Kendimi ne kadar iyi ve sağlıklı hissetsem de bugün doktora gidip yasin getirdigi ufak semptomlarla muayene olsam kesinlikle ya karaciğer yağlanması, ya insulin rezistansi, ya da (doğal olarak) kafayı yemis bir hormonal dengesizlik, vs… bulacaklardir. Biyopsi falan alacaklardir oramdan buramdan…. Ondan sonra gelsin tedaviler, ilaçlar, “ben hastayım” psikolojisi….
Bırakmazlar ki rahmetli babaannem gibi rahat rahat göçüp gideyim şu diyardan.
Belki 1000 doktordan 1’i bile “git iyi uyu, az ve öz ye, çok hareket et, kafayı boşalt, toprakta yürü, sev çok sev… kediyi, kopegi, çiçeği, böceği hatta o suratsız komusunu” demez….
Bir kadın evinin içini kumla doldurarak oldukça ilginç bir yönteme imza attı. "Bütün evi kumla doldurmak bana çok iyi geldi, bütün negatif enerjimi aldı"
ARK: Evin içini bu şekilde kumla doldurmak gerçek anlamda “topraklama” sağlamaz.
Dışarıda çıplak ayakla çim, toprak veya ıslak kum (özellikle deniz kenarı) üzerinde yürümek işe yarar çünkü kum/toprak doğrudan yerküreye bağlıdır.
Ev içinde yere serilen kum ise binanın temeli, beton, ahşap veya seramik gibi yalıtkan katmanlarla Dünya’dan tamamen izole olur. Kumun kendisi Dünya’ya elektriksel olarak bağlı değildir.
Kadın “negatif enerjimi aldı” derken muhtemelen psikolojik ve duyusal bir rahatlama yaşamıştır (kumda yürümek, plaj hissi, görsel değişiklik). Bu gerçek bir elektrik topraklaması değildir.
Kusura bakma bacım.
https://t.co/4oJov8JYkw
Meyve sebzeleri tarım ilaçlarından arındırmak için en iyi yol bunları karbonatlı suda yıkamaktır.
Günlük kullanım için 1 litre suya 1 yemek kaşığı (yaklaşık 10 gram) karbonat konur ve iyice karıştırın, biraz çalkalayın.
Meyve/sebzeleri bu suda 15 dakika kadar bekletin. Sonra bol akar su altında iyice durulayın.
Karbonat hafif alkali yapısıyla pestisitleri hem fiziksel olarak gevşetir hem de kimyasal olarak parçalar.
Bu yöntem özellikle elma, çilek, üzüm, salatalık gibi kabuklu tüketilenlerde faydalıdır.
NOT: Meyve ve sebzelerin içine nüfuz eden kimyasallar için "Allah' ım inşallah içinde pestisit yoktur" diye dua etmek dışında yapabilecek bir şey yoktur.
https://t.co/SZ0mNI9ACw
Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli kararı ile Türk Medeni Kanunu'ndaki "süresiz nafaka" dönemi resmen iptal edildi.
Sayın Anayasa Mahkemesi' nden, milletvekillerine ödenen ömür boyu aylık maaşları da iptal etmesini istiyor ve bekliyorum.
Vekilken maaşını alır, vekillik bitince işine döner. Milletvekilinin emeklisi olmaz.
@aymconstcourt@TBMMresmi
MUZ alırken, dikkat!
3 veya 4 ile başlayan 4 haneli kod → Konvansiyonel tarım (pestisit ve gübre kullanılmış).
9 ile başlayan 5 haneli kod → Organik (pestisit ve sentetik gübre yok).
Cochrane Grubu' nun kurucularından olan Peter Christian Gøtzsche diyor ki:
"Taramaların, kanserleri erken teşhis ederek hayat kurtardığı ve daha az invaziv cerrahiye yol açtığı söylenir.
Oysa...
Kanserler erken teşhis edilemiyor.
💠Mamografide tespit edilen kanseri kadın zaten ortalama 21 yıl boyunca taşıyor.
💠Taramaların ölüm oranları üzerinde hiçbir etkisi yok.
💠 Taramalar daha fazla ameliyata yol açıyor ve daha fazla kadın memesini kaybediyor.
💠Dahası, taramaya giden kadınların dörtte bir ila yarısı en az bir yanlış pozitif sonuçla karşılaşıyor ve bu da birkaç yıl boyunca stres ve sıkıntıya sebep olabiliyor."
💥 Peki, ya taramalarda kullanılan X-ışınlarının zararı?
"But what about the dangers of X-rays used in scans?" @PGtzsche1
Bilim diyor ki:
“Günde sadece 5-10 dakika bu meditatif pozisyonda durmak:
▶Belindeki gerginliği alır.
▶Kalçalarını açar.
▶Sindirimi rahatlatır.
▶Stres hormonlarını düşürür.
▶Sinir sistemini resetler, zihni sakinleştirir”
💥“SubhanAllah, biz bunu günde 34 kere zaten yapıyoruz namazda ”
En çok omega 3 bulunan balıklar hamsi, sardalya ve istavrittir.
Bunlar omega3 deposudur.
Sadece omega 3 mü?
Balıkta yüksek kaliteli protein... (esansiyel amino asitler)
D vitamini, B grubu vitaminler (özellikle B12, B6, B3, B2), A vitamini..
Selenyum, iyot, fosfor, potasyum, çinko, demir, magnezyum, kalsiyum.. de var.
💢Bu tür küçük balıklarda cıva bulunmaz.
Size balık yağı haplarına teşvik edenler, satanlar, sizin paranızla balık yiyorlar.
30 sene önce bugünün D vitamini E ve A vitamini, bugünün magnezyumu ise selenyum idi.
Millet yurt dışından getirtir avuç avuç içerdi.
Sonra A vitamininin akciğer, E vitamini ve selenyumun prostat kanseri riskini artırdığı ortaya çıktı.
Şimdi bunları bedava olsa bile alan, içen yok.
Yarın aynı şeyler D vitamini ve magnezyumun da başına gelecek.
Vitaminlerin de modası vardır.