulsün oğlum, bu hiç sıkılmıyor dedi.
sonra bi daha düşündüm. bana sorduğunda acele ederdim, yarım cevap verirdim, bazen de akşam ararım baba deyip unuturdum. chatgpt hiç acele etmiyor. aynı soruyu üç kere sorsa üçünde de baştan anlatıyor.
bir yandan seviniyorum. adam kendi başına araştırıyor, öğreniyor. bir yandan da garip bi his. evin bilgi işlem departmanı olarak yıllardır bu işi ben yapıyordum.
resmen işsiz kaldım. üstelik yerime gelen eleman benden daha sabırlı.