Bir tiyatro etkinlikleri içindeyiz bilet alıp seçemiyoruz bile,bize mecbur kılıyorlar “bunu seyredeceksin başka şansın yok” diye…
Bitmeyen tiyatro gösterileri…
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
İmamoğlu’nun eski danışmanı İbrahim Özkan:
“Mutlak butlan öyle bir şeymiş ki; milletvekili ihraç etmeye gelince yetki sonsuz, kurultay kararı almaya gelince yetki sıfır.
Hem genel başkanım de, hem kongre yapamam de… Sevsinler sizin butlanınızı!”
İHA’lar, SİHA’lar, füzeler, TOGG’lar, savaş uçakları… Dünya Kupası’na mı gidiyoruz, savaşa mı? Milli Takımımız, siyasi propagandanın değil, 86 milyonun ortak sevinci ve değeridir. Futbola siyaset sokup da milletin hevesini kaçırmayın.
AK MİLLİ TAKIM olmuş bu!
Hiçbir hükümet devlet değildir!
Cumhuriyetimizle yaşıt A Milli Futbol Takımımız sadece iktidar partisini, sadece bir siyasi partiyi veya bir siyasi lideri değil, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde birleşen tüm Türk ulusunu, hepimizi, Türkiyemizi temsil ediyor. 🇹🇷
Oysa bu klip AKP icraatın içinden kilibi, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık seçim klibi gibi olmuş! Demek ki seçim de yakın!
Her şeyi siyasete araç yapmak, alet etmek zorunda mısınız? Zaten hemen her konuda ayrıştırılmış toplumumuzu kulüp ayrışmalarına karşın en kolay birleştirebildiğimiz bir konuda "milli takımlar" konusunda da ayrıştırmayın. Yapmayın!
Yok, bunu "Artık Türkiye'de parti - devlet özdeşliği var; AKP demek devlet demektir, Türkiye demektir!" anlayışıyla yaptıysanız, şu gerçeği çok iyi bilmisiniz ki, hiçbir hükümet "devlet" değildir, her hükümet gelip geçicidir, "ilelebet payidar kalacak olan" Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.
Marşa ve yapılan klibe gelince, Türkiye bir savunma sanayi fuarına gitmiyor, Dünya Kupası'na gidiyor, orada futbol oynayacak. Bir spor organizasyonunda Türkiyemizi dünyaya tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla, özellikle de misafirperver insanıyla; insanının o engin hoşgörüsüyle, bilime, sanata, spora, hukuka, adalete, demokrasiye, kadın haklarına, çocuk haklarına ve barışa verdiği önemle tanıtmak gerekir. Ne o? Bunlar iyi durumda değil mi? O zaman önce bunları iyileştirmek gerekir.
Bu arada bizi birleştiren, ayrıştırmayan bir milli takım marşımız var. 🇹🇷
A Millî Takımımız için, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından hazırlanan “Siz Hepiniz Biz Türkiye” marşı sizlerle.
Millî Takımımızın Dünya Kupası yolculuğunda birliğimizi, beraberliğimizi ve ortak heyecanımızı yansıtan bu anlamlı çalışma; milyonlarca vatandaşımızı ay-yıldızlı formamızın etrafında buluşturan güçlü bir mesaj taşımaktadır.
Bu kıymetli eser için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ak Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı’na, katkı sunan, emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Özgür Özel, kendisine "Makamdan vazgeçiyor" diyen ve de 6 dönemdir CHP'den milletvekilliği yapan Faik Öztrak'a efsane cevap verdi:
"O, ‘Biz meclis kurulmadan buradaydık, biz buradaydık, üstümüze meclis kuruldu, ben dededen babadan buralara kadar geldik’ diyor.
Ondan sonra, ‘Özgür Özel kim diyor, bir bahçıvanın torunu, emekli öğretmen çocuğundan genel müdür mü olur’ diyor…
O Faik beyin o kibri var ya, o yukarıdan bakışı, milletin bana evlat gibi bakması, o kibirli bakışın telafisidir. O Faik beye sorarsanız kimse hiçbir şey hak etmez."
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Huriye Martı’nın eşi Ali İhsan Martı kuraya sokulmadan “Mücamele” adlı özel vize ile hacca götürüldü.
Diyanet görevlisi olarak giden ve bir ay Mekke’de kalan Huriye Martı’ya, kaldığı gün başına harcırah ödendi. (BirGün - Mustafa Bildircin)
CHP grubu olarak AYM’ye başvurarak;
Engellilerin ÖTV’siz araç alma hakkını sınırlayan, kamu mallarını özelleştirme talanına açan, bütçe hakkını ihlal eden ve vakıf üniv. sağlık kurumlarının tümünün kurumlar vergisi ve KDV istisnasını kaldıran düzenlemelerin iptalini talep ettik⬇️
SEYİT TORUN’DAN SERT ÇIKIŞ: “ATANMIŞSINIZ, HALKIN GÖZÜNDE YOKSUNUZ!”
“Atanmışsınız!”
“Recep Tayyip Erdoğan’ın görevli elemanısınız!”
“Polisleri de kullanarak girseniz bile halkın gözünde yoksunuz!”
“Yazıklar olsun!”