Eğitim Sen’in 2025-2026 eğitim öğretim yılı raporuna göre 954 bin öğrenci örgün eğitim dışında... Rapora göre, 1 yılda 1775 devlet okulu kapatılırken özel okulların oranı ise yüzde 41’e ulaştı.
https://t.co/xTwyqjZxU5
🔴2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Sonunda Eğitimin Durumu
Türkiye’de eğitim sistemi kronikleşen ve çözüm bekleyen köklü sorunların gölgesinde bir dönemi daha geride bıraktı. Yüz binlerce adayın atama beklediği, mevcut öğretmenlerin ise ağır iş yükü ve derinleşen ekonomik sıkıntılar altında mesleklerini icra etmeye çalıştığı bu süreç; kalabalık sınıflar, yetersiz fiziki kapasite, personel eksikliği, temizlik ve hijyen krizleri gibi doğrudan okul koridorlarına yansıyan temel sorunlarla daha da ağırlaşmıştır.
Son yıllarda ivme kazanan piyasa merkezli ve laiklik karşıtı dönüşüm; eğitimi anayasal ve kamusal bir hak olmaktan hızla uzaklaştırmış; ticari kaygıları gözeten, tek din–tek mezhep referanslı ve merkeziyetçi bir yapıya büründürmüştür. Toplumsal eşitliğin ve kamusal yararın en önemli aracı olması gereken eğitim sisteminin, piyasa dinamiklerine ve siyasi iktidarın ideolojik yönelimlerine göre yeniden şekillendirilmesi; sadece okulları değil, öğrencileri, öğretmenleri ve nihayetinde toplumun tamamını etkileyen çok katmanlı ve derin bir tahribata yol açmaktadır.
Sistemdeki bu çok boyutlu çöküş ve yapısal kriz karşısında Eğitim Sen olarak taleplerimizi açık ve net bir biçimde siyasi iktidarın ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz:
✔️Eğitimin dinselleştirilmesine ve protokollere son verilsin
✔️“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” derhal geri çekilsin
✔️Anadilinde eğitim hakkı anayasal güvenceye alınsın
✔️MESEM uygulamaları derhal durdurulsun
✔️“Okulda bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su” sağlansın
✔️Okullarda kadrolu ve güvenceli temizlik personeli istihdam edilsin
✔️Mülakat kaldırılsın, tam güvenceli ve kadrolu istihdam sağlansın
✔️Okul güvenliğinde “pedagojik kalkan” modeli esas alınsın
https://t.co/4h9R0aQxc5
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan iktidarın, öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin yükselen seslerine kulaklarını tıkadığını; kalemini okul patronları ve sermayenin çıkarları için oynattığını belirterek; “Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir” dedi
https://t.co/5E5N0N8vyX
Eğitim Sen’in 2025-2026 eğitim öğretim yılı raporuna göre, okullar tarikatların laboratuvarı haline getirilirken, bütçe patronlara ve dini kurumlara aktarıldı. Emekçi çocukları ise açlığa ve güvencesizliğe mahkûm edildi.
https://t.co/wmZYpO8ofR
Açlık grevindeki öğretmenlerden Yusuf Tekin'in "Keşke şikâyet etselerdi" sözlerine yanıt: Biz ne yaşadığımızı biliyoruz; samimi olun, zamanında davranın
https://t.co/AGXsPF9TEl
📌64 bin 509 - Sözleşmeli öğretmen sayısı
📌100 bin - Ücretli öğretmen sayısı
📌1 milyon - Ataması yapılmayan öğretmen sayısı
📌5 - AKP döneminde özel okul sayısı 5 kat artarak 17 bine çıktı
Eylem Nazlıer’in haberi
https://t.co/335ggccKqv
Bakan Tekin'in 'keşke açlık grevi yapmadan gelip söyleselerdi' dediği öğretmen konuştu:
🔸 “İki yıldır Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle ve bürokratlarla defalarca görüştük.”
🔸 “Taleplerimizi bilmeyen ya da hak vermeyen hiçbir bürokratla karşılaşmadık.”
🔸 “Yusuf Tekin’in ‘haberim yok’ anlamına gelen açıklaması bizi şaşırttı.”
🔸 “Bakanlığın hemen üst katındayız. İsteseydi bizi çağırabilir, bir bürokratını gönderebilirdi.”
🔸 “Artık taleplerimizden haberdar. Sayın Tekin’in bizi görüşmeye davet etmesini bekliyoruz.”
🎙️ Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali, taban maaş hakkı ve atama mağduriyetleri için Ankara’da sürdürdükleri açlık grevinin 12. gününde, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e görüşme çağrısını Radyo Sputnik'te Gazeteci Mustafa Hoş'a (@mustafahos) yaptı.
🚨#SONDAKİKA İYİ Parti, Yarın Miting yapacağını duyurdu;
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz:
“Türk Milletini yarın Miting için Tandoğan Meydanı’na davet ediyoruz.”
YÖK'ÜN KONTENJAN PLANSIZLIĞININ SONUÇLARI AĞIR OLUYOR
Türkiye’de yükseköğretim politikalarının istihdam gerçeklerinden kopuk yapılması, her geçen yıl yeni bir meslek grubunu işsizlik ve güvencesizlik sarmalına sürüklüyor.
Geçmişte eğitim fakültelerindeki kontrolsüz kontenjan artışları ve formasyon politikaları, atama bekleyen öğretmen sayısını 1 milyona ulaştırdı. Benzer bir plansızlık hukuk fakültelerinde yaşandı; kontrolsüzce açılan kontenjanlar sonucunda yeni mezun hukukçular asgari ücretle iş aramak zorunda kaldı.
Bu plansızlık zincirinin son halkası maalesef diş hekimliği oldu. Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı güncel atama verileri durumun vehametini gözler önüne sermektedir. İlan edilen 521 kişilik sınırlı kadroya 17 binden fazla diş hekimi başvurmuş, başvuru sayısı kadronun 33 katına ulaşmıştır.
Ülkenin nüfusu, kamusal ve özel sektör ihtiyaçları net bir şekilde analiz edilebilecekken, üniversite kontenjanlarının bu denli plansız belirlenmesi kabul edilemez. Sorun derinleştikten sonra atılan "kontenjan azaltma" adımları, mevcut mezunların yaşadığı mağduriyeti gidermeye yetmemektedir.
Eğitim ile istihdam arasındaki bağın yeniden sağlıklı kurulabilmesi adına, palyatif çözümler yerine kısa, orta ve uzun vadeli gerçekçi makro planlamaların hayata geçirilmesi zorunludur.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e “açlık grevindeki” özel okul öğretmenleri soruldu.
Bakan Tekin’in ilgili soruya verdiği cevap şu şekilde…
”Keşke açlık grevi yapmadan önce şikayetlerini gelip bakanlığa söyleseydiler” dedi.
Bugün Türkiye’de eğitim sistemi, bizzat iktidarın eliyle bir “emek sömürüsü ve güvencesizlik sarmalına” dönüştürülmüştür.
❌ Ücretli Öğretmenlik: Ayda sadece 15-16 gün sigorta primi yatırılan, net asgari ücretin bile altında kalan bir eğitimci sınıfa hangi motivasyonla girecek?
❌ Özel Sektör: Taban maaş hakkı ellerinden alındı, asgari ücret “tavan ücret” oldu. Yazın işsiz, maaşsız, sigortasız bırakılıyorlar!
❌ Mülakat Adaletsizliği: KPSS birincisini mülakatla eleyip arkasındakileri atamak adalete, hukuka, vicdana sığar mı? Esas olan liyakat mi, sadakat mi?
Öğretmene verilen değer, bir ülkenin geleceğine verdiği değerdir. Siyasi hesapları bir kenara bırakalım; özel sektör öğretmenlerine taban maaş hakkını geri verelim, kamuda güvenceli istihdamı getirelim ve mülakat adaletsizliklerini ortadan kaldıralım!