…
“İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk”
…
“Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.”
…
“Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle”
….
İnsanların hâlleri ile meşgul olan kimse, kendi halini zâyi eder. Yine denilmiştir ki, geçmiş zamana ait olup elden çıkan şeylerle meşgul olmak, ikinci bir vakti de zâyi etmektir.
Kuşeyrî Risalesi'nden
Celâl Hoca bir gün oğlu Sadettin Ökten'e bisiklet almış, "Senin bir vazifen var" demiş. "Her sabah Çubuklu'ya vapur geliyor saat yediyi yirmi geçe, o vapura gideceksin, benim gazetemi alacaksın" diye eklemiş. Sadettin hocadan dinleyelim: "Bisiklet alındı ya bir bedeli var. Ben çocuğum, on yaşlarındayım, küçüğüm, öyle bir şey yok yani. Sahil yolu, bugünküyle aynı yol. Vasıta çok az ama neticede on yaşınızdasınız. Tahmin ediyorum arkamdan çok okudu: Fallâhu hayrun hâfizâ ve huve erhamur râhimîn. Sonra bunun Sûre-i Yusuf'tan olduğunu öğrendim. Bu davranışı müthiş bir güven veriyor size. Hem bir sorumluluk veriyor bir iş yaptığınızdan dolayı hem de müthiş bir gurur duyuyorsunuz. Babanızın gazetesini alıyorsunuz ve bunu hiç aksatmıyorsunuz. Ve yavaş yavaş ahvâl-i âleme muttali oluyorsunuz ve pederinizden imâlı bir takdir alıyorsunuz."
Kıymetli hocam @nbusracelik’in kaleminden çocuklar için harika bir masal…
Bahtı açık olsun!
Dil ve üslubuyla çocukların dimağlarına edebi zevk veren, kurgusu ve kalpleri ferahlatan, iyiliği ve hakikati aşılayan güzide cümleleriyle gönülleri güzelleştiren kıymetli bir eser…
Bu kez çocuklar için. Bir masal ülkesi kurdum. Adı Sarunta. Yıllar evvel bir çocuktan işittiğim "Balık Ağacı"nı da o ülkenin ortasına kondurdum.
Şimdi o masal bütün çocuklara ve kalbi hep çocuk kalanlara emanet.
🐟💙
Amiş Efendi "Her velinin kemali, Resulullah'ı anlayışı nispetindedir" diyor. Allah'a yaklaşmak, marifet, ilim hepsi Resulullah'ı anlayış ile. Esas ilim de marifet. Onun sünnetine yapışana alemin hakikati açılır. O kişi de bilir. Yoksa ilim fantazi olarak kalır.
🔴 Gazze'de un stokları tükendi.
Soykırımcı İsrail, un ve yakıt girişini engellediği Gazze'de sivillerin bulunduğu okulu bombaladı!
Duamız "Allah'ım Gazze halkına ve zulme uğrayan tüm Müslüman kardeşlerimize yardım eyle.."
KENDİNİ DEĞERSİZLİĞİN KOLLARINA BIRAKMA
Bugüne kadar birçok vesile ile gençlerle bir araya geldik, kah dertlerini dinledik kah sorularına muhatap olduk. Hiç unutmuyorum, Batman'da gerçekleştirdiğimiz bir konferans çıkışı, biraz üzgün adımlarla yürüyen delikanlı dikkatimi çekmiş ve usulca yanına gitmiştim. Elimi omzuna atıp, biraz da babacan bir eda ile şöyle demiştim:
- Hayırdır yahu, dünyanın yükü omuzlarında sanki.
Beni görünce önce şaşırmış sonra da hafiften gülümsemişti. Biraz daha ısrarcı olunca, belini büken şeyin ne olduğunu benimle paylaşmış, şu acı cümleler dökülmüştü dilinden:
- Kendimi çok değersiz hissediyorum hocam.
Ah demiştim içimden, ister istemez üzülmüştüm. Henüz on altı yaşında ya vardı ya yoktu, gençliğinin baharında olan biri için hüzünlü bir manzaraydı bu.
Sonrasında biraz laflamıştık, içinde bulunduğumuz nimetleri çoğu zaman fark etmediğimizi, değersizlik duygusunun biraz da kendi eksik düşüncelerimizden kaynaklandığını vurgulamıştım. Ne dediysem, ilk etapta pek ikna olmadı, değerin biraz maddiyatla da ilgili olduğunu falan savundu, sonrasında şu tatlı sohbet geçti aramızda.
- Değersizim diyorsun ama mesela gözlerin renkli, çok da güzel, hem sağlıklı da. Bana satar mısın çok yüksek bir fiyata?
- Satar mıyım hiç, olmaz ki..
- Milyonları bulup getirsek, yeter ki ver?
- Olmaz hocam, ne teklif ederseniz edin kabul etmem.
- Gördün mü, sadece gözlerine bile paha biçemedin, maddi değer olarak dahi bir karşılığı yok diyorsun. Yani aslında böyle düşünecek olursan sen çok ama çok zengin ve değerli görünüyorsun, ne dersin?
Gülümsedi, haklısın der gibi başını salladı birkaç saniye. Ve şu cümleler aktı dilinden:
- Orası öyle zaten hocam. Öyle düşünecek olursak mesele kalmıyor aslında...
Ardından da dilim döndüğünce insanın ne kadar aziz olduğunu, şu dünya hayatında bazen zorlukla bazen kolaylıkla imtihan edildiğimizi, hiçbir durumda Rabbimizden ümit kesmememiz gerektiğini vs. anlattım. Gitme karanlığa, aydınlıklar var dedim, düşme ümitsizliğe, hayat sürprizle dolu vurgusu yaptım. Bir nebze ferahladı, sarılarak ayrıldık.
Bugün nice genç dostumuz, değersizlik hissiyle başa çıkmaya çalışıyor, kah kendine fazla yükleniyor kah yaşadıklarından dolayı hayata dair sevincini yitiriyor. Yalnızlığın kollarında, karanlık düşünceler eşliğinde, kalpler kırgın, gönüller yorgun. Kiminin haklı sebepleri var, kiminin gücü yetmemiş doğrulmaya. Bir ah çekse karşıki dağları yıkacak olan da çok, sessiz çığlığını birileri duysun diye bekleyen de çok.
Herkes kendi başına geleni en iyi bilendir, bunda şüphe yok. Lakin bazen, hayatı anlama ve anlamlandırma hususunda yanıldığımız olabiliyor. Hatalı bakış açımız, kötü çevrelerin tesiri, şeytanın ve nefsin hileleri bizi bir o yana bir bu yana savurabiliyor.
Bu sayımız, yüreklere moral olsun diye hazırlandı. Kendini değersiz hissedenlere sıcak bir el uzatma, bir nevi yarenlik yapma niyetindeyiz.
Sözler tohumdur, dosya konusu kapsamında ehil ve emin isimlerin tavsiyeleri dileriz gönlünüzde çiçekler açtırır.
Nisan tazelenme, yeşillenme, dirilme, uyanma ayı, Rabbimiz hem kendi değerimizi bilmeyi hem de çevremizdeki insanlara değer katmayı nasip etsin hepimize, amin.
Mayıs ayında görüşmek üzere, muhabbetle.
Not: Kapakta kullandığımız Hediye Sumeyra Korkmaz’ın çizimi için kendisine çok teşekkür ederiz. "Modern dünyada bozuk bir kalp nasıl tamir edilir?" isimli yağlı boya çalışması.
YENİ KİTAP!
"Toprağın kokusu, rüzgârın fısıltısı, yanından geçip gittiğimiz insanlar ve hatıralar...
Kırlangıçlar Yuvaya Dönmedi, köy hayatının sade gerçekliğinden başlayarak insan ruhunun derin kıvrımlarına uzanan öykülerden oluşuyor."
https://t.co/JtPODxlRPB
Maalesef Han Yunus Nasser hastanesi de vuruldu bu gece...
Bununla birlikte Han Yunus aş evlerini de vurmaya çalışıyorlar...
İnşallah hayırlısı ile bitiririz şu Ramazanı...
Han Yunus'a yetişecek güç kalmadı kimsede...