30 yıla yakın süredir alışveriş yaptığım #migros un, son zamanlardaki yaşattığı tüm sıkıntıları ve umarsız tutumları nedeni ile alışverişi kesiyorum.Bu nedir ya,sanırsın bedava hizmet ediyorlar. Seviye yerlerde
#migros#migrossanalmarket#migroshemen
Son zamanlarda #migros un hizmet kalitesi düştükçe düşüyor. #Migrossanalmarket ten verdiğim siparişler ya eksik ya da bozuk geliyor.Eksik ürün için arama zahmetinde bulunmuyorlar.Sürpriz artık ,ne çıkarsa.Sinirden delirmemek elde değil.
#Migros#Migrossanalmarket#migroshemen
#Vodafone faturalarını kim hazırlıyor acaba.Her ay kafasına göre bir rakam geliyor.Aldığınız paket ücreti başka gelen başka.Üstelik engelli indirimim yapılmadığı gibi üzerine bindirim yapmışlar. #Vodafoneçözümmerkezi#Vodafone
NİYE SUSTUNUZ LAN PEMBİŞ GÖTLÜLER!..
Sonunda biri çıktı ve "Kral çıplak" dedi!..
Ufak tefek bir delikanlı!..
Kara kuru; hatta amiyane tabirle "çelimsiz" bile denilenilir!..
Adı; Deniz..
Duyduğum kadarıyla "Deniz Gezmiş"ten geliyormuş adının hikâyesi!..
Hani şu idam sehpasında tabureye tekme atan Deniz'imizden...
Bu çelimsiz Deniz de, önce "kellesini koltuğa" koydu, ardından da birilerinin pembiş götüne tekmeyi attı!..
Ve çok ama çok uzun yıllar sonra "mizahın" sadece "güldüren" bir şey olmadığını, bazen de bir "başkaldırı" bir "eylem" olduğunu hatırlattı!..
Kime mi?..
Hani şu kendilerini "komedyen" zanneden pembiş götlü ibişlere!...
O ibişler ki; yıllarca suya sabuna dokunmadan, sadece "bel altı" espriler yaparak sahnelerde, ekranlarda, sosyal medya platformlarında boy gösterip köşeyi döndüler!..
Kimi bu "üstün meziyeti(!)" sayesinde lüks araba kolleksiyonu yaparken, kimi de ağarmış olan kıçının kıllarına bakmadan "iki şiir okuyup" çıtır hatunlarla gününü gün etti...
Bazıları da sadece "ayı" taklidi yaptığı filimlerden cukkaladıklarıyla, yatlar villalar satın aldı...
Son yirmi yıldır iktidara, haksızlığa, hukuksuzluğa, zulme tek kelime etmeyen bu sözde mizahçılar, kellesini koltuğa koyan Deniz yüzünden şimdi derin bir sessizliğe büründü!..
Daha doğrusu, ne bok yiyeceklerini şaşırdılar!..
Önce Cem Yılmaz'a soruyorum:
"Ne oldu yarrrammmm?"
Sonra da, bir zamanların Çıtır Mükremin'i ve şimdinin dansöz oynatan çakma solcusu Yılmaz Erdoğan'a soruyorum:
"Sen hiç ateş böceği gördün mü?"
Gör işte!..
Çocuk saldı tüm ateş böceklerini kara kıçına...
Dur dur!..
Seni unutmadık Recep İvedik!..
Bak sana da o çocuğun hislerinden iki kelam edeyim:
"Ben Deniz, koyuyumda tur at...
Moaohohhohhhoh..."
ADNAN SÖKMEN
Komedyen Deniz Göktaş, gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle 1 gündür tutuklu.
- Peki o sırada kim tutuklu değil?
Fatmanur Çelik’e t*cavüz edip öz kızını *stismar eden Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler SERBEST!
Sınıfta mastürbasyon yaptığı için TED Koleji'nden atılan Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek:
"Buna gülenlerin de bir an durup neye güldüklerini düşünmeleri ve utanmaları gerekir."
Siz ne utanmaz insanlarsınız? Şunları yaşayan bir insandan PR çalışması yapmaya çalışacak kadar sefilsiniz. Üstelik @idgoktas cevabını da yüzüne karşı vermiş. Onu bile inkar edecek kadar yalancısınız. Zübükler ordusu…
Çok Yaşa Deniz
Sana çok kızıyorum Deniz. Sabaha karşı, gözü yaşlı bir şekilde yataktan kalkıp bu yazıyı yazdırdığın için sana çok kızıyorum. Hayata dair bütün planlarımı bozduğun içim sana çok kızıyorum. Beni bu duruma soktuğun için, rahatımı kaçırdığın için sana çok kızıyorum Deniz.
Babanı, belki hatırlar belki hatırlamaz, 1979’da o zamanlar bir gecekondu bölgesi olan Mamak’ta tanımıştım. Sana kızıyorum, ama o zamanlar tanıdığım Kemal için bu yazıyı yazmaya kendimi mecbur hissediyorum Deniz. Yıllarca ders verdiğim öğrencilerim için mecbur hissediyorum. Seninle aynı yaşlarda olan oğlum için mecbur hissediyorum ve beni bu duruma soktuğun için sana çok kızıyorum Deniz.
Ne yaptığını anlıyorum Deniz. Adına ne diyeceğimi bilemiyorum, ama gösteri diyelim, gösterinin adını neden “Ölü Deniz” koyduğunu anlıyorum. Gösterin ölüm maskını andıran bir -gene diyeceğimi bilemedim- heykelin açılışıyla başlamasının nedenini anlıyorum. Gösterinin başında kendini neden yuhalattığını anlıyorum. Neden kıyafetinden yola çıkarak bir “komedyeni” öldürtmenin ne kadar kolay olduğunu anlattığını anlıyorum: Can Dündar’ı kurşunlatıp kaçırtmış, Ahmet Hakan’ı dövdürüp yola getirmiş, Özgür Özel’i çocuklarını öldüren birine yumruklatmış gücün sana ne yapacağının farkındasın Deniz. Üstelik sen katledilirsen ne yapacağımızı da gösteriyorsun bize videonun sonunda, ölüm maskını bütün İstanbul'da dolaştırarak. İkiyüzlülüğümüzü böyle açık ettiğin için sana çok kızıyorum Deniz. Bütün bunları göze alabildiğin için, daha doğrusu bunları göze alamadığımdan, beni utandırdığın için sana çok kızıyorum Deniz.
Aynı zamanda sana hayranım Deniz. Her şeyi bu kadar planlayabildiğin için hayranım. Türkiye’nin umudu olarak sunulan bir Laz müteahhitle (Lazlar başımız gözümüz üstüne) böyle dalga geçtiğin için hayranım. Fatih Altaylı’ya giydirdiğin için hayranım. Dört kitaptan söz ederken, işi her yöne çekilebilir bir noktada bırakmayıp, belki 1200’lerde bir kitap daha yazmak isterdi dediğin için hayranım -üstelik Akit gazetesinin manşetinde fotoğrafı basılıp “İslam düşmanı kahpe” yazılmış biri olarak hayranım. Sana hayranım Deniz, dalgıç esprinle “bizim cephenin” ikiyüzlülüğünü gösterdiğin için hayranım ki, Başörtüsüne Özgürlük bildirisi imzaladığım için “aramızdaki hainler” diye lanse edilen biri olarak hayranım. Bir sabah operasyonuyla değil de 2 Temmuz’da, Sivas Katliamının yıldönümünde Türkiye gelerek gözaltına alınmayı tasarlayacak kadar düşünceli olduğun için hayranım. Ama bunlar sana kızmama engel değil Deniz. Beni bu duruma düşürdüğün için sana çok kızıyorum Deniz.
Eskiden de çok küfretmezdim ama cinsiyetçi, türcü derken artık küfredemiyorum Deniz. “Alçaklar” diyesim geliyor ama “size alçak diyemem, çünkü alçak da bir seviye gösterir” diyen Necip Fazıl’ın sözü geliyor aklıma. Ne kadar garip değil mi Deniz, bu sıfatı en çok hak eden birinin böyle bir söz söylemesi. Bir de en küfürbaz şairimizin adaşın için yazdığı şiir geliyor aklıma: “Acıyorsam sana anam avradım olsun/Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!”
Gün ağarmak üzere, bitireyim artık. Çocukluğumdan hatırladığım ilk slogan, “Ya ya ya, şa şa şa, İsmet Paşa İsmet Paşa, çok yaşa” geliyor aklıma Deniz. Sonraları, 1970’lerde çok komik gelmişti bu slogan, ama şimdi çok anlamlı geliyor, hatta senin için sokağa çıkıp bağırasım geliyor Deniz: Ya ya ya, şa şa şa Deniz Göktaş Deniz Göktaş çok yaşa.
Sen çok yaşa Deniz. Taylanlar, Ulaşlar, Denizler, Yusuflar, Hüseyinler, Mahirler, İbrahimler… Hepiniz çok yaşayın çocuklar.
Faruk Alpkaya
Yazarımız ve çalışma arkadaşımız Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Mizahı ters kelepçe ile susturamazsınız; o kelepçeler ne Deniz’in cesaretini ne de mizahın özgürlüğünü tutsak alabilir. Arkadaşımız Deniz Göktaş’ın yanındayız, derhal serbest bırakılsın!
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
Pedofilleri, kadın katillerini patır patır sokağa salan “hukuk devleti” Deniz’i ters kelepçeyle götürüyor.
Sırf yobaz tabanlarını tatmin için bu görüntü.
Ağır leşsiniz hakikaten.
Değerli mezunumuz Deniz linç girişimlerine, hakkında açılan soruşturmaya rağmen memlekete dönerek haklılığını yeniden kanıtladı.
Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza...
Deniz Göktaş'ın yanındayız.
#DenizGöktaş
Mizahın tamamen yasaklanacağı ve kabul görmeyeceği günlere doğru koşar adım gidiyoruz.
Plastip şovlardan, Soyut Padişah gibi oyunlardan geldiğimiz noktaya bakın.
Deniz Göktaş gibi korkmayan ve olması gerektiği gibi mizah yapanın başına gelenleri görün.
Yarın arkadaşlarınızla kendi aranızda bir siyasetçiyle ilgili konuştuğunuz zaman bile sesiniz içinize kaçtığında, fısır fısır ve korkarak konuştuğunuzda hatırlarsınız.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın