Tuğg Mehmet Şükrü Eken
Tuğg Kemal Mutlum
Kur Alb Mustafa Barış Avıalan
Kur Alb İrfan Kızılaslan
Kur Alb Deniz Ay
Kur Alb Ömer Guni
...
Tedavileri aksatıldı, ameliyatları ertelendi, yargısız infaz edildiler! #KHKlarÖldürüyor
"Karadeniz'de gemin mi battı?" deyimi de yalan oldu!
2 günde 3 gemimizi ihalar vurdu!
Ölü yaralı sayısı bilinmiyor!
Yerli-milli medyada haber yok!
AK Bşk Ursula von der Leyen'den açıklama var ama
Hakan Fidan ve Dışişleri'nden tık yok!
Mekke İttifakı açıklama yapar mı?
@trader5111 Yoo aksine özellikle orgenerallerinin hepsinin Akar'ın darbe yapacağından haberi vardı. Ancak çoğu Akar'ın TSK'ni toptan satacağına inanmadı, inanamazdı!
Yunan Genelkurmayı #15Temmuz'a 2 ay önceden hazırlıklıydı!
Eski Savunma Bakanı Panos Kammenos:
“Genelkurmay (HNDGS) Mayıs ayından beri Türkiye'de bir darbe olasılığı konusunda bilgilendirmişti. Teyakkuz halindeydik."
(Youtube çevirisi yorumda)+
DARBEDEN ÖNCEKİ UYARI:
Panos Kammenos:
“Genelkurmay, Mayıs ayından beri siyasi ve askeri liderliği Türkiye'de bir darbe olasılığı konusunda bilgilendirmişti. Teyakkuz halindeydik.
https://t.co/NcVOZROUwb
"8 asker 'batılı bir ülke' diye Yunanistan'ı seçti ancak kendi kurumlarına daha çok bağlıydı.
Yanlarındaki techizat ve gizli materyalleri, Türkiye'ye ait askeri bilgileri inmeden önce imha ettiler."
Helikopterle kaçan 8 askerin hikayesini yazan (Yönetmen) Apostolos Doxiadis:
Kitapları Türkçe'ye de çevrilen Apostolos Doxiadis Medusa belgeselinde o 8 askeri takdirle anlatıyor:
- Hepsi tertemizdi. Görüşmeye tertipli geliyorlardı. Çok etkileyiciydi.
- Hayatları sözkonusuydu yine de panik içinde değillerdi. Bambaşka insanlardı, özdenetim sahibiydiler.
- Eline silah almamış er kimden neyden af istesin?
- Bu zulmü yapanlardan af dileyecek kadar aciz olmamalıyız!
- 20 yaşında cezaevine girdim. 11 yıl kaldım. Bize her yıl pişmanlık dayatıldı. "Yanlış yapmadık af dilemeyeceğiz" dedik.
(DEM Eş Gn Bşk Yrd Mahfuz Güleryüz)
Yakın tarihimiz ordudan tasfiyelerle dolu!
Devir değişiyor.
İktidar değişiyor.
Gerekçe değişiyor.
Ama tasfiye sürüyor.
1960…
27 Mayıs sonrasında gerekçe, ordunun “gençleştirilmesi” ve yeni düzenin önündeki askerî direncin kırılmasıydı.
235 general ve 4.171 subay ordudan uzaklaştırıldı.
1963…
Bu kez gerekçe Talat Aydemir ve Fethi Gürcan’ın darbe girişimiydi.
Yaklaşık 200 subayla birlikte 1.459 Harp Okulu öğrencisi sistem dışına çıkarıldı.
12 Mart 1971…
Gerekçe; darbe teşebbüsü, disiplinsizlik ve sol/devrimci faaliyetlerle ilişkilendirilen askerî kadrolardı.
Yüzlerce subay sorgulandı veya re’sen emekliye sevk edildi.
12 Eylül 1980…
Bu kez gerekçe “yasadışı görüşler”di:
397 subay,
176 astsubay,
447 askerî öğrenci…
Toplam 1.020 kişi ordudan veya askerî okullardan uzaklaştırıldı.
Sonra 28 Şubat geldi.
Bu kez gerekçe “irtica”ydı.
Yüzlerce subay ve astsubay özellikle YAŞ kararlarıyla ordudan çıkarıldı.
Bu tasfiyeler yalnız insan kaybettirmedi.
Ordunun iç dengelerini de değiştirdi.
Ardından Ergenekon ve Balyoz süreçleri başladı.
Bana göre bunlar, önceki tasfiyelerin açtığı boşlukta güçlenen ve ordunun komuta kademesinde etkisini artıran bir yapıya karşı atılan ilk ciddi hukuki adımlardı.
Ancak süreç ilerledikçe kapsam giderek genişletildi, birbirinden çok farklı kişiler aynı dosyalara sokuldu, tartışmalı deliller meselenin özünü gölgeledi.
Davalar siyasi irade tarafından öylesine sulandırıldı ki başlangıçtaki sorun bile tartışmalı hale geldi.
Gerçek bir mesele bile hukuk sınırlarını kaybedince kendi meşruiyetini tüketir.
Sonra 15 Temmuz geldi.
Ardından on binlerce asker sistem dışına çıkarıldı; ordunun kadroları ve kurumsal dengeleri bir kez daha değiştirildi.
Bütün bunlara baktığımda artık birbirinden kopuk hatalar görmüyorum.
Bana göre burada uzun soluklu bir güç mücadelesi var.
Aktörler değişiyor.
Gerekçeler değişiyor.
Araçlar değişiyor.
Ama sonuç değişmiyor:
Ordu tekrar tekrar tırpanlanıyor.
Bazen darbe gerekçesiyle.
Bazen ideolojiyle.
Bazen irtica suçlamasıyla.
Bazen örgüt bağlantısıyla.
Bazen YAŞ’la.
Bazen mahkemeyle.
Bazen KHK’yla.
Suç işleyen elbette yargılanmalıdır.
Ama suçluyla mücadele başka şeydir; bir kurumu sürekli zayıflatmak başka.
Çünkü her büyük tasfiye aynı zamanda:
Tecrübe kaybıdır.
Kurumsal hafıza kaybıdır.
Liyakat kaybıdır.
Güven kaybıdır.
Yaklaşık 65 yıllık tabloya baktığımda vardığım sonuç şu:
Türk Silahlı Kuvvetleri, farklı dönemlerde farklı gerekçelerle, tekrar tekrar güç mücadelesinin merkezine çekildi.
Bunun bedelini yalnız askerler ödemedi.
Devlet ödedi.
Çünkü güçlü devlet; güçlü hukuk, güçlü kurumlar ve güçlü bir orduyla ayakta kalır.
Ordusunu sürekli tırpanlayan bir ülke, sonunda yalnız askerini değil, kendi devlet gücünü de tırpanlar.
Yunan da biliyormuş #15Temmuz'u!
(E) Savunma Bakanı Panos Kammenos:
"Genelkurmay, 2016 Mayıs'ta yönetime Türkiye'de bir darbe olasılığını bildirdi.
Ve bu HNDGS karargâhı sayfasında yayımlandı! Açıkça görülebilir.
Düzenli birlikler (adalar da dahil) alarma geçirilmişti."
9 DAKİKALIK UÇUŞ, YILLAR SÜREN ESARET: HELİKOPTERLE YUNANİSTAN’A SIĞINAN KHK’LI 8 ASKERİN BİLİNMEYEN HİKÂYESİ
Yunan iki gazetecinin hazırladığı “Medusa” adlı belgeseli dün gece izledim. Çok etkilendim ve ayrıntılı bir yazı hazırladım.
Belgeselde daha önce bilmediğimiz çok çarpıcı bilgiler var:
* 8 KHK’LI, YANLARINDA BULUNAN TEÇHİZAT VE GİZLİ MATERYALLERİ, TÜRKİYE’YE AİT ASKERÎ BİLGİLERİN AÇIĞA ÇIKMASINI ÖNLEMEK AMACIYLA YUNANİSTAN’A İNMEDEN ÖNCE İMHA ETTİ
* YUNANİSTAN ONLARI “SEKİZLER” OLARAK TANIYOR
* ASLINDA 9 KİŞİYDİLER, BİR ASKER TÜRKİYE’DE KALDI, MÜEBBET VERİLDİ
* OLAYIN YUNAN MEDYASINA YANSIMASI, İADE EDİLMELERİNİ ZORLAŞTIRDI
* YUNANİSTAN SADECE HELİKOPTERİ GERİ VERDİ
* ÇİPRAS ERDOĞAN’A ASKERLERİN GERİ İADESİ KONUSUNDA SÖZ VERMİŞTİ AMA NEDEN YERİNE GETİREMEDİ
* YAKLAŞIK BEŞ YIL BİR POLİS MERKEZİNİN BODRUM KATINDAKİ HÜCREDE YAŞADILAR
* HÜCRE DUVARLARINA ÇOCUKLARININ RESİMLERİNİ ÇİZDİLER, ŞİİRLER YAZDILAR
* AİLELERİ DE MERİÇ’İ GEÇEREK YUNANİSTAN’A ULAŞTI
* SERBEST KALDILAR AMA ÖZGÜR DEĞİLLERDİ
* SONUNDA HEPSİ YUNANİSTAN’DAN AYRILDI
Ve belgeselde dönemin Yunanistan Savunma Bakanı’nın 15 Temmuz gecesine ilişkin dikkat çekici açıklamaları da var.
Medusa”yı mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.
Belgesel link https://t.co/C6MVVRTQU1
Belgeselle ilgili ayrıntılı bilgi: https://t.co/EbUEhGNfSz
Helikopter Pilotu Üsteğmen KerimeYıldırıma SesOl
Başarısı nedeniyle #15temmuz'dan 4 ay önce HvHO'na öğretmen olarak atanmıştı.
Muharebe Arama Kurtarma görevi yaptı, sadece sicil amiri komutanlarından emir aldı...
Müzik: https://t.co/wwMHCKupmZ
Gerçekleri yazan hesapları engelleyip, meydanı “fon vurgunu İsrail’in/dış güçlerin işi,15 Temmuz gibi darbe yapılmaya çalışıldı,şükür kuvvetli iktidarımız erken farketti,önledi” yalanlarını yazanlara bırakmayı amaçlıyorlar.
Bu topluma aptal muamelesi yapmaktır, toplumu aşağılamaktır.
AYFER ÇELİK’E, EŞİ KHK İLE İHRAÇ EDİLDİ DİYE GÜVENLİK KARTI VERİLMİYOR!
KHK ile ihraç edilen kişiyi bırakın, eşine bile aynı haksızlığı yapıyorlar. Ayfer Çelik bize başvurmuş: “Özel güvenlik sertifikası aldım ama emniyet müdürlüğü bana özel güvenlik kartı vermedi” diyor. Nedeni neymiş? Eşinin KHK ile ihraç edilmiş olması. @TC_icisleri
Anayasa’da masumiyet karinesi var. Ama Anayasa’yı dinleyen mi var, masumiyeti gözeten mi var arkadaşlar? İşte böyle bir iktidar dönemindeyiz.
Daha geçen dost meclisinde, bir arkadaşı ve eşi hanımefendiyi hatırladık, andık; karı-koca işlerinden atılmış, toplumdan dışlanmış, silah arkadaşım hapiste, eşine toplanan paralardan veriliyor.
Eşi hanımefendi, hiç ses etmiyor. Sonra müsade alıp gidiyor. Bir bakıyorlar ki eşi verilen parayı oturduğu koltuğun kenarına sıkıştırmış, almamış…
Murad Hüdevandigar gibi derim: “Allah’ım ben bunlar için canımı kurban ederim! N’olur onları muzaffer eyle…!”
"YENİ TÜRKİYE" KORKAK VE ÖZGÜVENSİZ Mİ?
1921- Hıyaneti Vataniye mücrimlerine (casusluk hariç) af,
1922- Irz düşmanları hariç Genel Af,
1933- 5 yıl ceza indirimi, İzmir Suikastı faillerine af.
10 ve 50. yıl afları Cumhuriyet'in 100. yılında çıkmadı!
#çerçeveYasaGenişletilsin
Enver Altaylı’da bulunan tek gizli belge Rusya istihbaratı FSB'ye ait.
Rus general imzalı o belgeyi başbakan Ahmet Davutoğlu’na vermiş.
Rusya'da olsa Türkiye lehine casusluktan ceza alırdı!
Türkiye'de Rusya aleyhine casusluktan ceza aldı!