@avcemilcicek06 Bir şeyi hiç anlamıyorum…
Biz neden her olayda önce taraf seçiyoruz?
Oysa önce ilke seçmemiz gerekmiyor mu?
Bir kurum hata yaptıysa…
Bu, başka bir kurumun hatasını masum yapmaz.
Bir kişi suçlu çıktıysa…
Bu, daha önce suçlanan başka birini aklamaz.
@DemirFerit62 Aileye gerçekten bir iyilik yapmak istiyorsan, bu konuyu spekülasyonla ve kendine malzeme çıkaracak şekilde gündeme getirme. Her şey bu kadar netken, bu kadar delile ulaşılmışken yanlış kişiler tarafından dile getirilmesi doğruyu bile bulanıklaştırır.
@DemirFerit62 Bu zaten bilinen bir konuydu, yeni keşfedilmiş gibi sunman doğru değil.
Üstelik geçmişte, özellikle Narin olayıyla ilgili güven zedeleyen iddiaların da var. Böyle hassas konularda daha güvenilir isimlerin konuşması daha doğru olur.
@Gulcandereli1 Benim anlamadığım neden Aleyna Çakır’ın şüpheli ölümüyşe ilgili iddiaların odagında Ümit uygur ve yurttaki kız çocuklarını (ki yurtta kalan çocuklar 18 yaş altıdır) gece hayatına sürüklüyor ihbarları yapılan ve sonrasında şüpheli şekilde intihar eden annesi olayı üzerine gidilme
Barış bir tarafın kaybı değildir.
Herkesin kazancıdır.
İnsanlıktan vazgeçmeden
birlikte yaşama ihtimalini savunmak hâlâ mümkün.
Ve bugün belki de en çok buna ihtiyacımız var.
Birlikte Yaşamak Mümkünken
Türkiye’de Kürt meselesi, uzun yıllardır yalnızca bir “güvenlik” başlığı altında ele alındı.
Oysa bu topraklarda Türkler ve Kürtler yüzyıllardır yan yana, iç içe yaşadı.
Bir çocuğun ölümü,
hangi kimlikten olursa olsun,
insanlığın yenilgidir.
Vicdan adres sormaz.
Şiddeti alkışlayan bir zihin,
yarın kime döneceğini bilemez.
Rojava’da yaşananları izledikçe;
kadınlara, sivillere, çocuklara yönelik katliamları gördükçe
insan olarak hiçbir şey yapamamanın utancını hissediyorum.
Bu, benim vicdanımın yükü.
Ama altına yazılan yorumları gördüğümde,
bu utancın yalnızca bana ait olmadığını fark ediyorum.
Acıyı normalleştiren, şiddeti meşrulaştıran bir dil karşısında
susmanın da bir taraf olmak olduğunu düşünüyorum.