Sunay Akın, Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına ilişkin:
"Ya al karşına konuş kardeşim. Eğer bir kabahati varsa onunla konuşması gereken, bunun arkadaşıyla yemek yemesi gereken Diyanet İşleri Başkanı'dır kardeşim. Bir konuşun ya. Konuştunuz mu siz bu çocukla, ha?
Yapmayın ya. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, koskoca kelli felli adamlar... Yolda görsen adam sanırsın bunları ya.
Şu çocukla uğraşıyorsunuz. Şu çocuğun üstünden paravan yapıp kendinize güç elde etmeye çalışıyorsunuz, değil mi?"(BirGünTV)
Sunay Akın, Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına ilişkin:
"Ya al karşına konuş kardeşim. Eğer bir kabahati varsa onunla konuşması gereken, bunun arkadaşıyla yemek yemesi gereken Diyanet İşleri Başkanı'dır kardeşim. Bir konuşun ya. Konuştunuz mu siz bu çocukla, ha?
Yapmayın ya. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, koskoca kelli felli adamlar... Yolda görsen adam sanırsın bunları ya.
Şu çocukla uğraşıyorsunuz. Şu çocuğun üstünden paravan yapıp kendinize güç elde etmeye çalışıyorsunuz, değil mi?"(BirGünTV)
Sanki lig son 4 sezondur oynanıyormuş gibi, bi bellemişler "son 4 sezondur Galatasaray sezonun ikinci yarılarında ev sahibi" diye, hepsi aynı makamdan cazgırlıkta, utanmazca!
E ondan önceki 5 sezona bakınca da Fener ev sahibi... Seri halde diye bakarsak Fenerbahçe üst üste daha fazla 2. yarılarda ev sahibi olmuş.
Son 10 sezonu çıkardım ben, info-grafikte👇
Sayılar eşit.
Her iki durumda da tek bir şampiyonlukları yok, ama cazgırlıkta Fenerliler kadar arsızı yok!
Bi gidin Allah aşkınıza! Çıkın topunuzu oynayın.
Bütün maçlar evinizde oynansa, "oyuncularımızın canı sıkıldı, fikstür şikesi var" diye ağlayacaksınız!
Azıcık mert olun. Kanser ettiniz ülke futbolunu ruh hastaları!
Öyle bir gösteri ki anlaşılan kimse bir bok anlamamış. Zaten zor ve zekice olanı, muhatabın "Lan acaba mı, yok yok" diyebileceği espiriyi yapabilmektir.
Hey allaam! Deniz “diploması sahte” falan demiyor, böyle düşünenlerle accaip dalga geçiyor! (Anlaşılan anlaşılması çok zor bir gösteri yapmış, herkese uygun değil!😀)
#DenizGöktaşYalnızDeğildir diye destek için adliyeye gitmişsiniz, sonra adliyede ikiye bölünüp tam da Erdoğan ‘ın istediği şekilde birbirinize girmişsiniz 👏 👏
Düne kadar 🫶 yapıp bizler ‘Kılıçdaroğlu ‘ndan Cumhurbaşkanı adayı olmaz’ dediğimizde ‘Oyları bölmeyin’, ‘Piro’, ‘’kazanıyoruz’ diye gürültü yapan ne kadar TİP varsa eksiksiz toplanmış!
23 senedir Recep Tayyip Erdoğan yıkılmıyorsa, bunun 13 senesinde Kılıçdaroğlu ve baş yaveri Özgür Özel’in payı vardır AMA en çok da, Ekmeleddin’e, Sadullah Ergin’e tıpış tıpış oy verenlerin payı vardır!
Adalet yürüyüşünde bu TİPlerin hepsi, fareli köyün kavalcısı misali Dersimli Kemal’in peşinden mürit misali yürüyordu, şimdi de Kemal’in yetiştirmesi eczacı Özgür’ün peşinden yürüyorlar!
Slogan atıp, sarı-kırmızı bayraklarla, polisle itişerek dün ne elde ettiyseniz, yarın da onu elde edeceksiniz!
Bence Deniz Göktaş’ın esprilerini anlamamış bir toplumsal yığın izliyoruz bu videoda! Deniz Trabzonlu müteahhiti de eleştiriyor, siz onu da yapamıyorsunuz.
Deniz Erdoğan ‘a ‘diktatör’ dokundurmasında bulundu, siz ise apoletleri sökülmüş 80 yaşındaki dünkü şeyhiniz Piro Kemal’e ‘hain’ diyorsunuz 🤷♂️
Şu manzaraya en çok Saray’ında serin ortamda, ejder meyveli, manda yoğurdunu kaşıklayan Erdoğan sevinir…
Gündemden ve siyasetten herşeyin gerçekliğini anladığım günden beri o kadar uzağım ki bu akşam garip bir olay yaşadım.
Deniz in eski bir Atatürk videosu tekrar gündem oldu diye bir paylaşım düştü oradan duydum gözaltına alındığını .
Geçmiş bir Atatürk espirisine yaptığı espiriyi tamamen yanlış anlayıp sert bir yorum yazdım .
Fakat espiri içeriği o değil diye uyaran arkadaşımdan sonra bir kaç kere daha dinledim . Gerçekten de Atatürk ile alakalı Espiri ilk anladığım gibi değilmiş.
Artık çok hassaslaştım Andımız kaldırıldığından beri , Türklük ile alakalı bir çok ibare değiştirildiğinden beri ciddi bir hassasiyet oluştu biraz onun etkisiydi.
Falat bu düşüncemi paylaşmak isterim
İki taraflı olay, Mizah yüzünden kimsenin göz altına alınmasını doğru bulmuyorum fakat İnsanların değer yargılarına da hassas olmak önemli olduğunu düşünüyorum .
Uyarılabilinir insanların değer yargılarına karşı daha duyarlı davranması istenebilinir belki fakat Gözaltı veya tutuklama nın doğru olduğunu düşünmüyorum. Umarım en kısa zamanda sahnelere geri döner.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA ADAYIM
TFF’nin 2025-26 bütçesi 8 milyar 525 milyon lira; yani yaklaşık 180 milyon dolar. Kurumda 400’ün üzerinde personel görev yapıyor. Süper Lig, yayın gelirinde Avrupa’nın beşinci, futbolcu varlığı bakımından altıncı büyük turnuvası konumunda. Böylesi dev bir ekonomiye rağmen, ne bu büyüklüğe yakışan sürdürülebilir sportif başarı var ortada, ne de Türk futbolunu geleceğe taşıyacak tutarlı bir vizyon.
Ben bu tabloyu değiştirmek için TFF başkanlığına adayım. Bilimi ve inovasyonu merkeze alan bir anlayışla Türk futbolunu 3 yılda hak etiği yere taşıyacağıma inanıyorum.
2024’te de açıkça yazmıştım, TFF başkanlığına adayım. Daha doğrusu “TFF başkanlığına aday adayıyım”. Bugün TFF başkanlığına aday olmanız için önce 5 kulübün onayını, kongre günü adaylığınızın kesinleşmesi için 64 delegenin imzasını toplamanız gerekiyor. Zaten toplam 320 delege var. Bunların 126 tanesi Süper Lig, 38 tanesi 1.Lig kulübü yöneticileri. Takdir edersiniz ki delege sayısı bu kadar az olunca, siyasi angajmanı bulunmayan benim gibi Atatürkçü sade bir vatandaşın 64 imza toplayıp aday olması mümkün değil.
Eğer bir gün yetki bende olursa değiştireceğim ilk şey şu: TFF kongresindeki delege sayısını 10 bine çıkaracağım. Eski-yeni tüm milli futbolcuları, Süper Lig’de görev yapmış tüm teknik adamları, hakemleri, futbol ailesinin her kategorisinden belli sayıda temsilciyi, gazeteciyi, doktoru, gözlemciyi (elbette uygun oranda) delege yapacağım. Yeni bir TFF seçim modeli yaratacağım. Şu anda Türk futbolunun patronunu seçen 320 delegenin sadece 5’i futbolcu, 4’ü teknik direktör, 4’ü hakem! Geri kalan 300 küsuru inşaatçı, ayakkabıcı, ihaleci, şucu-bucu! Bir teknik direktörseniz, TFF delegesi olmanız için A milli takımı çalıştırmanız gerekiyor şu anda. Hakemseniz Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmiş olmanız gerekiyor. Ama bir ikinci lig kulübü başkanıysanız delegesiniz otomatikman. Futbolun kaderini sahanın içindekilerin, sporcuların, antrenörlerin, hakemlerin belirlememesi tuhaf değil mi sizce de?
TFF Başkanı olduğumda değiştireceğim onlarca şey var aslında. Ancak en hayati gördüğüm 10 tane başlığı paylaşıyorum izninizle.
Deniz Göktaş'ın Ölü Deniz gösterisi ve etkileri üzerinden bir haftadır yapılan analizler, çıkarımlar, büyük büyük okumalar yine yarıyor. Şark cephesinde yeni bir şey yok.
Yıllardır kafamızı yediler. Ufacık hata göstersek bize AKP'li dediler. Dönüp dönüp herkese AKP'li dediler. Bunu en büyük hakaret olarak kullanıp, AKP'lilerin kendilerine oy vermelerini beklediler.
Oysa kendileri tarihte görülmemiş sayıda vekili ve belediye başkanını Ak Parti'ye kaptırdı. Kalanların bir kısmı itirafçı oldu. Kim içeride kim itirafçı kim Ak Parti'ye geçti belli değil.
Durmadılar, bu defa 13 yıldır yanında her günahlarına ortak oldukları Kemal Kılıçdaroğlu'na AKP'li dediler.
Durmadılar, sanırım şimdi de partide kalalım diyenlere AKP'li diyecekler. CHP'de kalanlar da muhtemelen partiden gidenlere AKP'li diyecek.
Gerçekten hastalıklı bir kafa yapısı. İçinden çıktığım için son derece mutluyum.
Selahattin Demirtaş, adaylık krizi tırmanırken “Yürü Bay Kemal!” der; twitter’da mukim CHP seçmeni coşkuyla alkışlar.
Birkaç gün geçer, Demirtaş bu kez Meral Akşener’e hitaben bir açık mektup yayınlar; aynı ekip yine aynı iştahla alkışlar.
Sonra döner, pusulada Kılıçdaroğlu haricindeki her adayın aslında Erdoğan'ın birer kopyası olduğunu söyler; burayı mesken tutan CHP’liler bu ezberi de avuçları patlayana kadar alkışlar.
Gelgelelim aynı Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nun görüşme talebini geri çevirdiğinde de manzara değişmez. Aynı kişiler, bıkmadan usanmadan yine alkışlar.
Çelişkiler ne kadar derinleşirse derinleşsin, o alkış tufanı hiç dinmez.
1 Nisan 2026, İbrahim Hacıosmanoğlu: "Türk ve İslam alemi için 19 Temmuz'da Newyork'tan Dünya Kupası'yla döneceğiz"
20 Haziran | Türkiye, gol atamadan Dünya Kupası’na veda etti.